İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı alacaklı banka ile dava dış…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/928 KARAR NO : 2025/2047 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/01/2022 NUMARASI : 2019/918 Esas - 2022/33 Karar DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı alacaklı banka ile dava dışı borçlu ... .A.Ş. lehine 16.05.2017 tarihinde 1.500.000,00 TL limitli kredi açılması için anlaşmaya varıldığını, GKS imzalandığı, davalılardan ... ve ...'nın bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, dava dışı borçlu ... A.Ş.'nin İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/877 E sayılı dosyası ile devam eden konkordato davasında bir yıl kesin mühlet verildiğini, borçlular süresinde ödeme gerçekleştirmediğinden müvekkili banka tarafından kat ihtarnamesi gönderildiğini, bu ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından borçlular aleyhine icra takibine geçildiğini, takip konusu borç hakkında davalı kefillerin borca, imzaya, takibe, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini, borçluların borca itirazlarının sadece takibi sürüncemede bıraktırıp alacağın geç tahsil edilmesini sağlamak amacına yönelik olduğunu belirterek, itirazın iptali ve takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkiye itiraz ettiğini, TBK'nın 583. maddesine göre kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olamayacağını, sözleşme kendilerine tebliğ edilmemiş olduğundan gerek içerik gerekse şekil bakımından itiraz etme hakkını saklı tuttuğunu, sözleşmelerdeki kefalet el yazılarının davalılara ait olmadığını, eş muvafakatnamelerinin bulunmadığını, kefalet azami miktarının belirtilmemiş olduğunu, dava konusu kredinin ipotek ile güvence altına alınmış olduğunu ve öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurulması gerektiğini, dava dışı borçlu şirketin konkordato sürecinde olduğunu, bu nedenle İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/877 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını gerektiğini beyanla, davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesi talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,Son alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacının, 1.016.650,76 TL alacağı olduğu, bunu aşan kısma ilişkin talebin yerinde olmadığı, farklılığın, temerrüt faizinin başlangıç tarihi ve faiz oranlarındaki farklılıktan kaynaklandığı, sözleşmeye göre belirlenen ve fiilen uygulanan akdi faizin %50 fazlası uygulanmak suretiyle temerrüt faizi oranının hesaplanmasının yerinde olduğu, yine temerrüt tarihinin, ihtarnamenin tebliği sonrası verilen sürenin sonu olduğu, hesap kat tarihi itibarıyla oluşan toplam alacağın ana para kabul edilmesi, kat tarihi ile temerrüt tarihi arasında akdi faiz, temerrütten takip tarihine kadar da temerrüt faizi hesaplanması gerektiği, bilirkişinin son ek raporunda bu doğrultuda hesaplama yapmış olduğu, buna göre davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin 26.02.2020 tarihli duruşmasında verilen ara kararı gereğince alınan 05.08.2020 tarihli bilirkişi kök raporunda müvekkil bankanın alacağının takip tarihi itibariyle 1.020.496,41 TL olduğu, davalı kefillerin Genel Kredi Sözleşmesinde gösterilen kefalet limitlerinin ayrı ayrı 1.500.000,00 TL olduğu dolayısıyla 1.020.496,41 TL borcun kefalet limitinden az olması nedeniyle tamamından müteselsil sorumlu oldukları, Ticari KMH için 9.379,50 TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren taleple bağlı kalmak kuralı gereğince %30,24, taksitli ticari kredi için 212.360,35 TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %90, rotatif krediler için 790.565,58 TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %90 temerrüt faizi talep edilebileceği kanaatine varıldığını, davalılar iş bu rapora itiraz etmiş ve bu itiraz üzerine mahkemenin 14.04.2021 tarihli duruşmasında verilen ara karar gereğince; "Hesap Kat tarihinden temerrüt faizine kadar işleyen akdi faizin ana paraya eklenmeksizin hesaplanması ve ayrıca temerrüt tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizinin hesaplanmasına böylece hesap kat tarihi itibarı ile anapara ve takibe kadar işlemiş faiz ve vergilerin hesaplanması" hususunda dosyanın yeniden aynı bilirkişiye tevdi edildiğini, 22.04.2021 tarihli bilirkişi 1. ek raporda toplam borcun 1.019.823,33 TL olduğunun tespit edildiğini, Ticari KMH için 9.350,45 TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren taleple bağlı kalmak kuralı gereğince %30,24 ve TCMB tarafından yayımlanan tebliğ ve duyurular gereği değişen oranlarda, taksitli ticari kredi için 211.618,08 TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %90, rotatif krediler için 786.886,34 TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %90 temerrüt faizi talep edilebileceği sonuç ve kanaatine varıldığını, davaya konu takipte asıl alacaklar ve faiz oranların doğru tespit edilmiş olup toplama hatası yapıldığını, mahkemenin 30.06.2021 tarihli duruşmasında "Dosyanın önceki bilirkişiye verilerek temerrüt faizi hesaplanırken fiili olarak uygulanan akdi faiz üzerinden arttırım yapılmak sureti ile Yargıtay İçtihatları ve yerleşmiş uygulamaya uygun şekilde hesap yapmasının istenmesine" hususunda ara karar verildiğini, dosyanın bilirkiye tevdi edilmesinden önce müvekkili bankanın Sefaköy Şubesi tarafından aynı türden kredilere uygulanan fiili faiz oranının Mahkemeye bildirildiğini, 03.11.2021 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda müvekkili bankanın alacağının takip tarihi itibariyle 1.016.650,76 TL olduğunu, Ticari KMH için 9.350,45 TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %30,24, taksitli ticari kredi için 211.618,08 TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %24,30, rotatif krediler için 786.886,34 TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %60,75, %39,75 ve %63,375 oranlarında temerrüt olarak tespit edildiğini, iş bu bilirkişi 2. ek raporunda esas alınan temerrüt faizi oranlarının eksik ve hatalı tespit edildiğini, eksik ve hatalı inceleme yapılan bilirkişi ek raporunda esas alınan temerrüt faizi oranlarını ve eksik tespit edilen bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, kök rapor ve 1. ek raporda tespit edilen temerrüt faiz oranları gerek T.C.M.B bildirilen faiz oranı gerekse fiili olarak uygulanan faiz oranı olması nedeni ile Ticari KMH asıl alacak 9.350,45 TL alacağa %30.24 temerrüt faiz oranı, Ticari eşit taksitli kredi 211.618,08 TL asıl alacağa temerrüt faiz oranı %90, Rotatif kredi 786.886,34, TL asıl alacağa %90 temerrüt faiz oranı uygulanması gerektiğini, müvekkili Banka'nın fiilen uyguladığı temerrüt faizi oranı nakdi alacaklar yönünden %90 işletilmesi gerekirken %36 işletilerek eksik inceleme ve hatalı hesaplama yapıldığını, müvekkili bankanın Sultanhamam şubesine müzekkere yazılarak takibe konu kredilere uygulanan fiili mevduat faizi sorulmaksızın hüküm kurulduğunu, kararının istinaf incelemesi ile kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıdaki gerekçeler ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, hükmedilen miktarın ve faiz oranlarının hatalı olup olmadığı noktalarındadır.Davacı alacaklı tarafından davalılar hakkında, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "Üsküdar 16. Noterliği 03.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı hesabın kati ihtarnamesi ve genel kredi sözleşmesi " nedeniyle davalılar hakkında, toplam 1.026.930,19 TL alacağın tahsili istemiyle 18.10.2018 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, davalı borçluların itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.Davacı banka ile dava dışı ... A.Ş. arasında 16.05.2017 tarihli 1.500.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup, davalılar ... işbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla aynı limitle imzaladıkları, bu genel kredi sözleşmeleri kapsamında dava dışı ... A.Ş. 'ye, taksitli ticari kredi, tüzel kredili mevduat hesabı, rotatif krediler kullandırılmış, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine, davacı banka tarafından, Üsküdar 16. Noterliğinin 03.10.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile hesap kat edilerek davalılara borcun 1 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiştir.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca davalı itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Genel kredi sözleşmesinin 2.7. Temerrüt faizi maddesinde, müşteri temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için, temerrüt tarihinde aynı tür Türk Lirası krediler için bankanın TC Merkez Bankası'na bildirmiş olduğu kısa, orta veya uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanının % 50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödemeyi kabul edeceği düzenlenmiştir.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Mevduat Ve Kredi Faiz Oranları Ve Katılma Hesapları Kâr Ve Zarara Katılma Oranları Hakkında 2020/3 sayılı Tebliğin 4/1. Maddesinde Bankalarca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kaynaklı reeskont ve avans kredileri dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları serbestçe belirleneceği; ikinci fıkrada ise kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları 23/2/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26 ncı maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenen azami oranları geçemeyeceği düzenlenmiştir. Ayrıca Tebliğin 6/1. maddesinde, bankalarca serbestçe belirlenen mevduat ve kredi işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları ile katılma hesaplarında uygulanacak kâr ve zarara katılma azami oranları, uygulamaya konulmadan önce Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına tespit edilecek esaslar çerçevesinde bildirilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Davacı Banka tarafından ticari kredilere uygulanacak faiz oranının %60 olarak Merkez Bankasına bildirildiği bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin ne şekilde hesap edileceği açıkça gösterilmiştir. Temerrüt faizi yönünden davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranına %50 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken temerrüt faizi oranı saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekir.(Yargıtay 11. HD'nin 16.03.2021 tarihli 2020/5441-2021/2467 E.-K. Sayılı kararı, Yargıtay 19.HD'nin 30/10/2017 tarihli ve 2016/13171-2017/7393 E.-K. sayılı ve 11/06/2012 tarihli ve 2012/2383-2012/9839 E.-K. sayılı kararları)Davacı taraf, emsal kredilere fiilen uyguladığı faiz oranına ilişkin herhangi bir belge sunmamıştır. Bu haliyle, davacı bankanın Merkez Bankasına bildirdiği faiz oranının, emsal kredilere fiilen uyguladığı en yüksek faiz olduğunu ispatlayamamıştır. Bu durumda, davacının T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği faiz oranı esas alınarak temerrüt faizinin tespiti mümkün değildir. Bu halde, temerrüt faizinin tespitinde davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı yerine dava konusu genel kredi sözleşmesindeki (fiili) akdi faiz oranının esas alınması gerekir. Bilirkişi raporunda, kredili mevduat hesabına(KMH) uygulanabilecek oran TCMB tebliğine göre % 33,00 olarak bildirilmesine rağmen takip talebinde % 30,24 talep edildiğinden bu faiz oranı üzerinden, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.7.maddesine göre, taksitli ticari kredi için uygulanan faiz oranı olan % 16,20 üzerinden hesaplanan % 24,30, 421784-10-15-26-31-35-38-41-44 numaralı rotatif krediler için uygulanan faiz oranı olan % 40,5 üzerinden hesaplanan % 60,75, 421784- 4 numaralı rotatif kredi için uygulanan faiz oranı olan % 26,50 üzerinden hesaplanan % 39,75, 421784-56 numaralı rotatif kredi için uygulanan faiz oranı olan % 42,250 üzerinden hesaplanan %63,375 temerrüt faizi üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Mahkemece alınan bilirkişi ek raporunda, takip tarihi itibariyle, temerrüt faizi hesaplanırken davacı bankanın fiili olarak uygulanan akdi faiz oranları üzerinden sözleşmede belirtilen %50 artırım yapılarak temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle yapılan hesaplamada, eşit taksitli kredi yönünden, 211.618,08 TL anapara, 791,09 TL işlemiş faiz, rotatif kredi yönünden 786.886,34 TL asıl alacak, 7.176,97 TL işlemiş faiz, Ticari Kredili Mevduat Hesabı yönünden 9.350,45 TL asıl alacak, 50,26 TL işlemiş faiz, 400,92 TL BSMV, 376,66 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 1.016.650,76 TL borcun bulunduğu, takip talebinde davacı banka tarafından 1.026.930,19 TL talep edildiği, bu durumda 10.279,43 TL'lık fazla talebin yerinde olmadığı, takip tarihi itibariyle, davalı kefiller ... ve ... ...'nın Genel Kredi Sözleşmesinde gösterilen kefalet limitlerinin ayrı ayrı 1.500.000,00 TL olduğu, tespit edilen toplam 1.016.650,76 TL borcun kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle tamamından müteselsilen sorumlu oldukları tespit edilmiştir. Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 21.09.2004 tarih 2004/488 - 8998 Esas ve Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kredinin kat edildiği tarih itibariyle alacağın ulaştığı miktar belirlenip, bu miktara kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve faizin gider vergisi hesaplanıp, kapitalize edilerek temerrüt tarihindeki asıl alacağın bulunması ve bu alacağa takip tarihine kadar temerrüt faizi ve faizin gider vergisi işletilerek takip tarihindeki toplam alacak miktarının bulunduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi ek raporunun mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2025