7. Hukuk Dairesi 2013/13443 E. , 2013/9990 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirtilen davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise davanın süresinde açılmadığını, iş sözleşmesinin h
**7. Hukuk Dairesi 2013/13443 E. , 2013/9990 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirtilen davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise davanın süresinde açılmadığını, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, süresi içinde açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir. İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar. Somut uyuşmazlıkta fesih bildiriminin davacıya ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmış ise hangi tarihte ulaştığı hususu çekişmelidir. Davalı işveren tarafından 06.01.2012 tarihinde işyeri adresine fesih bildiriminin gönderildiği, gönderilen bu bildirimin 09.01.2012 tarihinde daimi çalışan güvenlik görevlisine tebligat işleminin yapıldığı, davacının o gün öğlene kadar işyerinde çalışmakta olup öğleden sonra davacının mazeretli olarak işyerinden ayrıldığı, 09.01.2012 tarihinde işveren tarafından fesih bildiriminin bu kez davacının ikametgah adresine gönderildiği, davacının tanınmadığından bahisle 12.01.2012 tarihinde bila ikmal iade edilmiş olduğu, 12.01.2012 tarihinde ise davacı vekilinin işyerine gitmesi üzerine kendisine imza karşılığı fesih bildiriminin verilmiş olduğu olayda; davacının işyerine gönderilen fesih bildiriminin işverenin gözetim ve denetimi altında çalışan işçiye her zaman tebliğ edilmesi mümkün iken işyeri güvenlik görevlisine tebligatın yapılmış olmasının hakkın kötüye kullanımı olduğu, kaldı ki işverenin söz konusu tebligat işlemi ile yetinmeyerek bu kez de ikametgah adresine gönderdiği ve sonuçta davacı tarafın fesih bildirimini vekilin işyerine gitmesi sonucunda öğrendiği, öğrenme tarihinin de bu nedenle 12.01.2012 tarihi olduğu; davacının bu tarihten önce usulüne uygun şekilde yapılmış bir fesih bildirimi söz konusu olmadığı, 1 aylık sürenin dolduğu 12.02.2012 tarihinin Pazar gününe rastladığından takip eden ilk iş günü olan 13.02.2012 Pazartesi günü davanın açılmış olması karşısında yasal 1 aylık süre içerisinde açıldığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle mahkemece, davanın süresinde açılması nedeniyle iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli nedenle feshedilip edilmediği hususunda tüm deliller değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.