11. Hukuk Dairesi 2023/5594 E. , 2024/3355 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/268 Esas, 2023/365 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekç…
**11. Hukuk Dairesi 2023/5594 E. , 2024/3355 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/268 Esas, 2023/365 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının cari hesap ilişkisi içinde davacıdan mal aldığını ancak 73.879,87 TL bakiye borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu daha sonra eldeki alacak davasının açılması gerektiğini ileri sürerek davalının anılan takipte ödeme emrinin tebliğiyle temerrüde düştüğü gerekçesiyle 73.879,87 TL alacağın ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 09.05.2011'den itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının cari hesaptan dolayı davacıya borcu kalmadığını, buna ilişkin yapılmış protokol bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Mahkemece Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 25.01.2016 tarih ve 2015/8935 E., 2016/780 K. sayılı Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 25.06.2019 tarih, 2017/40 E. ve 2019/318 K. sayılı kararı ile Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu alacağın davacı tarafça satılıp teslim edilen mal bedellerine ilişkin olduğu, davacı tarafın irsaliyeli faturalarını ibraz ettiği, faturaların üzerinde davalı şirket adına malların davalı tarafından teslim alındığı, faturalara ilişkin sevk irsaliyelerinin birbiriyle uyumlu olduğu, sevk irsaliyelerinin tamamında davalının kaşe ve imzalarına yer verildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili vekillerince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 17.03.2021 tarih, 2020/3831 E. ve 2021/2555 K. sayılı kararıyla; "Mahkemece uyuşmazlık konusu faturalardan ve irsaliyelerden kaynaklanan alacağın tamamı kabul edilmiş ise de, davalının bir kısım irsaliyelerdeki imzaları inkar ettiği görülmektedir. Ne var ki davalı kabulünde olan ...’ya atfen atılan imzalarında şeklen birbirine benzemediği görülmekle Mahkemece, davalının kabul kapsamında kalmayan irsaliyelerdeki imzaların davalı el ürünü olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Bu durumda Mahkemece, davalının huzurda imza örnekleri alınarak irsaliye tarihlerine yakın öncesi ve sonrasını içeren emsal belge asıllarının getirtilmesi ayrıca özellikle davalı kabulünde olan irsaliyedeki imzalarında karşılaştırılarak birbirine benzemesi veya eli ürünü olması halinde davanın kabulüne karar verilmesi gerekmekteyken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerekmiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının defterinde yer alan cari hesap ekstresinde de görülebilen satış fatura suretlerinin sunulduğu, faturalara ilişkin sevk irsaliyelerinin birbiriyle uyumlu olduğu, sevk irsaliyelerinin Adli Tıp Kurumu rarporunda inceleme konusu 549866 sıra no.lu sevk irsaliyesinde sağ altta müşteri bölümünde atılı imza ile ...'nın mevcut mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu imzaların basit tersimli olması nedeniyle ...'nın eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediğinin, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu 549403, 549404, 548702, 548703, 548704, 547947, 547948, 547546, 547547, 547548, 547170 ve 547171 sıra no.lu sevk irsaliyelerinde sağ altta müşteri bölümünde atılı imzalar ile ...'nın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğinin, inceleme konusu 545298 ve 545299 sıra no.lu sevk irsaliyelerinde sağ altta müşteri bölümünde atılı karbon nüsha imzalar ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ...'nın eli ürünü olduğunun, inceleme konusu diğer 11 adet sevk irsaliyelerinde sağ altta müşteri bölümlerinde atılı imzalar ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'nın eli ürünü olduğunun bildirildiği dikkate alınarak, inceleme konusu 549403, 549404, 548702, 548703, 548704, 547947, 547948, 547546, 547547, 547548, 547170 ve 547171 sıra no.lu sevk irsaliyelerindeki imzaların davalıya ait olmadığı ve davalının borcu bulunmadığı kanaati ile bu miktarların basit matematiksel işlem ile düşülerek diğer fatura ve irsaliyesinde davalının kaşe ve imzalarına yer verildiği, davacının toplam 73.879,87 TL bakiye alacağı olduğu sonuç ve kanısına varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 73.879,87 TL alacağın 16.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece usule aykırı şekilde sözlü yargılama günü taraflarına tayin edilmeden ve duruşmanın bekletilmesi ile e-duruşma yapılması talepleri dikkate alınmadan karar verildiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının alacağının tanımlarken belirttiği ve müvekkilinin itirazı üzerine duran icra takibinin dayanağının "31.12.2020 tarihli cari hesap ekstresi ve 984846,984845,985290 numaralı faturalar ile ilgili tesis edilen 549404,549403,549866 numaralı sevk irsaliyelerinden kaynaklı bakiye borç" olarak gösterildiğini, eldeki davanın esasını işbu fatura ve irsaliyelerin oluşturduğunu, Mahkemece yapılan değerlendirmede müvekkilin 549404, 549403 numaralı sevk irsaliyelerinden kaynaklanan bir borcu bulunmadığı kanaatine varıldığını, 04.05.2023 tarihli bilirkişi raporunun dava konusu faturalar ve sevk irsaliyelerinin incelendiğini ve yapılan değerlendirmede sevk irsaliyelerindeki imzalar ile davalı müvekkilin mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğini, alacak davasına konu edilen fatura ve irsaliyelere müvekkilin defter kayıtlarında da rastlanamadığını, davacının defterindeki kayıtların tek başına mal teslimini ispata yeterli sayılamayacağını; 549866 numaralı sevk irsaliyesi bakımından 04.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu imzaların basit tersimli olması nedeniyle müvekkilinin eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediğini, bu sevk irsaliyesi malların da tesliminin ispatlanamadığını, müvekkilin dava konusu cari hesap ekstresi, faturalar ve sevk irsaliyelerine ilişkin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, Mahkemece gerekli araştırma yapılmadığını, dosyaya sunulmuş olan ve davacı temsilcisi olarak A. Bari Arca'nın imzaladığı protokolden de açıkça anlaşılacağından taraflar arasında herhangi bir alacak ve borç ilişkisi kalmadığını, davacının defterindeki kayıtlar tek başına mal teslimini ispata yeterli sayılamayacağını, mevcut bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, dava konusu borcun dayanağı olduğu iddia edilen 984845 no.lu fatura ile ilgili herhangi bir tespit ve değerlendirmenin de söz konusu olmadığını, bilirkişi raporunda dava konusu faturalar ve sevk irsaliyeleri incelendiğinde sevk irsaliyelerindeki imzalar ile müvekkilinin mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğini, müvekkilin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davanın ispat edilemediğini, ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalıdan cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) Kanun'un 19 uncu maddesi ile 182 nci ve devamı hükümleri 3. Değerlendirme Dava ticari ilişkiden doğan alacak istemine ilişkin olup; davacı, davalıyla aralarındaki ticari ilişkiden doğan bakiye cari hesap alacağının ödenmediğini ileri sürerek, aralarındaki tüm ticari ilişkiye dair faturalarla birlikte ilgili sevk irsaliyelerini de dosyaya sunmuş, kendi ticari defter kayıtlarında davalıya 330.563,10 TL'lik mal satıp teslim ettiği ancak bunun 256.684,87 TL'lik kısmının ödendiğinin kayıtlı olduğu bilirkişiler eliyle tespit edilmiştir. Davalı ise satın aldığı tüm malların bedelini ödediğini savunmuş, ticari defter kayıtlarında ise davacıdan 296.523,95 TL'lik mal satın aldığının ve bunların tamamının bedelinin ödediğinin anlaşıldığı bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Bunun yanında davalı taraf davacının sunduğu sevk irsaliyelerinin bazılarındaki imzaların kendisine ait olmadığını, eş anlatımla bu irsaliyelerdeki malları teslim almadığını da savunmuştur. Mahkemece verilen ikinci karar Dairemizce, malların tesliminin davacı tarafından, teslim edilen malların bedellerinin ödendiğinin ise davalı tarafından ispatlanması gerekliliği gözetilerek, davalının bazı sevk irsaliyelerindeki imzaların kendisine ait olmadığı iddiası üzerinde durulup gerekli inceleme yapıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere bozulmuş; Mahkemece bozma ilamına uyularak sevk irsaliyeleri üzerinde Adli Tıp Kurumu vasıtasıyla imza incelemesi yaptırılmıştır. Alınan raporda sevk irsaliyelerindeki imzalardan bazılarının davalıya ait olduğu, bazılarının davalıya ait olmasının kuvvetle muhtemel olduğu, bazılarının davalının imzasına benzer olsa da tam tespit edilemediği ve bazılarının ise davalıya ait olmadığı belirtilmiş, Mahkemece verilen son kararda anılan rapor özetlendikten sonra yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Adli Tıp Kurumu raporunda bir kısım irsaliyelerdeki imzaların davalıya aidiyeti, bir kısmının davalıya ait olmadığı, bir kısmının benzerse de tam tespit edilemediği, bir kısmının ise tam tespit edilememekle kuvvetle muhtemel davalıya ait olabileceği belirtilmişse de, anılan bu son kısım irsaliyelere ait faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun önceki bilirkişi raporlarında belirlenmiş olduğu da gözetilerek; Mahkemece gerekirse alanında uzman mali müşavir bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle, davacı tarafından teslim edilen malların, faturası davalı defterinde kayıtlı olan mallar ve davalı defterinde kayıtlı olmayıp da alınan rapora göre üzerindeki imza davalıya ait olduğu anlaşılan veya imzası benzer bulunan sevk irsaliyeleri ile bunların sunulan ilgili faturaları üzerinde tek tek inceleme yapılmak suretiyle belirlenmesi, akabinde davacının alacaklı olduğu miktarın ve davalı yanca yapılan ödemelerin taraf defter ve kayıtları da gözetilerek denetime elverişli şekilde net biçimde ortaya konulması gerekmesine rağmen yazılı gerekçeyle denetime elverişsiz şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple; Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.