11. Hukuk Dairesi 2010/115 E. , 2011/8156 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.10.2009 tarih ve 2006/104-2009/541 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, dur…
**11. Hukuk Dairesi 2010/115 E. , 2011/8156 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.10.2009 tarih ve 2006/104-2009/541 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilince Samsun-Bağdat arası davalının üst taşıyanı bulunduğu malların taşınmasının üstlenildiğini, varma yerinin 1.200 km daha uzak olan Basra olarak değiştirilmesi ve araçların fazladan 4 gün bekletilmesinden doğan 9.800 USD alacağın ihtarlara rağmen ödenmediğini ileri sürerek, anılan meblağın karar tarihindeki kur üzerinden ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ara taşıyan olan ve gerçek taşıyan sıfatı taşımayan davacının CMR’nin 37 nci maddesine göre dava hakkı bulunmadığını, mesafe farkından doğan ek navlun ücretinin fazla hesaplandığını, boşaltma için kararlaştırılan 72 saati aşan serbest süreyi aşan beklemenin gerçekleşmediğini, kaldı ki CMR.nin 15. maddesine uygun bir ihbarda bulunulmadığını, taşınan yükteki 2.800 USD.lik hasar bedeli ve gecikme bedeli 3.700 USD’nin takas ve mahsubu gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, dairemizin 22.01.2004 tarihli bozma ilamı doğrultusunda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümleri doğrultusunda çözümlenmesinin gerektiği, davacının talebinin ek navlun ücretine ilişkin olup gerek CMR’de gerekse Türk Hukukunda taşıyıcının taşıma ücretinin nasıl belirleneceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle fazladan yapılan kilometrenin önceki bedele oranlanması ile ek navlun ücretinin toplamda 7.000 USD olarak belirlendiği, davacının araçlarının ne kadar süre ile beklediğinin anlaşılmasının mümkün olmadığı, davalının gecikme nedeniyle zararının bulunup bulunmadığının kanıtlanamadığı ve davalının varlığını iddia ettiği hasara ilişkin davacı yetkililerinin katılımı ile düzenlenmiş bir tutanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.000 USD’nın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 536,33 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.