11. Hukuk Dairesi 2025/3944 E. , 2026/685 K. "" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/800 Esas, 2025/938 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/251 E., 2025/310 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ta…
11. Hukuk Dairesi 2025/3944 E. , 2026/685 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/800 Esas, 2025/938 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/251 E., 2025/310 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı...'nin Kırgızistan'a sattığı emtialarını, nakliyat sigorta sefer poliçesi ile sigortaladıklarını, dava dışı satıc...İç Mim. ve End. Taş. San. ve Tic. A.Ş.'den sigortalının satın aldığı malların davalı tarafından nakliyesinin üstlenildiğini, teslim sırasında 8 adet cam emtiasının kısık ve hasarlı olduğunun tespit edildiğini, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini, bu nedenle hasarın giderilmesinden davalının sorumlu olacağını, sigortalılarına ödedikleri tazminat bedelinin davalıdan tahsili için başlattıkları icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı defilerinin söz konusu olduğunu, hasar tutanağının 05.07.2022 tarihini içerdiğini, müvekkili taşıyıcıya 19.07.2023 tarihinde hasar ihbarı yapıldığını, bu kapsamda bir yıllık süre içerisinde yapılmayan hasar ihbarına dayalı olarak talepte bulunulamayacağını, taşıma sırasında bir kazanın meydana gelmediğini, hasarın neden oluştuğunun belirlenmesi gerektiğini, hasarın yüklemeden kaynaklı olabileceğini, yükleme sorumluluğunun dava dışı gönderici şirkete ait olduğunu, ambalajın da yetersiz olması nedeniyle sorumluluğun yine gönderici üzerinde kalacağını, hasar tutanağında sürücü imzasının bulunmadığını, tutanağı kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayda kısmi hasarın söz konusu olduğu, zamanaşımı defi kapsamında, Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için mukavele sözleşmesi'nin 32. maddesi çerçevesinde zamanaşımı süresinin teslim tarihi olan 24.05.2022 tarihinden itibaren başlayacağı, bir yıllık zamanaşımı süresinin 05.07.2023 tarihinde dolacağı, dava konusu alacağa ilişkin icra takibinin 05.02.2024 yılında başlatıldığı, davanın bu tarih sonrasında açıldığı anlaşılmakla, zamanaşımı defiinin yerinde olduğu, davacı, hasarın davalının ağır kusuru ve pervasızca hareketinden kaynaklandığını iddia etmişse de, bilirkişi raporu ile bu yönde bir tespitin yapılamadığı, hasarın meydana gelmesinde davalı sorumluluğunun emtiaya nezaret yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden kaynaklandığı, dava dilekçesi ile de ağır kusur veya pervasızca hareketin zararı doğurduğu yönünde bir iddianın ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taşıma sırasında hasarlanan cam emtiası için sigortalıya ödenen bedelin davalı taşıyıcıdan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.