T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/943 Esas KARAR NO:2026/183 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2021/229 Esas- 2022/835 Karar TARİH:20/12/2022 DAVA :İstirdat KARAR TARİHİ:29/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelend…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/943 Esas KARAR NO:2026/183 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2021/229 Esas- 2022/835 Karar TARİH:20/12/2022 DAVA :İstirdat KARAR TARİHİ:29/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının gerçek hamili olduğu ... Bankası ... Şubesine ait 31.05.2016 keşide tarihli, ... nolu, 15.000,00 TL bedelli, keşideci ... olan çekin, davacının işyerinde olmadığı 17.01.2016 gecesinde, işyerinin demir kapı ve çelik kasalarının kırılması neticesinde, diğer birçok çekle birlikte çalındığını, bu olayla ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/7756 ve 2016/50511 soruşturma sayılı dosyalarında soruşturmaların devam ettiğini, davacının dava konusu çeklerin iptali için Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/73 Esas sayılı dosyasında dava açtığını, mahkemesince çek için tedbiren ödeme yasağı konulduğunu, ... Bankası ... Şubesi tarafından dava konusu çek ile ilgili olarak Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/73 esas sayılı dosyasına gönderilen 27.10.2016 tarihli cevabi yazıda ilgili çekin davalı ... tarafından ibraz edildiğinin bildirildiğini, çek fotokopisinin gönderildiğini, dava konusu çekteki imzanın, davacının eli ürünü olmadığını, kaşenin de sahte üretildiğini, davacının çeki haklı iktisabından sonra ciro etmediğini, kimseye devretmediğini, kendi iktisabından sonraki cirantalarla arasında ne ticari ne de hukuki hiçbir ilişki bulunmadığını, davalı tarafından çek bedelinin tahsili durumunda davacının telafisi mümkün olmayan zararının söz konusu olacağını beyanla ... Bankası ... Şubesine ait 31.05.2016 keşide tarihli, ... nolu, 15.000,00TL bedelli, keşidecisi ... olan çekin davalıdan istirdadına yargılama giderinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, davacının sahte ciro ve imza itirazına esas olmak üzere, dava konusu çek üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması amacı ile çek hesabının bulunduğu ... Genel Müdürlüğü'nün çekin iptali davası dosyasına sunduğu 27.10.2016 tarihli yazı cevabına göre dava konusu çeki elinde bulundurduğu anlaşılan davalıya, 6100 sayılı HMK'nın 219 maddesi uyarınca dava konusu çeki dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilerek kesin sürenin sonuçlarını içerir davetiyenin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, çekteki ciro imzasının sahte olduğuna dair iddianın mutlak defi niteliğinde olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği, verilen makul ve kesin süreye rağmen dava konusu çeki elinde bulunduran davalının çeki dosyaya sunmadığı, imza inkarına karşı iyiniyet savunmasının dinlenilmeyeceği, HMK madde 220 gereği yapılan ihtarata rağmen çek aslı ibraz edilmediğinden çek üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunun ispat edilemediği ve çekin bu sebeple istirdadının gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Her ne kadar söz konusu çekin davalıda olduğu iddia edilmiş ise de, bu hususunun gerçek olmadığı, davalının söz konusu çeki bankaya götürdüğü ancak çekin karşılıksız çıkması sebebiyle kendisine en son ciro eden ... A.Ş'ye teslim ettiği, bu nedenle şu anda söz konusu çekin davalının elinde bulunmadığı, anılan şirkette olduğu, bu doğrultuda verilen kararın da hatalı olduğu, ayrıca mahkemece davalıya sadece bir defa tebligat çıkarıldığı ancak çıkarılan tebligatta herhangi bir kesin süreden bahsedilmediği, bu nedenle de söz konusu tebligata da itiraz ettikleri, çekin istirdatı isteminin kabul edilebilmesi için çekin davacının kendi rızası hilafına elinden çıkmış olmasının yanında davalının da çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak edinmiş olmasının gerektiği, ancak huzurdaki dosyada bu ciro silsilesine bağlı olarak çeki temin eden davalının herhangi bir ağır kusur veya kötüniyeti tespit edilemediği gibi bu hususta bir inceleme dahi yapılmadığı, kaldı ki yine aynı mahkemede görülen ve aynı davacı tarafından açılan 2016/706 E. 2021/1020 K. Sayılı dosyada aynı taleplerle istirdat talep edildiği ve bu dosyada davanın reddine karar verildiği, huzurdaki davanın da aynı nitelikteki çeklerden kaynaklanması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, TTK'nın 792. maddesi kapsamında çek istirdadı talebine ilişkindir.6102 Sayılı TTK'nın 792. maddesi uyarınca; çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Anılan yasal düzenlemeye göre; çek istirdadı davasında davacı istirdadını talep ettiği çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, çekin elinden rızası hilafına çıktığını ve çeki eline geçirmiş bulunan yeni hamilin çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatla yükümlüdür. Kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gereği hamilin çeki edinme nedenini açıklama ve ispat etme mecburiyeti bulunmamaktadır.TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça "emre yazılı" kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir.Somut olayda; davacının ... Bankası ... Şubesi'ne ait 31/05/2016 tarihli, ... seri numaralı,15.000 TL bedelli, keşidecisi ... olan çekin kendi zilyetliğinde iken çalındığını, kendisi adına atılan cironun sahte olduğunu, kendisinden sonra cirosu olan kişilerle arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını ve davalının çekin yetkili hamili olmadığını iddia ederek çekin istirdadını talep ettiği, dava dilekçesinde çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin bir talebin bulunmadığı, çekte ilk cironun davacıya, sonraki ciroların sırasıyla ..., ..., ..., ..., ... A.Ş.'ye ait olduğu, çekin davalı tarafından 07/06/2016 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve kısmen karşılıksız çıktığı, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen ödeme yasağı kararı kapsamında davalıya herhangi bir ödeme yapılmadığı ve çekin davalıya iade edildiği, bu hususun Mahkemenin gerekçeli kararında belirtildiği üzere banka yazı cevabı ile sabit olduğu, yargılama aşamasında davalı tarafça çekin kendisi tarafından bir önceki cirantaya iade edildiğine dair bir savunmanın ileri sürülmediği, bu itibarla Mahkemece davalı tarafa çekin ibrazı için süre verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı ancak davanın çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin bir dava olmadığı ve TTK'nın 790. maddesi uyarınca davalının yetkili hamil olduğu çekteki müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığından, yani ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığından, davacının çekte kendisi adına atılan ciro imzası ve kaşesinin sahte olduğuna dair iddiasının bu davada dinlenemeyeceği, davacı tarafça iddia ve ispat edilmesi gereken ve Mahkemece değerlendirilecek hususların yukarıda açıklandığı üzere, davacının çekin yetkili ve meşru hamili olup olmadığı, çekin elinden rızası hilafına çıkıp çıkmadığı ve çeki eline geçirmiş bulunan davalının çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olup olmadığı olduğudur. Bu itibarla Mahkemece davanın niteliğinde hataya düşülmek suretiyle davacının çekte yer alan ciro imzası yönünden imza incelemesi yapılmasına karar verilek, davalıya çek aslının ibrazı için süre verilmesi ve çek aslının ibraz edilmemesi nedeniyle davacının imzasının sahte olduğunun kabulü ile bu hususun mutlak defi olarak davalıya karşı ileri sürülebileceğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesi dosya kapsamına, usul ve yasaya aykırı olmuştur. Verilen karar HMK'nın 297. maddesine uygun ve Dairemizce incelenebilecek bir karar değildir.Buna göre Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre öncelikle çekin davalıda olup olmadığının araştırılması ve davalıda ise, davacı delilleri ile dosya kapsamına göre TTK'nın 792. maddesinde yer alan koşulların bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi, çekin davalıda olmadığının anlaşılması halinde ise davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların mevcut durumu gözetilerek işlem yapılması gerektiğinden davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2022 tarihli, 2021/229 Esas ve 2022/835 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.