11. Hukuk Dairesi 2022/4308 E. , 2024/2728 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2078 Esas, 2021/1435 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1220 E., 2018/1247 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahk…
**11. Hukuk Dairesi 2022/4308 E. , 2024/2728 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2078 Esas, 2021/1435 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1220 E., 2018/1247 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 19.11.2015 tarihli maden sahası devri sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye istinaden 520.000,00 TL bedelle maden sahasının davalıya teslim edildiğini, devir hususunda MİGEM'e davacının başvuru yaptığı ve bakan onayı beklediğini davalıya açıkladığı, ancak davalının davacıdan almış olduğu teminat senedini icraya koyduğu ve davacıya ait gayrimenkullere haciz işlemi yapıldığını ileri sürerek sözleşmeye istinaden davalı şirkete verilen 19.11.2015 düzenleme 06.04.2016 vade tarihli teminat senedi nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının sözleşme konusu maden sahasını zamanında teslim etmediğini bu nedenle müvekkili davalı şirketin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereği sözleşmeden döndüğünü ve yine 125 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği müvekkilinin davalı şirket olarak tüm ifa ettiklerini davacıdan geri istediğini ve gördüğü tüm zararları davacıya rücu edeceğini davacıya ihbar ve ihtar ettiğini ve davacı vekilinin dava dilekçesinde iddialarının hukuki mesnedi bulunmadığı gibi objektif değerlendirmeden uzak, tamamen sübjektif ve gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI