T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:20/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:30/03/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:20/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakim…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:20/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:30/03/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:20/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.10.2014 tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalılar murisi ... idaresindeki ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazasında davalıların murisi ...'un vefat ettiğini, davacıya ait araçta 104.493,31 TL maddi hasar ve ticari araç kazanç kaybı ve araç değer kaybından kaynaklanan zarlarının olduğunu, vefat eden araç sürücüsünün kazada müvekkilinin mülkiyetindeki araca kırmızı ışıkta durmakta iken arkadan çarptığını ve yüzde yüz kusurlu olduğuna dair tutanak tutulduğunu, davacı şirkete ait olan ve bu kazada zarar gören aracın ticari olarak işletilen otobüs olduğunu, olaydan hemen sonra Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş dosyasıyla yapılan tespit sonrasında araçta 104.498,31 TL maddi hasar belirlendiğini, bu zararın 26.000,00 TL'sinin Zorunlu Sigortacı ... Sigorta tarafından ödendiğini, ayrıca araçta oluşan hasarın 45 gün içinde giderilebileceğinin belirlendiğini, bakiye maddi hasarın 78.498,31 TL olan kısmi dava olduğunu, ıslah yoluyla arttırılacağını, zararın giderilmesi için 45 günlük süre gerektiğinin belirlendiğini, 45 günlük ticari kazanç kaybını şimdilik 1.000,00 TL olarak talep edeceklerini, ileride bu tutarı da artıracaklarını, ayrıca araçta ikinci el değer kaybı zararının da olduğunu belirterek sonuç olarak davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tazminatın KTK'nın 109. maddesi ve TTK'nun Sigorta Hukuku bölümünde belirtilen 2 yıllık zaman aşımı süreleri geçtikten sonra açıldığını, yerleşik Yargıtay Kararlarına göre takip tarihinden itibaren genel zaman aşımı süresi olan 2 yılın dolduğunu, ... plaka sayılı aracın müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçede verilen teminatın 50.000,00 TL olduğunu, ... plaka sayılı araç ile ... plakalı aracın 17.10.2014 tarihinde karıştıkları kaza sonrasında ... plakalı aracın trafik sigorta ödemesi üzerinde kalan değer kaybı, kazanç kaybı ve maddi hasar tazminatlarının talep edildiğini, kasko poliçesini tanzim eden sigorta şirketlerinin sorumluluğunun trafik poliçesi teminatının üstünde kalan kısım için teminat sağlandığını, ... Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilen Trafik sigortası kapsamında araç hasarı bedeli olarak davacı yana teminat limiti 26.000,00 TL ödeme yapıldığının beyan edildiğini, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “…kural olarak, tespit edilen gerçek zararın öncelikle zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi limiti içinde kalıp kalmadığının belirlenmesi, ZMSS limitini aşıyorsa aşan miktar için üst limitle sınırlı olarak ihtiyari mali sorumluluk sigortasının sorumluluğu başlar. Huzurdaki dosyada davacı taraf, davalı sigortalının ZMM sigortacısı olan dava dışı ... Sigorta A.Ş'ye başvurduğu ve ZMM sigortacısı tarafından davacıya, ... plakalı araçta meydana gelen hasar kaynaklı zararlara karşılık 26.799,89.-TL ödeme yaptığı ve ayrıca sigortalı araç işletenini ve sigortalı araç sürücüsünü tamamen iş bu hasardan mütevellit zimmetini kayıtsız şartsız ve rücuu kabil olmamak üzere ibra ettiği anlaşılmıştır. Her ne kadar kazanç kaybı, ZMM sigortası teminatı kapsamında bulunmasa da, davacı taraf, "hasar kaynaklı zararlar" nedeni ile sigortalı araç işletenini ibra ettiği, ibra nedeniyle sigortalının hukuki sorumluluğu olmayan veya sigortalının sorumluluk riski içinde bulunmayan tazminat taleplerinden sigortacının da sorumluluğu bulunmayacaktır. Yasal düzenlemelerle birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı taraf (müteveffa sürücü ...'un kusuru oranında tekabül eden) hasar kaynaklı zararlarını dava dışı sigorta şirketinden tahsil ettiğinden ve ayrıca hasardan mütevellit zimmetini kayıtsız şartsız ve rücuu kabil olmamak üzere araç işleteni ve araç sürücüsünü ibra ettiğinden davalıların bir sorumluluğu doğmadığı anlaşıldığından açılan maddi tazminat davasının reddine” karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin aracına arkadan çarpan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, ticari kazanç kaybı hesaplamasına dair mahkemece kabul edilen bilirkişi raporundaki görüşü kabul etmediklerini, davacı şirketin birden fazla otobüse sahip olan, bu otobüslerin faaliyetleri ile kazanç elde eden bir tur şirketi olduğunu, davacı şirketin doğal olarak diğer otobüsleriyle kazanç sağlamaya devam ettiğini, aracın 45 gün boyunca tamirhanede kaldığını, çalışamadığını, salt bu işle kazanç sağlayan bir işletmede, kazanç kaybı oluşturmadığı sonucuna varmanın mümkün olmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı bakiye hasar, kazanç kaybı ve değer kaybı tazminatlarının tahsili istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Somut davada, 17/10/2014 tarihinde sürücüsü ... olan davacı şirkete ait ... plaka sayılı otobüsün, petrol istasyonundan Serik istikametine hareket ettiği sırada Belek istikametinden gelerek Serik yönüne ilerlemekte olan müteveffa sürücü ...'un idaresinde olan ... plaka sayılı otomobilin ön kısmı çarpması neticesi dava konusu ... plaka sayılı otobüste maddi hasarın oluştuğu trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında, ... plaka sayılı araç sürücüsü müteveffa ...'un 2918 Sayılı Trafik Kanunu'nun 84/4. maddesi uyarınca arkadan çarpma kuralını ihlal etmesi nedeni ile asli derecede kusurlu olduğu, ... plaka sayılı davacı şirkete ait aracın sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Ceza dava dosyası kapsamında alınan Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 01/12/2014 tarihli raporunda ise, ...'ın asli derecede kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'un tali derecede kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece alınan ... tarihli trafik bilirkişisi ... raporunda, davacı şirkete ait aracın sürücüsü ...'ın %60 oranında, müteveffa sürücü ...'un %40 oranında kusurlu olduğunu beyan etmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporunda ise ... plaka sayılı araç sürücüsü müteveffa ...'un %20 (yüzde yirmi) oranında, ... plaka sayılı davacı şirkete ait aracın sürücüsü ...'ın %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Bu haliyle dosya kapsamında kaza tespit tutanağı ile hem ceza hem hukuk mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporları arasında çelişki doğduğu açıktır. Bu durumda mahkemece dosyanın İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü'nde görevli uzman bilirkişi heyetinden, kaza tespit tutanağı, soruşturma dosyası kapsamındaki ifadeler ile dosya kapsamındaki tüm deliller üzerinde inceleme yapılmak suretiyle raporlar arasındaki çelişkiyi giderir mahiyette, mevcut kazada tarafların kusur durumunun oransal olarak belirleyen şekilde rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verilmesi yerinde görülmemiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K ) Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. (Yargıtay 17. HD 2019/1797 E-2020/8207 K sayılı kararı) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesi gereğince trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu sigorta limitleri dahilinde teminat altına alır ve zarar gören üçüncü şahsın gerçek zararından sorumludur. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının "sigorta teminatının kapsamı" başlıklı 1. maddesine göre sigortacı aracın işletenine yükletilebilecek hukuki sorumluluğu poliçe teminatı kapsamında olmak şartıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası haddi üstünde kalan kısmını poliçede yazılı azami miktara kadar temin eder. İhtiyari mali mesuliyet sigortası kapsamının başlangıç noktası, zorunlu trafik sigorta limitinin üzerinde kalan kısımdır. Kapsamın sonu ise ihtiyari mali mesuliyet sigortası limitidir. Başka bir ifadeyle gerçek zarar miktarı zorunlu trafik sigorta limitini geçtiği anda ihtiyari mali mesuliyet sigortası güvencesi başlamakta ve kendi poliçesindeki limit miktarı da sorumluluğun sona erdiği nokta olmaktadır. Bu nedenle zarar, trafik sigortası kapsamında kalmakta ise ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğundan bahsedilemez. Dolayısı ile ZMMS kapsamına girmeyen zararın, İMMS ile karşılanması mümkün değildir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Teminat Dışında Kalan Haller başlıklı A.6 maddesinin (k) bendi gereğince; Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri trafik sigortası teminatı dışıdır. Somut olayda, 17/10/2014 tarihinde, davacı şirkete ait otobüs hasar görmüştür. Davacı tarafça, taşımacılıkta kullanılan otobüsün hasar görmesi nedeniyle onarım süresince kazanç (gelir) kaybı oluştuğu ileri sürülmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi hükmünde açıklanan maddi zarar, fiilen gerçekleşen (eylemli) zarar ile kar kaybı zararını kapsar. Fiili zarar, malvarlığının aktifinde bir azalma veya pasifinde bir çoğalmayı ifade eder. Oysa ki geleceğe yönelik kar kaybı zararında malvarlığının fiilden önceki durumu ile sonraki durumu arasında bir fark yoktur. Zararı doğuran fiil meydana gelmemiş olsa idi gelecekte malvarlığı çoğalacak idiyse ancak bu halde kar kaybı zararından söz edilebilir. Kar kaybı zararı malvarlığının fiilden sonraki durumu ile, çoğalma ihtimali gerçekleşmiş olsa idi ulaşabileceği varsayılan (farazi) durumu arasındaki fark göz önünde bulundurularak hesaplanır. Kural olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50. maddesi hükmüne göre zararın kanıtlanması davacı tarafa, tazminat miktarının belirlenmesi ise hakime aittir. Hakim kar kaybı zararının miktarını belirlerken halin icaplarını ve kusurun ağırlığını (TBK 51. md), zararın azaltılması için davacı tarafın aldığı veya alması gereken tedbirleri (TBK 52. md) gözönünde tutmalı, olayların olağan akışına ve davacının aldığı veya alması gereken tedbirlere göre elde edilmesi kuvvetle mümkün görülen kârı davacı tarafın zararı olarak kabul etmelidir. Mahkemece, davacının kaza dolayısıyla dava dışı Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta şirketi ile ibraname imzaladığı, bu ibraname ile sürücü ve işletenin de ibra edildiği gerekçesiyle kazanç kaybı talebi yönünden davalı araç sürücüsü müteveffa ... mirasçıları yönünden de davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamına sunulan 06/04/2015 tarihli "İbraname" başlıklı belgenin incelenmesinde, davacıya hasar bedelinin ödendiği ve hasar bedeli yönünden ibraname düzenlendiği, sigorta şirketinin sorumlu olduğu teminat kapsamında kalan zararlardan, sigorta şirketinin ibra edilmesi halinde, sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere işletenin de borcundan kurtulacağı, ancak davacı tarafından talep edilen ticari kazanç kaybı alacağının teminat kapsamında bulunmadığı, "kazanç kaybı(kar kaybı)" nedeniyle oluşan zarar sigorta teminatı kapsamında olmadığından, davacının sigorta şirketini ibra etmiş olması, sürücü ve işletenin sorumluluğunu sona erdirmeyeceğinden, bu hali ile "kazanç kaybına(kar kaybına)" yönelik bir ibranın sözkonusu olmadığı anlaşıldığından mahkemece esasa girilerek karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece alınan ... tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler incelenerek, dava konusu aracın 17.10.2014 – 30.11.2014 tarihleri arasındaki 45 günlük onarım süresinden önceki yıl aynı döneme göre ve sonraki yıl aynı döneme göre satış cirosunun düşmediği aksine artması nedeniyle, dava konusu olan kaza nedeniyle davacı şirketin kazanç kaybının oluşmadığı tespit edilerek ikame araç bedeli hesaplanmış olup bu hesap şekli kazanç kaybı(kâr kaybı) hesabına ilişkin yönteme uygun olmadığından Dairemizce bilirkişi raporu hatalı bulunmuştur. Kâr kaybı zararının sağlıklı bir biçimde hesaplanabilmesi için kaza öncesi yıllara ait gerçekleşen kâr durumunun belirlenmesi, bunun için de bilirkişi vasıtasıyla davacı tarafın ticari defterleri ile vergi kayıtlarının incelenmesi, kâr oranlarının, yıllar itibariyle elde edilen kârlarda artış olup olmadığının saptanması, daha sonra kâr artış ve azalışına göre kaza sonrasındaki dönemde davacı tarafın elde etmesi muhtemel kârlarının farazi olarak değerlendirilmesi ve sonuç olarak eldeki davada kazanç kaybının davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında ayrı bir klozla teminat altına alındığının iddia ve ispat edilmediği böylelikle bu zarardan sadece müteveffa ... mirasçıları gerçek kişilerin sorumlu olduğu dikkate alınarak muhtemel kâra hükmedilmesi gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, davacının talep ettiği kâr kaybı zararının hesaplanması için ... tarihli raporu düzenleyen bilirkişi heyetinden davacının ticari defterleri ve vergi kayıtları incelenerek, otobüsün çalıştırılmamasından kaynaklı amortisman, yakıt vb. giderler düşülerek otobüsün ortalama günlük net gelirinin ve buna göre çalışmamasından kaynaklı gerçek zararının(gelir kaybının) tespiti konusunda ek rapor alınmalıdır. Bununla beraber Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebileceği, Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu hususun ileri sürülebileceği bilinmektedir. Somut davada, davacı, araçta oluşan hasar dolayısıyla tazminat talep etmiş ise de davacıya ait ... plaka sayılı araçta oluşan hasar için dava dışı ZMM sigortacısı ... Sigorta tarafından davacıya 26.799,89 TL ödeme yapıldığı, davacının ZMMS sigorta şirketini, sigortalı araç işletenini ve sigortalı araç sürücüsünü tamamen iş bu hasardan mütevellit zimmetini kayıtsız şartsız ve rücuu kabil olmamak üzere 06/04/2015 tarihinde ibra ettiği, buna ilişkin ödeme dekontlarının bulunduğu, davacının da yapılan ödemeyi kabul ettiği, iş bu davanın 06/04/2018 tarihinde açıldığı, Karayolları Trafik Kanunun 111. maddesine göre ödeme yapıldıktan 2 yıl geçtikten sonra dava açılamayacağından davacının davalılardan talep etmiş olduğu hasar tazminatı talebinin hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi de yerinde görülmemiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; ceza dava dosyasında toplanan deliller, kaza tespit tutanağı ve yukarıda belirtilen kusur raporlarının da değerlendirilmesi suretiyle İTÜ öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden, kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderici mahiyette kazanın oluş anını ve şeklini değerlendiren, kusur durumunu netlikle belirleyen, ayrıntılı ve denetime elverişli nitelikte rapor alınması ve davacı aracının hasarlanması nedeniyle meydana gelen kazanç kaybı konusunda ek rapor alınması ve usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesinden ibarettir. Sonuç olarak yukarıda izah edilen sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.20/02/2026 ...