Hukuk Genel Kurulu 2009/464 E. , 2009/454 K. "" MAHKEMESİ : Yargıtay 4.Hukuk Dairesi (İlk Derece) Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4.Hukuk Dairesince ; “Davacı vekili dava dilekçesinde, kamuoyunda Bilim Araştırma Vakfı (BAV) davası olarak bilinen ve birçok yetkisizlik ve görevsizlik karan sonucunda en son yargılamanın yapıldığı İstanbul 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/339 Esas sayılı dosyası ile devam ed…
**Hukuk Genel Kurulu 2009/464 E. , 2009/454 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Yargıtay 4.Hukuk Dairesi (İlk Derece) Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4.Hukuk Dairesince ; “Davacı vekili dava dilekçesinde, kamuoyunda Bilim Araştırma Vakfı (BAV) davası olarak bilinen ve birçok yetkisizlik ve görevsizlik karan sonucunda en son yargılamanın yapıldığı İstanbul 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/339 Esas sayılı dosyası ile devam edildiğini, davacının bu davanın sanıklarından, davalıların ise bu mahkemenin başkan ve üyeleri olduklarını, gerekçeli kararda gerçek dışı birtakım iddialara yer verildiğini, davacı ve arkadaşlarının “namazı 5 vakitten önce 3 vakte indirdikleri, daha sonra da 2 vakte indirip namazı bu şekilde kıldıkları “ iddia edildiğini, davacının ehl-i sünnet inancı doğrultusunda yaşamını sürdürdüğünü, yazdığı kitaplardan da bu inancı savunduğunun anlaşıldığını, işkence altında alınan ifadelerin sanki ispatlanmış gibi gerekçeli kararda yer aldığını belirterek davalıların HUMK’nun 573/1 ve 2 maddelerine uyan eylemleri nedeniyle her bir davalıdan 5.000 YTL (toplam 15.000) manevi tazminatın davalılardan tahsili isteminde bulunmuştur. Davalılardan Naşid Gürel ve ... vekilleri tarafından verilen cevap dilekçeleri ile davacı ve arkadaşlarının davalı hakimler hakkında 30 adet dava açtıklarını, baskı ve yıldırma politikası izlendiğini, davalılar hakkında hakaret içeren iddialarını hukuk camiasına yaydıkları gibi gazetelere ilanlar verildiğini, HUMK’un 573 ve devamı maddelerindeki şartların bulunmadığını, hukuka aykırı eylem olarak nitelendirilen hususların ceza davasında müştekilerin ifade tutanaklarından şahitlerin ifadelerinden ve dosyada mevcut delillerden tespit edilen hususlar olup davalıların şahsi görüşünü ifade etmediğini, davacı tarafından ileri sürülen nedenlerin temyiz nedeni olabileceğini, davanın duruşmaları ve kararlarının yasalara uygun bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Davalı ... vekili ise duruşmaya mesleki mazeret nedeniyle iştirak etmemiş ve davaya yazılı cevap da vermemiştir. Davacı ve davalılar vekili açılan davaların birleştirilmesini istemiş ise de davaların taraflarının aynı olmaması ve konularının farklı bulunması nedeniyle birleştirme isteği kabul edilmemiştir. Davacı vekili 20.01.2009 tarihli dilekçe ile davacının yargılamasının yapıldığı ceza davasında maruz kaldığı hukuka aykırılıkların tamamını bildirmeleri ve bu yönde davayı ıslah etmeleri için süre istemiş ise de HUMK’nun 575.maddesine göre hakimlerin görevleri nedeniyle haklarında açılan davalar için özel bir yöntem belirlenmiş olup şikayet nedeni olan dava tutanağı ile sübut delillerinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu bulunduğu, buna göre dava sebebinin sonradan ıslah dilekçesi ile genişletilmesi veya değiştirilmesi mümkün bulunmadığından davacı vekilinin istemi yerinde görülmemiştir.