6. Ceza Dairesi 2023/20531 E. , 2024/11997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/212E., 2023/206K. SUÇLAR : Yağma, konut dokunulmazlığının ihlali, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü. 1- Katılan sanık ... müdafiinin sanık ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Gerekçesine yönelik olmayan beraat
**6. Ceza Dairesi 2023/20531 E. , 2024/11997 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/212E., 2023/206K. SUÇLAR : Yağma, konut dokunulmazlığının ihlali, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü. 1- Katılan sanık ... müdafiinin sanık ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Gerekçesine yönelik olmayan beraat hükmünü temyiz etmekte sanığın hukuki yararı bulunmadığından müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE; 2- Katılan sanık ... ve mağdur sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin katılan sanık ... vekili ile mağdur Sanık ... ve katılan sanık ... müdafii tarafından temyizi nedeniyle yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre sanıklar ... ve ... müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 3- Katılan sanık ... ve mağdur sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan beraat hükümlerinin katılan sanık ... vekili tarafından; Katılan sanık ... ve mağdur sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin katılan sanık ... vekili ile mağdur sanık ... ve katılan sanık ... müdafii tarafından temyizi nedeniyle yapılan incelemede; [adres satırı maskelendi] Yağma suçunun gerçekleşmesi için bilerek ve isteyerek başkasına ait taşınır malın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148. maddesinde sayılan değerlere yönelen, cebir veya tehditle alınması şeklindeki genel kastın yanında ayrıca "faydalanmak amacıyla" yani "saik" veya diğer bir deyimle "özel kast" ile alınmasınında istenmesi gerekir. Yağmanın kanuni tanımında, kanun metninde manevi unsur olarak faydalanma maksadına yer verilmemekle birlikte suçla korunan hukuki değerden ve suçun ratio legis’inden hareket edildiğinde, yağma suçunda malın faydalanma maksadıyla alınması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Ayrıca mala zarar verme gibi diğer suçlarda ayrım bakımından da bu maksadın aranması gerekir. Diğer taraftan hırsızlık suçu yağmanın bir unsuru olduğuna göre hırsızlık suçunun haksızlık unsurlarını yağma bakımından da gerçekleşmesi gerekir. Ceza Genel Kurulunun 05.02.2013 gün ve 2012/6-1290 E, 2013/35 K; 12.02.2013 tarih ve 2012/6–1143 E, 2013/47 K; 05.07.2013 gün ve 1548-346 E-K sayılı; 25.02.2014 gün ve 678-98 E-K sayılı; 20.05.2014 gün ve 617-271 E-K sayılı; 18.11.2014 gün ve 810-501 E-K sayılı; 29.03.2016 tarih ve 2015/13-280 E, 2016/147 K; 26.01.2016 tarihli, 2015/6-709 E, 2016/33 K sayılı, kararları da aynı yöndedir ve özetle yağmada "faydalanma kastının" bir unsur olarak aranması gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Hırsızlık suçu açısından aranan faydalanmak maksadının burada da bulunması gerekir. Hırsızlık suçundan farklı olarak, kast aynı zamanda cebir veya tehdit kullanmaya da yönelik olmalıdır. Yargıtayın yerleşik içtihatlarıda bu yöndedir. Mesela 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun döneminde 6. Ceza Dairesinin 1982/923 E. 1982/8767 K. sayılı ilamlarında; “...yağma suçunun oluşması için failin zorla aldığı malı sahiplenme veya ondan yararlanma iradesini taşıması gerekir...” şeklinde açıkça göstermiştir. CGK 1999/7 E,1999/20 K sayılı ilamında özetle; menkul malın faydalanmak kastı ile cebir, şiddet kullanılıp alınmasıyla bu suç oluşur denmiştir. CGK 26/11/2002 tarih ve 2002/271 E, 2002/404 K sayılı ilamlarında yağma suçunun unsurlarını malın “taşınır mal olması”, “mal sahibinin rızasının bulunmaması (cebir, tehdit)”, “malın alınması “ ve “faydalanma kastının varlığını “ yağma suçunun ögeleri olarak belirtmiştir. CGK 2015/709 E. 2016/33;"... Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır..." Mesela; Dairemizin 2015/1001 E, 2015/40834 K sayılı kararında, ''sanık M.'nin işvereni olduğu katılan M. ve onun kardeşi katılan K.'ye, daha önceki bir tarihte 250 TL borç para verdiğinin sabit olduğu, ancak belli bir vadeye bağlanmayan borcunu da ödemeyen katılan M.'nin, çevreye olan borçları hususunda doğruyu söylememesi nedeniyle sanık ile arasının açıldığı, olay günü de bir mazeret göstermeden işyerine gelmeyen katılana kendi cep telefonundan ulaşamayan sanık M.'nin, önce katılan K. ile buluştuğu, K.'nin de ağabeyi olan M.'nin evde olabileceğini söylemesi üzerine birlikte katılanların evlerine doğru yürüdükleri sırada, K.'nin cep telefonundan gizlice mesaj çekip katılan M.'yi uyardığını gören sanık M.'nin, katılan K.'nin elinden telefonu çekip aldığı, katılan telefonunu geri istemesine karşın vermediği, sanığın kendi numarasını görüp açmayan M.'yi kardeşi K.'nin telefonundan arayıp ona ulaşmak istediği, K.'e ait olan telefonla arayan sanığın katılan M.'ye ulaştığı, daha sonra şikayet üzerine yakalanan sanığın telefonu çalışanları aracılığıyla kolluk kuvvetlerine teslim ettiği olayda, olay anındaki tüm koşullar ile sanığın sarf ettiği sözcükler ve/veya hareketler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, suç tarihinden önce ekonomik olarak geliri bulunan ve sabıkasız olan sanığın yanında ücretli çalıştırdığı katılan M.'nin kardeşi olan mağduru hiçbir şey söylemeden mesaj çekmesini engellemek ve katılan M.'ye ulaşmak için elindeki telefonu çekip almak eylemlerinin, yağma kastı ile yapıldığını gösteren deliller karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, suçun hukuki vasfında yanılgı ile yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde uygulama yapılması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiş, aynı doğrultuda CGK 2015/6-709 E, 2016/33 K sayılı kararında ise ".... Sanık Y.A. hakkında yağma ve silahla tehdit suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda silahla tehdit suçundan yağma suçunun unsuru olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, yağma suçundan ise 5237 sayılı TCK'nun 149/1-a-d, 168/1-3, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, D. Ağır Ceza Mahkemesince verilen.... hükmün Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince ... onanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise ...Sanığın telefonunun arama listelerini kontrol ederek mağdurenin telefonda görüştüğü numaraları tespit etmek amacıyla aldığı sabittir. Olayın bu oluş şekline, taraflar arasındaki ilişkiye göre, telefonu satmak ya da kullanmak maksadıyla aldığını kabul etmek mümkün değildir. Dolayısıyla yağma suçunun manevi unsuru oluşmamıştır Sanığın eylemini mevcut haliyle konut dokunulmazlığını ihlal, silahla tehdit ve silahla kasten yaralama suçu olarak değerlendirilmesi yerine yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmü usul ve yasaya aykırıdır" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. .... 19.02.2010 günü mağdurenin evine giden sanığın, mağdurenin kapıyı açması üzerine içeriye girdiği, mağdureye “evde kim var lan orospu, öldüreceğim seni” dedikten sonra silahını çıkarıp mağdureye doğrulttuğu, silahın kabzasıyla vurduğu, mağdurenin elinde bulunan cep telefonunu alarak açmaya çalıştığı sırada mağdurenin evden kaçarak olayı polise bildirdiği ... GSM şirketleriyle yapılan yazışmalardan, mağdureye ait telefonun olay tarihinden mağdureye iade edildiği tarihe kadar kullanılmadığının anlaşıldığı... .... Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda “gasp” olarak adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilave unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır... Sanığın olay tarihinde, iki yıldır birlikte olduğu mağdurenin başka bir kişiyle ilişkisi olduğunu düşünerek evine gidip yanında bulunan silahı mağdureye doğrultarak tehdit ettiği, silahın kabzasıyla mağdureye vurduğu, mağdurenin elinde bulunan telefonu arama kayıtlarına bakmak amacıyla zorla aldıktan yaklaşık 20 gün sonra iade ettiği olayda, olay yerine gelen sanığın mağdureye “evde kim var orospu” demesi, telefonu arama kayıtlarına bakmak için alması, kullanmadan mağdureye iade etmesi gözetildiğinde, ekonomik durumu iyi olan ve yaklaşık bir yıldır mağdureyle birlikte olan sanığın, mağdurenin başka bir kişiyle ilişkisi olup olmadığını öğrenmek için telefonunu aldığı anlaşılmakta olup sanığın faydalanmak amacıyla telefonu aldığı sabit olmadığından, üzerine atılı yağma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı, ancak sanığın mağdura karşı gerçekleştirdiği eylemlerin silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturabileceğinin kabulü gerekmektedir.... Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE... Yargıtay 6. Ceza Dairesinin... onama kararının KALDIRILMASINA... D....Ağır Ceza Mahkemesinin ... hükmünün, sanığa atılı eylemin nitelendirilmesinde hataya düşülmesi isabetsizliğinden ....BOZULMASINA...” şeklinde karar vermiştir. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin faydalanma kastına dair benzer nitelikteki kararları da göz önünde bulundurulduğunda, katılan ...'ün, sanıklar ... ve ... amcası olduğu, miras anlaşmazlığı nedeniyle aralarında husumet bulunduğu, suç tarihinde katılan sanık ...'ün, Karacasu ilçe merkezindeki kahvehanede bulunduğu esnada, katılan sanık ... ve mağdur sanık ...'ün araçla birçok kez kahvehanenin önünden geçtikleri ve sonrasında katılan sanık ...'ün ikamet ettiği ... Apartmanı'na gelerek içeri girdikleri, saat 01.00 sıralarında katılan sanık ...'ün kendi ikamet ettiği ... Apartmanı'na gittiği ve apartmanın kapısından içeriye girdiği, içeride katılan sanık ... ve mağdur sanık ...'ün olduğunu fark etmesi üzerine, cep telefonuyla hemen oğlu olan ...'ü arayarak ona hemen eve gelmesini söyleyip cep telefonunu kapattığı, devamla apartmanın içerisinden bahçeye çıktığı, apartmanın bahçesinde iken katılan sanık ...'ün, yumruğuyla katılan sanık ...'ün başına vurduğu, katılan sanık ...'ün de yere düştüğü, yerde iken katılan sanık ... ve mağdur sanık ...'ün, katılan sanık ...'e yumruk ve tekmelerle vurdukları ve darp esnasında katılan sanık ...'ün başının ... Apartmanı'nın bahçe duvarındaki demir korkuluklara çarptığı, katılan sanık ...'ün katılan sanık ...'ün katılan sanık ...'ün telefonunu aldığı, kollukta yapılan üst araması sırasında amcası olan katılana ait olduğunun belirterek teslim ettiğinin anlaşıldığı, ancak sanıkların katılana ait cep telefonunu katılanın başkalarını aramasına engel olmak amacıyla aldıklarının mahkemece kabulü karşısında; sanıklar hakkında yağma suçunda özel kast olan faydalanma kastının bulunmaması nedeniyle beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, b.Kabule göre de;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/6-209 Esas, 2020/277 Karar sayılı ilamında da "baştan beri yağma kastıyla hareket ederek mağdureyi arabanın anahtarını vermeye mecbur bırakmak için yaraladığından bahsedilemeyecek olan sanığın, mağdure ile yaşadıkları tartışma sonucu onu yaraladığının, bu olayın vermiş olduğu sinirle de mağdureye ait arabanın anahtarını masanın üzerinden alıp bu araba ile olay mahallinden ayrıldığının, bu nedenle mağdureye yönelik gerçekleştirdiği kasten yaralama eylemi ile arabanın anahtarının alınması arasında illiyet bağı bulunmadığının ve sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendindeki nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu" yönündeki kararı da göz önünde bulundurulduğunda; Katılanın aşamalarda alınan beyanlarında, olay günü oturduğu apartmanın kapısından içeriye girdiği esnada apartman boşluğunda birilerinin olduğunu farkettiğini ve hemen oğlunu arayarak eve gelmesini söylediğünü ve telefonu kapattığını, bu esnada sanıkların gelerek kendisini darp etmeye başladıklarını, aldığı darbeler neticesinde yere düştüğünü, darp esnasında sanıkların "sen oğlunu ararsın ha, seni de onu da kefene koyacağız" dediklerini, sonrasında olay yerine polislerin geldiğini, sanıkları üstünden aldıklarını, bu esnada telefonunun olmadığını hastaneye sevk edilirken fark ettiğini belirtmesi ve sanık ...'nün de aşamalarda cep telefonunu kavganın gerçekleştiği yerde bularak aldığını ileri sürmesi karşısında; cep telefonunun katılanın cebinden zor kullanmak suretiyle alındığına ilişkin somut delil bulunmadığı, kasten yaralama eylemi ile cep telefonunun alınması arasında illiyet bağı olmadığı ve sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendindeki nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, c.Nitelikli yağma suçunun konutta işlendiği kabul edilmesine karşın, nitelikli yağma suçunun unsuru nedeniyle ayrıca suç oluşturmayacağı gözetilmeksizin, konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulmasına yer olamadığına dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafi ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak oy birliği ile BOZULMASINA, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.