İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :.. YAZIM TARİHİ : .. Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar taraflarca istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA : Davacı vekili; davalı tarafından sigortalanan .. adresinde . cam olarak adlandırılan beyaz renkli camdan mutfak eşyası üretimi faaliyeti gösteren müvekkilinin..günü poliçe teminatındaki ana üretim kısmı olan fırında meydana gelen sızıntı sonu…
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .. KARAR NO :.. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :.. ÜYE : .. ÜYE : .. KATİP :.. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : .. NUMARASI :.. DAVACI :.. VEKİLLERİ : Av... DAVALI : .. VEKİLİ : Av.. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :.. YAZIM TARİHİ : .. Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar taraflarca istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA : Davacı vekili; davalı tarafından sigortalanan .. adresinde . cam olarak adlandırılan beyaz renkli camdan mutfak eşyası üretimi faaliyeti gösteren müvekkilinin..günü poliçe teminatındaki ana üretim kısmı olan fırında meydana gelen sızıntı sonucunda yaygın vuku bulmuş olup buna bağlı olarak makineler, demirbaşlar, ham maddeler ve emtiaların doğrudan hasara uğradığını, sigortadan zararın tazmini istenmişse de talebin reddedildiğini, bunun üzerine de .. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .. sayılı dosyası ile dava açılmış olup görevsizlik kararı verildiğini ve yargılamanın .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Esas sayılı dosyası ile yapıldığını, .. günlü raporda, ana yapı, makine ve teçhizatta meydana gelen hasarların toplam tutarının .. TL olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın istinafa başvurduğunu, ... sayılı dosyası ile davalının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, .. sayılı kararı ile...başlatıldığını ve hasarlı makineler için .. TL ana para, .. TL işlemiş ticari faiz olmak üzere bu kalem eşya için toplam .. TL'nin tahsil edildiğini, aradan .. sene geçtikten sonra hasarın ödendiğini, tahakkuk eden temerrüt faizinin müvekkilinin zararını karşılamakta yetersiz kaldığını, öte yandan geçen sürede ülkesel ve kürsel gelişme ve krizler nedeniyle Türk Lirasının aşırı devalüasyona uğraması, küresel tedarik zinciri, navlunlar ve fiyatlamaların artması nedeniyle müvekkilinin artık davalıdan tahsil ettiği ana para ve faiz ile işletmesini onarabilecek imkanının bulunmadığını, icra dosyasından yapılan tadilattan sonra, makinelerin onarım ve imalatı için muhtelif teklifler alınmışsa da tekliflerin hayata geçirilemediğini, makinelerin halihazır durumlarının daha da kötüleştiğini, kaldı ki davalı tarafından makineler için ödenen tam bedel ve yine son ödeme tarihindeki teminat altına alınan makinelerin net kurulum/onarım bedelleri de bu aşamada hesap edilmesi mümkün olmayan hususlarda olup bunların da bilirkişi raporları ve celp edilecek dosya ve delail muhteviyatı ile tespit edileceğini beyanla; belirsiz alacak davası olarak şimdilik .. TL munzam zararın arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; davanın belirsiz olarak açılamayacağını, talebin zamanaşımına uğradığını, munzam zarar iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, borçlunun para borcunu ifada temerrüde düşmesi gerektiğini, alacaklının temerrüt faizini aşan bir zarar ve illiyet bağı olması gerektiğini, borçlunun kusursuzluğunu ispatlayamamış olması gerektiği uyuşmazlık konusu olayda davacının iddiasını ispata yarar delil sunamadığını, yerleşik Yargıtay kararına göre de munzam zararın talep edilebilmesi için davacının temerrüt faizini aşan bir zararının varlığını ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, davacı tarafın .. yılında meydana gelen yangında, . .. İcra Müdürlüğünün .. esas sayılı dosyasında hasar tarihinden yaklaşık .. buçuk yıl sonra ödeme olması nedeniyle gerçek zararın tam olarak karşılanmadığını belirttiği, mahkemelerinin.. esas sayılı dosyasında ilgili yargılamanın yapıldığı ve zararın tespit edildiği, mahkemece hükmolunan zarar kalemleri için talep edildiği üzere avans faizine hükmedildiği, avans faizinin temerrüt tarihi olan.. tarihinden itibaren işleyecek şekilde hükmedildiği, davacı tarafın da bu karar doğrultusunda ilgili zararını icraya koyduğu ve tahsil ettiği, munzam zararın şartlarının belirtildiği, her ne kadar dava dilekçesinde makinelerin onarım ve imalatı için muhtelif tekliflerin alındığı ancak tekliflerin hayata geçirilmediği ve bu nedenle makinelerin durumlarının daha da kötüleştiğinden bahsedilmiş ise de, bu iddianın davacı tarafça ispatlanamadığı, bu zarara ilişkin gerekli bilgi ve belgelerin sunulmadığı, dava kapsamında munzam zararın varlığını ortaya koyan durum ve munzam zararın şartlarının davacı tarafça ispatlanamadığı, sadece enflasyonun artması ve paranın alım gücünün düştüğü iddiası munzam zararın varlığını ortaya koymayacağı, davacının bunu ispatlaması ve diğer tüm şartların da mevcut olması gerektiği, ancak davacı tarafın munzam zararının ispatlamadan doğrudan dosyanın bilirkişiye verilmesini talep ettiği, zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, belirsiz alacak davası olarak açılan davada mahkemece tahkikata girilip olası zarar hesaplanmadan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, munzam zarar yargılamasında, paranın icra dosyasına ödendiği tarihteki sigortalananın ikame değer hesaplanmadan karar verilemeyeceğini, teminat kapsamında olup da hasarlanan makine ve ekipmanlarla ilgili ön inceleme aşamasında taraflara tüm delillerini sunmak için süre verilmesi, bundan sonra toplanacak deliller ile dosyanın munzam zararın varlığı ve miktarı hususunda bilirkişilere verilip bundan sonra karar verilmesi gerekirken doğrudan ön incelemede ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, zira delil olarak gösterilen ve zaten mahkemede bulunan kök dava dosyasında bütün delillerin ve munzam zarara yol açan makine ekipman maliyetlerinin yer aldığını, dolayısı ile, tüm delillerin zaten dayanılan kesinleşmiş dava dosyasında var olduğunu, munzam zararın ön inceleme aşamasında varlığı ya da yokluğuna karar verilmesinin mümkün olmadığını, zira delil olarak sunulan ve kesinleşip infaz edilen dava dosyasında makinelerin kurulum bedellerinin, menşelerinin, cinslerinin ve adetlerinin belli olduğunu, kaldı ki bu makinelerin tamamının ithalat yoluyla temin edildiğini, bu nedenle de, makinelerin icra dosyasına paranın yatırıldığı tarih itibarı ile ikame değerleri karşısında ödenen paranın munzam zarara yol açıp açmadığının, ancak bilirkişi raporu ile tespit edilebilecekken bunun yapılmadığını, ödenen tazminatın, yangın olayının üzerinden yaklaşık .. yıl geçtikten sonra ödendiğini, icra dosyasından yapılan tadilattan sonra, makinelerin onarım ve imalatı için muhtelif tekliflerin alındığını ancak bu tekliflerin hayata geçirilemediğini, meydana gelen enflasyon artışıyla ödenen bu tazminatla zararın giderilmesinin mümkün olmadığını, munzam zararın ortaya çıkması için daha başkaca hiçbir şarta gerek olmadığını, .., enflasyonun gündemde olduğu dönemlerde alacaklının zararını somut delillerle ispatlamasına gerek duymazken, enflasyonun stabil olduğu dönemlerde alacaklıyı zararını somut delillerle ispatlamaya zorladığını, sigorta hasar bedelinin ödenmediği dönemin küresel ve ülkesel yüzyıllık olağanüstü şartların yaşandığı, dövizin onlarca kez katlandığı dönem olduğunu, dava konusu munzam zararın başlı başına enflasyonun artması ve paranın alım gücünün düşmesi nedeniyle meydana gelen munzam zarar olduğunu, davalının temerrüdü nedeniyle oluşan munzam zararın tam ve net hesaplanmasının yargılamaya bağlı olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, davanın reddi kararına itirazlarının bulunmadığını, ancak, .. kararlarına göre zamanaşımı ve davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığına dair itirazlar yönünden davacı lehine usulü müktesep hak doğmaması adına, ön inceleme duruşmasındaki zamanaşımı itirazlarının reddine karar verilmiş olmasının, ayrıca yine ön inceleme duruşmasında davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığına karar verilmemesinin doğru olmadığını, gerekçeli kararda zamanaşımı itirazlarının neden reddedildiğine dair hiçbir gerekçeye yer verilmediğini, davacının iddia ettiği munzam zararın tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceğinin kabul edilemez olduğunu, Yargıtay kararında belirtildiği üzere davacı ile müvekkili şirket arasındaki poliçenin konusu ile ilgili olmayan, davacı tarafından kendi ticari alanındaki mal alım tasarrufu yani fabrikanın yeniden kurulmasındaki maliyet artışının munzam zarar olarak kabul edilemeyeceğini, bu nedenle davacı lehine müktesep hak doğmaması adına, mahkemenin davanın reddine dair kararı ile birlikte, itirazları doğrultusunda davanın zamanaşımı ve davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. GAZİANTEP BAM 11. HD KALDIRMA KARARI: ..Hukuk Dairesi .. Karar sayılı ilamında "Somut olayda, .. günü davalı sigortacının poliçe teminatı altındaki ... adresindeki opal cam olarak adlandırılan beyaz renkli camdan mutfak eşyası üretimi yapılan fabrikada, ana üretim kısmı olan fırında meydana gelen sızıntı sonucunda yangın meydana geldiği ve bu yangına bağlı olarak makineler, demirbaşlar, hammaddeler ve emtialar doğrudan hasara uğradığı, poliçe kapsamında davalıdan zararın tazmini istenmişse de olumlu sonuç alınamaması üzerine .. tarihinde dava açıldığı, .. Asliye Ticaret Mahkemesi'ni.. Karar sayılı ilamıyla fabrikadaki ana yapı, makine ve teçhizatta meydana gelen hasarların toplam tutarının .. TL olduğunun tespit edildiği ve davanın kabulüne karar verildiği, davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu sonucunda .. sayılı dosyası ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği,... sayılı kararı ile de.. tarihinde kararın onanarak kesinleştiği, bunun üzerine .. ..cra Müdürlüğü'nün .. sayılı dosyası ile takip başlatıldığı ve hasarlı makineler için .. TL ana para, .. TL işlemiş ticari faiz olmak üzere bu kalem eşya için toplam .. TL'nin tahsil edildiği hususları ihtilafsızdır. Davacı vekili ülkenin içinde bulunduğu enflasyonist ortam, paranın değer kaybı dikkate alındığında parayı tahsil edebilmesinin 7,5 sene sürmesi, davacının alacağının tamamını.. tarihinde tahsil ettiği, muacceliyet .. tarihinden alacağın tahsil edildiği tarihe kadar ülkemizdeki enflasyon oranları, yabancı paranın değer artışı, altın fiyatlarının artışı, vadeli mevduat faiz oranları, devlet tahviline verilen faiz oranı, asgari ücret artışı gibi ekonomik göstergeler yine o dönem içerisindeki yasal faiz oranları dikkate alındığında, davacı alacaklının parasının değerini sabit tutmak ve kazanç sağlamak için bir çabada bulunmasının hayatın olağan akışına da uygun olduğu, en azından paranın değer kaybını önlemek için döviz, altın, vadeli mevduat hesabı, devlet tahvili gibi yatırımlara yönelmesinin doğal olduğu kanaatine varılmakla, davacı alacaklının temerrüt faiz oranı üzerinde aşkın zararı (.) oluştuğunun kabulü gerekir. .. Mahkemece konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan yukarıda belirtilen ekonomik unsurlar da dikkate alınarak oluşturulan sepet hesabına göre davacı alacaklının temerrüt faizini aşan bir zarara uğrayıp uğramadığı tespit edilerek, varsa bu zarar miktarından da davacı tarafından tahsil edilen temerrüt faiz miktarı çıkartılarak, davacının munzam zarar miktarı bulunup davacı alacaklının aşkın zararının (..) tahsiline karar verilmesi gerekirken, davacının somut olarak zararını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenlerle HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi gereğince kararın kaldırılması gerekmiştir." karar verilmiştir. ..KARARI: .. Hukuk Dairesi'nin.. K.sayılı ilamında "Uyuşmazlık davacının işyeri sigorta poliçesi kapsamında munzam zarar taleplerine ilişkindir. ..Adliye Mahkemesince .. tarihli ek kararla "Dairemizce.. tarihinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6. Maddesi uyarınca kabulüne, mahkemenin kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiş, iş bu kararımıza karşı davalı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından incelenen mahkeme kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca kesin olarak verilmesi gerektiği anılan kanunun 353/1-a maddesinde düzenlenmiş olduğundan davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine" karar verilmiştir. Ancak Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup davalının istinaf başvurusu esastan reddedildiğinden davalının temyiz yoluna başvuru hakkı bulunduğundan usul ve yasaya aykırı olduğundan ek kararın kaldırılmasına karar verilerek davalının temyiz itirazları incelenmiştir. 2.Davalı vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazları yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından .. tarihli kararında davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davacı yönünden ise kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi amacıyla dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" kenar başlıklı 341/1 inci maddesi İlk Derece Mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği, Bölge Adliye Mahkemelerince de yapılan yargılama neticesinde 353 ve 356 nci madde hükümlerine göre istinaf başvurusunu esastan reddetmek veya İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmak dâhil gerekli kararları vereceği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 362 nci maddesinde temyiz edilemeyen kararlar düzenlenmiş olup, iş bu maddenin 1-g maddesine göre; “Bölge Adliye Mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair verilen kararların temyiz edilemeyen kararlardan olduğu belirtilmiştir. Yine, 361 inci madde de ise temyiz edilebilen kararlar düzenlenmiş olup, bu kararların da Yasa'nın 297 maddesi uyarınca hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hükmün, infazı kabil, uygulanabilir olması gerekmektedir. Yani temyiz edilecek kararda istek sonuçlarından her biri hakkında karar verilmesi gerektmektedir. Ancak; somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince davalı yönünden istinaf taleplerinin esastan reddine karar verildiği, davacı yönünden ise davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiğinin anlaşılmış olmasına göre, iş bu dosyanın öncelikle yerel mahkemesine gönderilerek Bölge Adliye Mahkemesince belirtilen eksiklikler tamamlanarak yeniden yargılama yapılması, verilecek kararın Bölge Adliye Mahkemesine denetimine tabi tutulduktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince dava dosyasında davalı yönünden “esastan red” kararı verilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi usul ve hukuka uygun görülmemiştir. Dosyada dava ile ilgili nihai karar verildikten sonra dosyanın bütün olarak temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi gerekirken Yasa'nın 297 maddesi ve 362 maddesine aykırı şekilde alınmış bir tefrik kararı da olmaksızın sadece asıl dava dosyası yönünden dosyanın Dairemize gönderilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir. 3.Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." karar verilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, TBK'nın 122. maddesi uyarınca temerrüt faiziyle karşılanamayan munzam zararların tazmini istemine ilişkindir. Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf edenlerin sıfatı, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Dairemiz tarafından..Karar sayılı ilamıyla .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Karar sayılı istinafa konu kararının kaldırılmasına, dosyanın işaret edilen eksikliklerin ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine karar verilmiştir. Yapılan temyiz incelemesi sonucunda..sayılı ilamıyla " somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince davalı yönünden istinaf taleplerinin esastan reddine karar verildiği, davacı yönünden ise davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiğinin anlaşılmış olmasına göre, iş bu dosyanın öncelikle yerel mahkemesine gönderilerek bölge adliye mahkemesince belirtilen eksiklikler tamamlanarak yeniden yargılama yapılması, verilecek kararın bölge adliye mahkemesine denetimine tabi tutulduktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi gerekirken, bölge adliye mahkemesince dava dosyasında davalı yönünden “esastan red” kararı verilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi usul ve hukuka uygun görülmemiştir." karar verilmiştir. Bu nedenle ......sayılı ilamında belirtildiği şekilde Dairemizin .. Karar sayılı kaldırma kararımız doğrultusunda davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaydın bu şekilde kapatılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-... Hukuk Dairesi'nin .. Karar sayılı bozma ilamına UYULMASINA, 2-Davalı vekilinin istinaf taleplerinin bu aşamada İNCELEMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-Esasın bu şekilde kapatılarak dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.27/03/2026 . . Başkan. ¸e-imzalıdır Üye. ¸e-imzalıdır . . Üye.. ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."