11. Hukuk Dairesi 2023/3545 E. , 2024/5711 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/308 Esas, 2023/261 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/95 E., 2020/381 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tara
**11. Hukuk Dairesi 2023/3545 E. , 2024/5711 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/308 Esas, 2023/261 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/95 E., 2020/381 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin “şekil+Lm Limak Bims” ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "Bim" ibareli markalarını mesnet göstererek yaptıkları itirazın davalı TÜRKPATENT YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların ortalama tüketicide bıraktıkları genel intiba, görünüm ve özellikle okunuş olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, müvekkilinin tescilli markalarını birebir içeren böyle bir markanın, davacının tescilli markaları ile aynı hizmetlerde tescil edilmesinin iltibasa yol açacağını, davalı firmanın bu markasının davacının seri markalarından biri olarak algılanma ihtimalinin de çok yüksek olduğunu, davacının mağazacılık hizmeti sektöründe faaliyet gösterdiğinin, davalının markasını tescil ettirmek istediği 35. sınıfa giren hizmetlerin de bu sektörle ilişkili olduğunu, davalı markasında esas unsurun “Bims” ibaresi olduğunun kabulünün gerektiğini, müvekkilinin "Bim" ibareli markaları tanınmış marka haline getirdiğini, davacının tanınmış olan ve her sınıf bakımından koruma sağlanan “Bim” markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan “Limak Bims” markasının farklı sınıflarda tesciline dahi olanak verilmez iken davacının markaları ile birebir aynı sınıfta tescil edilemeyeceğini ileri sürerek, YİDK kararının, 19. sınıfa giren emtiaların perakende/toptan satışı hizmeti hariç olmak üzere 35. sınıfa giren tüm hizmetler açısından iptaline ve davalı firmanın 2017/101527 sayılı markasının yine aynı hizmetler bakımından hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin “Lm Limak” ibaresini 1976 yılından beri inşaat, çimento, alt yapı, üst yapı, turizm, enerji, havacılık ve gıda alanlarında kullandığını, bu ibarenin davalının şirket logosu ve isminden müteşekkil olduğunu, davalının isminin ürettiği markalar için ayırt edici özellikte olduğunu, markada geçen diğer ibare olan “Bims” ibaresinin ise bilinen bir anlamı olduğunu, bu ibarenin volkanizma sonucu oluşan, kristalize, birbirinden bağımsız gözenekli, süngerimsi, fiziksel ve kimyasal etkilere karşı dayanıklı, doğal ve volkanik bir kayaç anlamına geldiğini, bu kayacın inşaatlarda yapı malzemesi olarak kullanıldığını, davalının Kilis’in Polateli ilçesinde 2015 yılında kurduğu Kilis bims tesisinin halen faaliyette olduğunu, yani “Bims” ibaresinin yapı malzemesi olarak kullanılan bir maden adı olduğunu ve yalnız başına markalaştırılmasının imkansız olduğunu, karşılaştırılan markaların bir bütün olarak ele alınması gerektiğini ve markalar bir bütün olarak ele alındığında markaların benzemediğini, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin davacının markaları ile huzurdaki dava dışı firmaların “Bims” ibareli markalarının, bu ibarenin inşaat sektöründe gayet yaygın olan anlamı gözetildiğinde benzer sayılamayacağına dair kararları bulunduğunu, bu nedenle taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "şekil+Lm Limak Bims" ibareli marka başvurusu ile davacının "BimS", "Bim's" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma /yararlanma süresi içinde, davalının "şekil+Lm Limak Bims" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "BimS", "Bim's" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasın oluşmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki şartların da gerçekleşmediği, dava konusu başvuru ile davacının ticaret ünvanının benzemediği, kötü niyetin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu markanın 35. sınıfta 1-34. sınıf malların satışı hizmetlerini kapsadığını, sadece inşaat malzemeleri değil gıda ürünleri ve temizlik ürünleri satışının da yapılabileceğini, müvekkilinin itiraza mesnet markalarının 35. sınıf mağazacılık hizmetleri bakımından tanınmış olduğunu, tüketicilerin iki işletmenin ortaklık kurduğunu düşüneceğini, benzer marka başvurularına ve mağazacılık hizmeti yönünden benzerliğe ilişkin yargı kararlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun 35. sınıfın 1, 2, 3 ve 4. alt sınıfında yer alan hizmetlerle 5. alt sınıfta 1'den 34'e kadar olan tüm sınıflarda yer alan malların satışına özgü mağazacılık hizmetlerini kapsadığı, davacının itirazına mesnet markaları da 35. sınıfta yer alan tüm hizmetler ile 5. alt grupta 01-34. sınıfta yer alan malların parekende satış hizmetlerini kapsadığından, somut uyuşmazlık yönünden emtia benzerliğine ilişkin şartın gerçekleştiği, işaretlerin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvurunun "şekil+Lm Limak Bims" ibaresinden oluştuğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi başvuruda yer alan "Bims" kelimesi, volkanik kökenli, silikat esaslı, camsı ve gözenekli, hafif, ısı ve ses yalıtım amaçlı, gözenekli bir yapı malzamesini ifade etmekte olup, 19. sınıftaki emtialar yönünden tanımlayıcı nitelik taşıdığı, 19. sınıfta yer alan mallar ve bu malların satışına ilişkin parekendecilik hizmetleri yönünden bu ibare dikkate alınmadan değerlendirme yapılmasının bunun dışında kalan mal ve hizmetler yönünden ise anılan kelime tanımlayıcı bir nitelik taşımadığından markanın bütünü dikkate alınarak iltibas değerlendirilmesinin yapılması gerektiği, davacının itirazına mesnet markaların asli unsurunu "Bim" ve "Bims" kelimelerinin oluşturduğu, dava konusu başvurunun asli unsurunun ise "Limak Bims" ibaresinden oluştuğu, başvuruda yer alan şekil unsurunun ayırt ediciliğe bir katkısının olmadığı, itiraz mesnet markaların asli unsuru, dava konusu başuruda da asli unsur olarak aynen kullanıldığından, markalar arasında ilişkilendiirlme ihtimali de dahil iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacının "Bim" ibareli markasının tanınmış olmasının da iltibas ihtimalini artırdığı, öte yandan davacının "Bim" asıl unsurlu seri markalarının bulunduğu, başvurunun tescili halinde bu seri markaların arasına sızmasının kaçınılmaz olduğu, buna karşılık "Bims" ibaresinin 19. sınıfta yer alan inşaat malzameleri yönünden tanımlayıcı nitelik taşıdığı, başka ibarelerin ilavesi sureti ile herkesçe kullanılabileceği, anılan durumun 19. sınıf malların satışına özgülenmiş 35.05. sınıf parekendecilik hizmetleri yönünden de geçerli olduğu, sonuç olarak dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında, 19. sınıf malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri dışında kalan mağazacılık hizmetleri yönünden benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğu, 19. sınıf malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri yönünden ise "Bims" ibaresinin tanımlayıcı nitelik taşıması nedeniyle markalar arasında iltibas tehlikesinden söz edilemeyeceği, mahkemece, 19 sınıf malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri dışında kalan hizmetler yönünden taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, bu hizmetler yönünden iptali istenen YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüyle YİDK kararının 35. sınıfta "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları.Akvaryum kumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri dışında kalan tüm hizmetler yönünden iptaline, belirtilen hizmetler dışında kalan tüm hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında benzerlik bulunmadığını, şekil ve logo içeren başvuru markasının farklılaştığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında benzerlik olmadığını, karıştırılma ihtimali bulunmadığını, "bims" yapı malzemesi olup markaların farklı algılanacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK marka kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.