11. Hukuk Dairesi 2011/3941 E. , 2011/8684 K. MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.04.2009 gün ve 2006/6-2009/72 sayılı kararı onayan Daire’nin 26.01.2011 gün ve 2009/7692-2011/808 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düz…
**11. Hukuk Dairesi 2011/3941 E. , 2011/8684 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.04.2009 gün ve 2006/6-2009/72 sayılı kararı onayan Daire’nin 26.01.2011 gün ve 2009/7692-2011/808 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, “ST SELÇUK ve şekil”den oluşan markanın 20.05.1999 tarihinden itibaren davalı adına 35, 36 ve 39 ncu sınıflardaki hizmetler yönünden tescil edildiğini, müvekkili tarafından TPE’ye yapılan marka tescil başvurusunun davalının anılan markası nedeniyle kısmen reddedildiğini, davalının markasının müvekkilinin piyasada çok eskiden beri tanınan ve bilinen markasına iltibas teşkil ettiğini ve müvekkilinin markasının bilinirliğinden haksız olarak fayda sağladığını, bu durumun müvekkilinin zararına yol açtığı gibi marka başvurusunun da reddine neden olduğunu, müvekkilinin 1960 yılından beri ecza depoculuğu konusunda aralıksız olarak faaliyetini sürdürdüğünü, markasının esas unsuru durumundaki “Şekil ve Selçuk” ibarelerini uzun yıllardır kamuya tanıttığını, marka tescil başvurusuna konu şekil ve ibarelerin ecza depoculuğu konusunda 1974 yılından bu yana müvekkili tarafından kesintisiz olarak kullanıldığını ve kullanım yoluyla markaya ayırt edicilik kazandırıldığını, davalının tescilinin müvekkilinin “SELÇUK” ibaresine kazandırdığı tanınmışlıktan yararlanma amacına yönelik ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, “ST Selçuk” ibareli markanın hükümsüzlüğü ile marka sicilinden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin iştigal konularında 1971 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini, 30 yılı aşkın süredir tescile konu hizmetlerde “ST SELÇUK” unvanını kullanmakta olup, bu unvanın müvekkili şirket ile özdeşleştirildiğini, davacının iddialarının yerinde olmadığını, müvekkilinin bugüne kadar davacının varlığından bile haberdar bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 12.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.