T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:03/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:31/05/2022 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GERE…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:03/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:31/05/2022 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava dışı ... Sanayi Turizm Ticaret Ltd. Şti. ile davalı banka arasında 03.09.2012 tarihli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalı bankanın sözleşmeye istinaden Antalya 11. Noterliğinin 26.12.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle müvekkilin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu iddiasıyla takas mahsup hakları bulunduğu gerekçe gösterilerek ... Şubesinde bulunan şahsi hesabına 100.600,00 TL bloke konulduğunu, daha sonra davalı bankaca haksız bir şekilde el konularak tamamının çekildiğini, müvekkil tarafından Antalya 17. Noterliği 02.01.2019 tarih ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesiyle ihtarnameye dayanak sözleşmede tarafına gönderilmediği ve bankaya asaleten ve kefaleten borcunun bulunmadığı, usul ve yasaya aykırı olan haksız blokenin derhal sona ermesini bildirdiğini, müvekkilin ... Şirketi ile ilişkisinin 22.10.2012 tarihinde sona erdiğini, anılan şirketteki hisselerini Antalya 2. Noterliğinin 22.10.2012 tarih ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesiyle devrettiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi 09.11.2012 tarih 8190 sayısı ilanen yayımlandığını, davalı bankanın Antalya 15. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ile müvekkil aleyhine takip başlattığını, icra emrinin iptali için açtıkları davanın Antalya 6. Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayısı ile 15.04.2019 tarihinde kesinleştiğini, bloke işlemlerinin kaldırılmaması sebebiyle Antalya 22. Noterliğinin 26.02.2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle müvekkil tarafından ihtarname gönderildiğini, davalı bankanın Antalya 11. Noterliğinin 02.03.2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verdiğini ve haksız el koyma işlemine devam ettiğini, Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... yeni Esas sayılı (Antalya 15. İcra Dairesinin ... Esas sayılı) dosyasıyla yeniden ödeme emri gönderildiğini, borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduklarını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, kefalet sözleşmesinde eş rızası bulunmadığını ve gerekli şekil şartlarını taşımadığını, müvekkilin mevduat hesabında bulunan 100.600,00 TL’nin bloke ve el koyma işleminin gerçekleştirildiği şimdilik işlemiş ticari faizi ile birlikte kendilerine ödenmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, müvekkil banka ile dava dışı ... Şirketi arasında Business Card Üyelik Sözleşmeleri imzalandığını ve davalının 27.01.2011 tarihinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, kefalet sözleşmesinin 818 sayılı Borçlar Kanunu kapsamında düzenlendiğini ve usul ve yasaya uygun olduğunu, kredi kartından kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine asıl borçluya ve davalı kefile Antalya 11. Noterliğinin 26.12.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, tebliğ edilen ihtara rağmen ödeme olmayınca Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... yeni Esas sayılı (Antalya 15. İcra Dairesinin ... Esas sayılı) dosyasıyla takip başlatıldığını, bunun yanında Business Card Üyelik Sözleşmesinin 16. ve 17. maddeleri uyarınca müvekkil bankanın rehin, hapis ve mahsup hakkına istinaden borçlu firma ve kefillerinin müvekkil banka nezdinde bulunan hesaplarına şirket kredi kartından kaynaklanan banka alacağı sebebiyle bloke tesis edildiğini, müvekkil bankanın Döşemealtı/Antalya Şubesi nezdinde bulunan ... hesabının 100.600,00 TL’sine bloke tesis edildiğini ve bu durumun şubenin 26.12.2018 tarihli ... sayılı yazısıyla bildirildiğini, 15.01.2019 tarihinde takas mahsup ile tahsil edilerek davalının kefalet borcundan mahsup edildiğini, davacının şirketteki hisselerini devretmiş olmasının kefalet sorumluluğunu sona erdirmediğini, müvekkil banka aleyhine açılan işbu davanın reddinin gerektiğini, arz ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davalı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Şirketi arasında 03/09/2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, imzalanan genel kredi sözleşmesine davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza attığı, yine dava dışı ... Şirketi ile 27/01/2011 tarihinde Business Card Üyelik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza attığı sabittir. Genel Kredi Sözleşmesine ve Business Card üyelik sözleşmesine bağlı kefalet sözleşmelerinin yasal mevzuat çerçevesinde usulüne uygun düzenlendiği anlaşılmıştır. Davacının hisselerini Antalya 2. Noterliği'nin 22/10/2012 tarih, ... yevmiye numaralı işlemi ile devrettiği ve şirket ortaklığından ayrıldığı anlaşılmıştır. Ancak davalının şirket ortaklığından ayrılmış olması veya kural olarak kefilin tek yanlı iradesiyle kefalet sözleşmesinden istifa etmesi mümkün değildir. Davacının kefili olduğu Business Card üyelik sözleşmesinin 16. Ve 17 maddelerinde takas-mahsup yetkilerinin açıklandığı ve bankanın sözleşme gereği takas hakkının bulunduğu, davacının işbu sözleşmeye kefil olmakla banka tarafından davacı hesabında bulunan 100.600,00-TL'nin takibe başlamadan önce mahsup edildiği ve bu işlemin sözleşme gereği usulüne uygun olduğu anlaşılmakla; davanın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira dava dışı ... ile davalı banka arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı bankanın bu sözleşmeye dayanarak müvekkilinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu iddiasıyla şahsi mevduat hesabına haksız bloke koyup el koyduğunu, müvekkilinin dava dışı şirketle ortaklık ilişkisinin sona erdiğinin noter ve ticaret sicil gazetesi ile ilan edilmiş olmasına rağmen davalı bankanın bu durumu göz ardı ettiğini, müvekkile karşı başlatılan icra takibinin, dayanak belgelerin eksik olduğu gerekçesiyle İcra Hukuk Mahkemesi kararıyla iptal edildiğini, ödeme emrinin iptal edilmesine rağmen davalı bankanın kötü niyetli el koyma işlemine devam ettiğini, yeniden başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine duran takibe ve davalı bankanın arabuluculukta anlaşma sağlanamamasına rağmen dava açmadığını ve bloke işlemine devam ettiğini, tüm bu işlemlere gerekçe gösterilen kredi sözleşmesinin dahi icra dosyasında eksik olduğunu ve müvekkile inceleme imkanı sunulmadığını, takas-mahsup hakkının kullanılabilmesi için müvekkilinin borçlu olduğunun ispatlanması gerektiğini ancak icra takibine itiraz üzerine davalı bankanın itirazın iptali davası açmadığını, bu nedenle davalı bankanın kullandığını iddia ettiği alacağın kesinleşmiş bir alacak olmadığını, ayrıca Türk Borçlar Kanunu'nun 584. maddesi uyarınca müvekkilin eşinin yazılı rızası alınmadığından kredi sözleşmesinin geçerli olmadığını, huzurdaki dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da TBK'nın 584. Maddesi yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmamasının raporu eksik ve hatalı yaptığını, bu nedenle yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ifası için davacı kefilin bankada bulunan hesabından banka tarafından yapılan mahsup işlemine konu tutarın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere, oluşa uygun ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, kefaletin imza tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine uygun şekilde alınmış olmasına, davacının ortaklıktan ayrılmış olmasının kefalet borcunu ortadan kaldırmayacak olmasına, sözleşmenin 16. ve 17. maddelerinde bankanın takas, mahsup ve bloke yetkilerinin açıkça düzenlenmiş olup, borcun ödenmemesi üzerine gönderilen ihtarname ile alacağın muaccel hale gelmiş olmasına, bu aşamadan sonra bankanın blokeli hesaptaki tutarı borca mahsup etme yetkisini kullanmasında hukuka aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktarı itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...