11. Hukuk Dairesi 2023/3512 E. , 2024/5423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1304 Esas, 2023/535 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/564 E., 2022/168 K. Taraflar arasındaki ticaret sicil memurunun kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölg
**11. Hukuk Dairesi 2023/3512 E. , 2024/5423 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1304 Esas, 2023/535 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/564 E., 2022/168 K. Taraflar arasındaki ticaret sicil memurunun kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.08.2021 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararların tescili için yapılan başvurusunun, alınan kararların kanunun belirlediği karar nisabı ile alınmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, davalı tarafından şirketin %50 pay sahibi olan ...'in sermaye taahhüt borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle hazirun cetvelinde pay bilgisinin eksik girilmesinin, buna bağlı olarak da oy adedinin düşük gösterilmesinin mümkün olamayacağını, 10.05.2017 tarihinde tescil edilen sermaye artırımı genel kurul evrakları ekinde yer alan mali müşavir raporu ile yerine getirildiğinin tespit edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 482 nci maddelerinin uygulanma imkanının kalmadığının belirtildiğini, davalının kararında belirtildiğinin aksine ortak ...'in 10.05.2017 tarihindeki sermaye artırımından doğan sermaye koyma borcunu yerine getirmediğini atıf yapılan müşavir raporunun 10.05.2017 tarihli sermaye arttırımının yapılabilmesi için alınmış bir rapor olduğunu, raporda sermayenin ödenmiş olduğunun görünmesi gerektiğini, ... hakkında ıskat prosedürünün uygulanmasına karar verilerek temerrüte konu tutar için 1 ay süre verilerek ödemesi gerektiğinin, aksi halde ilgili paylara ilişkin haklarından yoksun bırakılacağı ve söz konusu sözleşme cezasının uygulanacağının bildirildiğini, ...'in bu süre içerisinde ödeme yapmadığını, genel kurul toplantısında oy adedinin düşürüldüğünü, oy adedinin düşürülmesinin 6102 sayılı Kanun hükümlerine uygun olduğunu ileri sürerek davalı ... Sicil Müdürlüğünün 01.09.2021 tarihli kararının iptaline, 24.08.2021 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; müdürlüğün tescil işlemlerini gerçekleştirirken tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlü bulunduğunu, anonim şirket genel kurulunda tescil başvurusu yapabilecek ilgililerin yönetim kurulu veya temsile yetkili üye ya da üyeleri olarak belirlendiğini, davacı şirketin tescile yetkili kişilerinin ..., ... ve ... ...'ın herhangi biriyle müşterek olarak kararlaştırıldığını, tescil başvurusunun ise Tahir Mihrap tarafından imzalandığını, başvurunun gerekli şartları taşımadığını, sermaye arttırımı kararının tescili için sermayenin tamamının ödendiğine dair mali müşavir raporu bulunması gerektiğini, ...'in sermaye artırımına ilişkin sermaye taahhüdü borcunu ödemesinin gerçekleştirildiği tadil metninde toplantı başkanlığı tarafından yönetim kurulu beyanında yönetim kurulu üyeleri tarafından ve mali müşavir raporuyla onaylandığını, şirketin sermaye artırımı gereğince ...'in 320.000 paya karşılık 8.000.000,00 TL ile ortaklık kaydı bulunduğu, buna rağmen 24.08.2021 tarihli olağan genel kurul toplantısının hazirun cetvelinde ...'in 291.915 adet paya karşılık 7.297.889,37 TL ile ortaklık kaydı bulunduğu belirtilerek karar alındığını, ... vekilince pay oranının düşürülmesine muvafakat etmediklerine ilişkin şerhin toplantı tutanağı ve hazirun cetveline düşürüldüğünü, 10.05.2017 tarihli sermaye arttırımı sonrasında sermaye yapısında değişikliğe ilişkin evrakın ibraz edilmemesi ve sermaye yapısını gösteren en son tescilin iptaline ilişkin de yargı kararı olmaması nedeniyle hazirun cetvelinin gerçeği yansıtmadığı ve mevcut durumda alınan kararların kanunda öngörülen karar nisabı ile alınmadığının tespit edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya arasında mevcut 15.05.2017 tarihli ticaret sicil gazetesinin incelenmesinden, davacı şirketin 10.05.2017 tarihli genel kurul kararı ile sermaye arttırımına gittiği ve ortakların pay oranlarının gösterildiği, buna göre şirketin sermayesinin her biri 25,00 TL itibari değerde 640.000 paya bölündüğünün ve toplam 16.000.000,00 TL olduğu, bu sermayenin ortaklar arasında paylaşımına göre ...'in 320.000 paya karşılık 8.000.000,00 TL ile ortaklık kaydının gösterildiği, 10.05.2017 tarihli sermaye arttırımı sonrasında sermaye yapısında değişikliğe ilişkin ticaret sicil müdürlüğüne bir başvuru bulunmadığı gibi sermaye yapısında değişikliğe ilişkin bir mahkeme kararı da bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafından en son tescil edilen ortaklık kaydı gözetilerek 24.08.2021 tarihli olağan genel kurul toplantısının hazirun cetvelinde ...'in pay miktarının düşürülmüş olması nedeniyle gerçeği yansıtmaması ve kararların 6102 sayılı Kanun'un 418 inci maddesinde öngörülen karar nisabı ile alınmaması gerekçesi ile reddedilmesinin hukuka uygun ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın aksine ...'in sermaye artırımından doğan sermaye koyma borcunu yerine getirmediğini, müdürlüğün taleplerini reddederken atıf yaptığı mali müşavir raporunun sermaye artırımının yapılabilmesi için kanun gereğince alınmış rapor olduğunu, o raporda sermayenin ödenmiş olduğunun görünmesi gerektiğini, şirket ortaklarından ...’in yetkisi olmadığı halde 2012 yılında şirket adına bir daire satın alması ve 2015 yılında 875.000,00 USD’ye sattığı daire ile ilgili olarak Amerika Merkez Bankasından şirket adına gönderilen 88.000,00 USD çek ile Akbank’ta bulunan hesabından şirket hesabına aktarılan 700.000,00 USD’nin toplamı olan 2.384.033,23 TL'nin kendisine ait olduğunu beyan etmesi üzerine ortaklara borçlar hesabına alacak kaydedildiğini, daha sonra bu tutarların ...’in sermaye artış borcuna mahsup edildiğini, ancak Amerika’da görülen davada mahkemeye sunduğu savunma dilekçesinde söz konusu paraların şirkete ait olduğunu belirtmesi üzerine yönetim kurulunun aldığı karar ile 2.384.033,28 TL'nin şirketin gelir hesaplarına aktarılmasına, ...’in cari hesabındaki bakiye alacağının silinmesine, sermaye hesabına aktarılan tutardan 702.110,63 TL'nin çıkartılmasına karar verildiğini, şirket hesaplarında düzeltme yapıldığını, yönetim kurulu kararının bir örneğinin ...’e gönderildiğini, söz konusu borcun sermaye artış kararı uyarınca sermayenin ödenmesi gereken, 31.12.2018 tarihinde ödenmemiş olması nedeniyle 6102 sayılı Kanun'un 482 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince temerrüt faizi ile birlikte 10 gün içinde banka hesaplarına yatırılması, ödenmediği takdirde ödenmeyen miktarın sermaye payından düşülerek ticaret sicilinde tescil ve ilan ettirileceğinin bildirildiğini, verilen 10 günlük süre içinde bu konuda herhangi bir ödemede bulunmaması üzerine ... için ıskat prosedürünün uygulanmasına karar verildiğini, temerrüde konu olan tutar için 1 ay süre verilerek ödemesi gerektiği aksi halde ilgili paylara ilişkin haklarından yoksun bırakılacağı ve söz konusu sözleşme cezasının uygulanacağının bildirildiğini, ...'in bu süre içerisinde de herhangi bir ödeme yapmadığından genel kurul toplantısında oy adedinin düşürüldüğünü, yönetim kurulunun sermaye borcunu yerine getirmeyen ya da eksik ödemede bulunan ortağın yerine başkasını almaya, kendisine verilmiş pay senetlerini iptal etmeye, iştirak haklarından yoksun bırakmaya yetkili olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 483 üncü maddesi uyarınca ilgili paylara ilişkin haklarından yoksun kaldığını, bunların başında da oy hakkı olduğunu, pay sahipliği haklarının sermaye taahhüdünün ifası ile doğduğunu, ...'in sermaye koyma borcunu ödemediğinden oy hakkının da 702.110,63 TL tutarındaki bedeli ödenmemiş olan paylar için doğmadığını, oy hakkının ancak kanunen ve esas sözleşmede belirlenmiş bulunan sermaye borcunun en az miktarının ödenmesiyle doğacağını, sermaye borcu bulunan ortağın oy kullanma hakkının da olmayacağını, sermaye artırımında ...'in 2.000.000,00 TL ödeme borcuna girdiğini, bu tutarın var olduğu düşünülen şirketteki alacaklarından karşılandığını, ancak bizzat kendi beyanlarıyla şirketten alacaklı olmadığının anlaşıldığını, sermaye artırımında artırılan tutara ilişkin borcun 1/4'ünün tescilden önce ödenmiş olması gerektiğini, ...'in bu tutarı süresinde ödemediğini, 702.110,63 TL için oy kullanabilmesinin mümkün olmadığını, hazirun cetvelinde belirlenen oy adedinin gerçek durumu yansıttığını, mali müşavir raporuna dayanılarak hata yapıldığını, bu raporun 10.05.2017 tarihli artımın yapılabilmesi için gerekli rapor olup, ...'in ödemediği sermaye koyma borcunun 10.05.2017 tarihli artırım sonucu artan sermaye olduğunu, genel kurul toplantısının Ticaret Bakanlığı temsilcisi gözetiminde yapıldığını, Bakanlık temsilcisinin de hukuka uygunluğu onayladığını, bakanlık temsilcisinin onayladığı bir konuda sicilin tescili reddetmesinin doğru olmadığını, sicil müdürlüğü’nün sermaye koyma borcunun yerine getirilip getirilmediğini, bununla birlikte ıskat prosedürü ve oy haklarını ortadan kaldıran işlemleri ve bunların yerindeliğini inceleme yetkisi bulunmadığını, ...'in pay sahibi olarak 6102 sayılı Kanun hükümlerine göre hukuka aykırı alınmış bir karar var ise iptal davası açabileceğini, hukuka aykırılığın mahkeme tarafından incelenebileceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin ilan edilen 10.05.2017 tarihli sermaye artırım kararında, şirketin 640.000 payının %50'sine isabet eden 320.000 adedinin ...'e ait olduğu, önceki 12.000.000,00 TL sermayenin tamamının ödendiği, artırılan 4.000.000,00 TL'nin 2.000.000,00 TL'sinin ...'in şirketten olan alacaklarından karşılandığı belirtilmiştir. Anılan karara dayanak mali müşavir raporunda da ortakların şirkete nakit ödedikleri ve alacaklı oldukları bu tutarların ... yönünden 2.000.000,00 TL'sinin sermaye artırımı için kullanılacağının tespit edildiği, 10.05.2017 tarihli sermaye artırım kararından sonra, davacı şirketin sermaye yapısında değişiklik bulunduğuna ilişkin tescil ve ilan edilen bir karar bulunmadığı gibi, bu yönde verilen herhangi bir mahkeme kararı da bulunmadığını, mahkemece davacı şirketin 24.08.2021 tarihli genel kurul toplantısı hazirun cetvelinde ...'in payının düşük gösterildiği ve bu şekilde toplantıda alınan kararların 6102 sayılı Kanun'un 418 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen karar nisabına uygun olarak alınmadığı, davalının tescil talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ticaret sicil memuru kararına itiraz ve davacı şirketin 24.08.2021 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun'un 418 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 482 nci maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.