T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/108 - 2026/403 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/108 KARAR NO : 2026/403 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/03/2022 NUMARASI : 2020/195 E. - 2022/99 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Tescil Dairemizce verilen 23/01/2025 tarih ve 2022/2118 …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/108 - 2026/403 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/108 KARAR NO : 2026/403 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/03/2022 NUMARASI : 2020/195 E. - 2022/99 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Tescil Dairemizce verilen 23/01/2025 tarih ve 2022/2118 Esas, 2025/68 Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03/11/2025 tarih ve 2025/1467 Esas, 2025/6569 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2018/120419 sayılı "..." markası için yaptığı başvurunun, davalı şirketin 2013/97397 sayılı “...” ibareli markaya dayalı itirazı üzerine kısmen reddedildiğini ve YİDK'ya yapılan itirazın da reddedildiğini, "..." markasının, anne ve bebekler için geniş bir ürün yelpazesi sunmayı hedefleyen bir kadın girişimi olduğunu, davalıya ait "..." markasının "..." olarak algılandığını ve zayıf bir marka niteliğinin bulunduğunu, bu ibarenin giyim sektöründe yaygın kullanıldığını ve SMK 6/1. maddesinin şartlarının oluşmadığını, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığını, markaların farklı alanlarda faaliyet gösterdiklerini ileri sürerek, Türkpatent YİDK'nın 2020-M-4002 sayılı kararının iptalini ve 2018/120419 no'lu markanın 25 ve 35. sınıflarda tescil edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkiline ait markanın ülke genelinde bilinir hale geldiğini, müvekkilinin markası ile davacı markasının görsel ve işitsel olarak benzer olduğunu, davacının müvekkili ile birebir aynı mal ve hizmetlere ilişkin tescil talebinde bulunulduğunu, davacı ile müvekkilinin başka alanlarda çalışıyor olmasının iltibas değerlendirmesinde nazara alınacak bir kriter olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markalarının "..." ve "..." ibarelerinden oluştuğu ve her iki markanın da Türkçe "..." kelimesini çağrıştırarak yüksek işitsel benzerlik taşıdığı, bu işitsel benzerliği, görsel ve anlamsal benzerliklerin takip ettiği, redde konu emtia grupları göz önüne alındığında, makul düzeyde bilinç ve dikkat düzeyine sahip tüketicilerin bu markaları karıştırma ihtimalinin bulunduğu, hatta daha dikkatli tüketicilerin bile yüksek işitsel benzerlik nedeniyle yanılgıya düşebileceği, ayrıca davalı markasının tanınmış marka olduğu iddiasının ispatlanamadığı, bu nedenle SMK 6/5. maddenin uygulama şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkemenin "..." ve "..." markaları arasındaki karıştırılma ihtimaline dair verdiği kararın hatalı olduğunu, mahkemenin bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik ve taraflı bir değerlendirme yaptığını, bu raporun yetersiz ve hukuken hatalı olduğunu, müvekkilinin alanında ehil akademisyenlerden oluşturulacak yeni heyetten rapor alınması taleplerinin mahkemece reddedildiğini, müvekkilinin markasının özgün olduğunu ve davalının markasıyla karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 23/01/2025 tarih ve 2022/2118 Esas, 2025/68 Karar sayılı kararıyla, davacının başvurusuna konu "..." ibaresinin Türkçe'de hiçbir anlamının bulunmadığı, ortalama tüketiciler tarafından hiçbir ibare ile ilişkilendirilmeyecek kadar özgün olduğu, başvurunun başındaki "g" harfi ile sonundaki çift "uu" harfinin, ortalama tüketicilerin derhal dikkatini çekeceği, bu ibarenin "..." ibaresini çağrıştırmayacağı, davalı şirketin itirazına mesnet "..." markasının da Türkçe'de bilinen bir anlamının bulunmadığı, her ne kadar mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda "..." ibaresinin Azerbaycan Türkçesi'nde "..." anlamına geldiği bildirilmişse de Türkiye'deki ortalama tüketicilerce anılan anlamın bilinemeyeceği, anılan ibarenin "..." ibaresini akla getirdiği düşünülebilir ise de "Q" ibaresinin İngilizce dilinden gelen bir ibare olduğunun ortalama tüketicilerce de bilineceği, dolayısıyla "K" harfi olarak değil "Q" harfi olarak algılanacağı ve "..." ibaresinin "..." olarak algılanmasının güç olduğu, taraf markaları arasında, markaların biçim ve düzenleme tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, belirgin farklılık olduğu, davacının başvurusunun yeterli ayırtedicilik sağladığı, taraf markalarının benzer olmadığı ve iltibas riski taşımadığı, bu itibarla SMK'nın 6. maddesinin somut olaya uygulanabilme şartlarının bulunmadığı, her ne kadar tarafların markaları arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden benzerlik bulunmakta ise de marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından somut olayda SMK'nın 6/1 hükmü koşullarının gerçekleşmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 2020-M-4002 sayılı kararının iptaline, davacı vekilinin tescil talebinin, tescil işleminin idari nitelikte bir işlem olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 03/11/2025 TARİH VE 2025/1467 ESAS, 2025/6569 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının davalılar vekillerince temyizi üzerine, Yargıtay 11. HD'nin yukarıda tarih ve numarası belirtilen ilamı ile özetle, İlk Derece Mahkemesi kararında isabetle değerlendirildiği üzere, taraf markalarının asli unsurları arasındaki yüksek fonetik benzerlik karşısında, YİDK kararı ile reddedilen mal ve hizmetler açısından, SMK'nın 6/1 hükmü anlamında nisbi ret nedeninin gerçekleştiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru olmadığı gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve tescil istemlerine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının tescilli "..." markası ile davacının tescil başvurunda bulunduğu "..." ibareli marka arasında benzerlik/aynılık, karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığı, buna göre YİDK kararı ile reddedilen mal ve hizmet sınıfı yönünden davacı marka başvurusuna yönelik ret sebeplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur. Yargıtay 11. HD.'nin Dairemizce hükmüne uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere, davalının tescilli "..." markası ile davacının tescil başvurunda bulunduğu "..." ibareli markaların asli unsurları arasındaki yüksek düzeydeki fonetik benzerlik karşısında, YİDK kararı ile reddedilen mal ve hizmetler açısından, somut uyuşmazlıkta SMK'nın 6/1 hükmü anlamında nispi ret nedeninin gerçekleştiği anlaşılmıştır. Bu durum karşısında Dairemizce, taraf markaları arasında, YİDK kararı ile reddedilen mal ve hizmetler açısından, SMK'nın 6/1 hükmü anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin gerçekleştiği gerekçesiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 54,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 677,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 5-Davalı ... tarafından temyiz aşamasında yapılan 275,00-TL tebligat ve posta gideri, 3.033,70-TL temyiz kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 3.308,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 6-Davalı şirket tarafından yapılan 110,00-TL posta gideri ile 3.033,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 3.143,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 8-Davacıdan alınması gereken 732,00-TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30-TL harcın, davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 9-Davalılar kendilerini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 22.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı şirket, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, yapılan açık yargılama sonucunda 25/02/2026 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.