Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2008 -3-248 (İlk İnceleme) Karar Sayısı : 09-02/16-9 Karar Tarihi : 14.1.2009 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10 Üyeler : Tuncay SONGÖR, M.Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE B. RAPORTÖRLER: Zeynep MADAN , Neyzar MENTEŞOĞLU C. ŞİKAYET EDEN : Mehmet ŞAHAN [email protected] D. HAKKIN DA İNCELEME YAPILAN: 20 İzmir ve çevresinde faaliyet
Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2008 -3-248 (İlk İnceleme) Karar Sayısı : 09-02/16-9 Karar Tarihi : 14.1.2009 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10 Üyeler : Tuncay SONGÖR, M.Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE B. RAPORTÖRLER: Zeynep MADAN , Neyzar MENTEŞOĞLU C. ŞİKAYET EDEN : Mehmet ŞAHAN ***@***.*** D. HAKKIN DA İNCELEME YAPILAN: 20 İzmir ve çevresinde faaliyet gösteren kozmetik ürünleri dağıtım şirketleri E. DOSYA KONUSU: İzmir ve çevresindeki illerde faaliyet gösteren kozmetik ürünleri ana dağıtım şirketlerinin ve kozmetik firmalarının direkt temsilcilikl erinin satış destek amacıyla oluşturulmuş bütçelerini hizmet bedeli, fiyat farkı, yeni giriş bedeli gibi uygulamalar yoluyla kozmetik zincir mağazalarına kullandırdığı ancak diğer küçük satış noktalarının bu destekten yararlandırılmadıkları iddiası. 30 F. İD DİALARIN ÖZETİ: . Şikayet di lekçesinde özetle; İzmir ve çevresindeki illerde faaliyet gösteren kozmetik ürünleri ana dağıtım şirketlerinin ve kozmetik firmalarının direkt temsilciliklerinin satış destek amacıyla oluşturulmuş bütçelerini hizmet bedeli, fiyat farkı ve yeni giriş bedeli gibi uygulamalar yoluyla kozmetik zincir mağazalarına kullandırdığı ancak diğer küçük satış noktalarını bu destekten yararlandırmadıkları belirtilmiş ve şikâyetçi tarafından bu uygulamalar nedeniyle küçük satış noktalarının satış yapma olasılıklarının düştüğü ve piyasadan çekilmeleri sonucunun oluştuğu ifade edilmiş ve konu hakkında gereğinin yapılması talep edilmiştir. G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 17.12.2008 tarih ve 8191 sayı ile intikal 40 eden başvuru üzerine, 4054 say ılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun un 6. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 5.1.2009 tarih ve 2008 -3- 248/İİ-09-ZM sayılı İlk İnceleme Raporu 8.1.2009 tarih, REK.0.07.00.00 -110/5 sayılı Başkanlık Önergesi ile 09 -02 sayılı Kurul toplantı sında görüşülerek karara bağlanmıştır. H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; şikâyete konu uygulamaya ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmektedir. 09-02/16-9 2 I. İNCELEM E VE DEĞERLENDİRME 50 I.1. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme Şikâyete konu satış desteği yoluyla alıcılar arasında ayrımcılık yapıldığı iddiasına ilişkin olarak öncelikle belirtilmesi gereken husus, piyasa ekonomisi modelinde aslolanın teşebbüslerin kendi iradeleri ile davranma özgürlüğü olduğudur. Bu nedenle bir teşebbüsün ürünlerini hangi fiyattan ve hangi koşullarda satacağı konusunda serbest iradesi ile karar verme hakkına sahip olduğu kural olarak kabul edilmelidir. 4054 sayılı Kanun un 4. ve 6. maddelerinde iki farklı ana rekabet ihlali biçimi 60 düzenlenmiş tir. 4. maddede birden fazla sayıda teşebbüsün aralarında anlaşma, uyumlu eylem veya teşebbüs birliği kararı neticesinde rekabet ihlali gerçekleştirmeleri yasaklanmıştır. Teşebbüslerin tek tar aflı olarak gerçekleştirdikleri uygulamaları Kanun un 4. maddesi kapsamında ihlal olarak değerlendirmek mümkün değildir. Yapılan başvuruda iddia edilen uygulamanın teşebbüslerin kararı veya uyumlu eylemi yoluyla yapıldığına yönelik bir ifade bulunmamaktır. Dolayısıyla, kozmetik ürünleri dağıtımı yapan teşebbüslerin satış destek amacıyla oluşturulmuş bütçelerini hizmet bedeli, fiyat farkı, yeni giriş bedeli gibi uygulamalar yoluyla kozmetik zincir mağazalarına kullandırmalarının tek taraflı bir eylem olduğu ve bu nedenle mevcut haliyle Kanun un 4. maddesi kapsamında ihlal olarak değerlendirilemeyece ği kanaati 70 oluşmuştur. Diğer yandan, teşebbüslerin tek taraflı olarak gerçekleştirdikleri dolaylı ve dolaysız fiyat indirimleri 4054 sayılı Kanun un 6. maddesi kapsamında ele alınabilir. Kanun un 6. maddesi hâkim durumdaki bir teşebbüsün bu durumunu kötüye kullanmasını yasaklama ktadır. 4054 sayılı Kanun un 6. maddesinin (b) bendinde eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan ya da dolaylı olarak ayrımcılık yapılması kötüye kullanma olarak sayılmıştır. Ancak, bu tür bir değerlendirme yapabilmek için öncelikle ayrımcı uygulamayı yapan teşebbüsün ilgili pazarda hâkim durumda olması gerekmektedir. 80 Hâkim durumda olmayan teşebbüslerin ayrımcı uygulamalarını 4054 sayılı Kanun kapsamında kötüye kullanma olarak değerlendirme k mümkün değildir. Ayrıca, teşebbüs hâkim durumda olsa dahi müşterilerine farklı indirimlerde bulunmasının doğrudan kötüye kullanma olduğundan söz edilemez. Zira, hâkim durumdaki teşebbüsün muhataplarının eşit durumda olduklarının, eşdeğer işlemlerle eşit koşullardaki muhataplarına farklı fiyatlar uygulamakta olduğunun ve bu suretle müşteriler arasında farklılıklar yaratıldığının ispatlanması gerekmektedir. 4054 sayılı Kanun da hâkim durum Belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipler i ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve 90 dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü şeklinde tanımlanmaktadır. Hâkim durumun en önemli göstergesi teşebbüsün ilgili pazardaki payıdır ve çoğu durumda %40 ın alt ındaki pazar payları hâkim durum tespiti için yeterli olamamaktadır. İzmir çevresinde faaliyette bulunan kozmetik bayilerinin, kozmetik pazarında hâkim durumda olup olmadığının mevcut bilgiler çerçevesinde değerlendirmesini yapmak mümkün değildir. Ancak, kozmetik sektörünün genel yapısı dikkate alındığında, sektörün çeşitli segmentlerinde faaliyet gösteren pek çok firmanın olduğu ve sektörde 09-02/16-9 3 yoğun rekabet yaşandığı söylenebilir. Nitekim, 8.5.2008 tarih ve 08 -32/401 -136 sayılı 100 Kurul kararında da kozmetik s ektöründeki yıllık %15 -20 düzeyindeki büyüme eğiliminin ve pazara son üç yılda birçok yeni markanın girmiş olmasının pazarın henüz olgunluğa ulaşmamış, dinamik ve gelişen bir pazar olduğunu gösterdiği değerlendirmesi yapılmış ve pazarda markalararası rekab etin yoğun olduğu sonucuna varılmıştır. Teşebbüsün hâkim durumda olduğu tespiti yapılsa dahi, ayrımcı uygulamalardan bahsedebilmek için eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar öne sürülmesi gerekmektedir. Şikâ yetin konusu kozmetik ürünleri dağıtım şirketlerinin ve kozmetik firmalarının direkt temsilciliklerinin zincir mağazaları 110 satış destek amacıyla oluşturdukları bütçeden faydalandırmaları nedeniyle zincir mağazaların küçük satış noktaları karşısında maliyet avantajı elde ettikleri iddiasıdır. Zincir mağazalar, satış hacmi ve müşteri potansiyeli küçük satış noktalarından daha yüksek olan satış kanallarıdır. Dolayısıyla rekabet hukuku bağlamında yasak olan ayrımcı uygulamaların tespitinde aranan eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar öne sürülmesi şartını şikâyet konusu iddiada varsaymak mümkün değildir. Bununla birlikte söz konusu şartı sağlasa bile kozmetik firmalarının, pazarlama stratejilerinin bir parçası olar ak, satış destek uygulamalarını zincir mağazalar 120 özelinde yoğunlaştırmasının rasyonel bir firma davranışı olduğu ve pazardaki rekabeti engelleme ya da bozma gibi bir yönünün bulunmadığı kanaatine varılmıştır. J. SONUÇ Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, Başvuru konusu iddialara ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem yapılmasına gerek bulunmadığına , şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir. 130