15. Ceza Dairesi 2014/14477 E. , 2017/6778 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Beraat Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve vergi usul kanununa muhalefet suçlarından sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Merkezi İstanbul’da bulunan ... A.Ş’nin 2005 yılı hesaplarının incelenmesi sırasında, anılan şirketin …
**15. Ceza Dairesi 2014/14477 E. , 2017/6778 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Beraat Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve vergi usul kanununa muhalefet suçlarından sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Merkezi İstanbul’da bulunan ... A.Ş’nin 2005 yılı hesaplarının incelenmesi sırasında, anılan şirketin küçük miktardaki komisyon iadesine ilişkin ödemelerini müşteriler adına düzenlenen çekler ile ödedikleri, bu çeklerin şirketin ....daki.... irtibat bürosu yetkilisi sanık ...'a gönderildiği, sanık ...'ın da çekleri babası olan sanık ...'a ciro ederek tahsil ettirdiği ve çek tutarlarını müşterilere ödedikleri, bu suretle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve vergi usul kanununa muhalefet suçlarını işledikleri iddia olunan somut olayda; 1- Sanıklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Sanıklara yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikâyetçi Maliye Bakanlığı Vergi Dairesi Başkanlığının kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2- Sanıklar hakkında vergi usul kanununa muhalefet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Sanıklara isnat olunan eylemle ilgili, 213 sayılı VUK 367. maddesine göre dava şartı olan mütalaa bulunmadığı görülmekle, öncelikle durma kararı verilip 213 sayılı VUK. nun 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalâanın verilip verilmeyeceği sorulduktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm kurulması Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 28/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.