Hukuk Genel Kurulu 2015/3339 E. , 2019/542 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Kayseri 2. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 10.06.2014 tarihli ve 2012/605 E., 2014/337 K. sayılı kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 19.12.2014 tarihli ve 2014/22349 E., 2014/27244 K. sayılı kararı ile; “...1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekt…
**Hukuk Genel Kurulu 2015/3339 E. , 2019/542 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Kayseri 2. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 10.06.2014 tarihli ve 2012/605 E., 2014/337 K. sayılı kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 19.12.2014 tarihli ve 2014/22349 E., 2014/27244 K. sayılı kararı ile; “...1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı ve davalılar vekillerinin, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-) Somut uyuşmazlıkta; davacı, davalı işverene ait işyerinde 01.03.2004-16.11.2011 döneminde (2004 yılı 12. ay ve 2005 yılı 1-2. aylar hariç) hizmet akdine dayalı olarak gerçekleşen ve Kuruma bildirilmeyen çalışma süreleri ile düşük ödenen primlerin tespitine karar verilmesini istemiş; Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının 02.02.2005-28.02.2007 tarihleri arasında davalı işyerinde asgari ücretin 1,3 katı ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79. ve 5510 sayılı Kanunun 86. maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.