7. Hukuk Dairesi 2013/10958 E. , 2013/6405 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan bü…
**7. Hukuk Dairesi 2013/10958 E. , 2013/6405 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 12.04.2013 gününde oyçokluğuyla KESİN olarak karar verildi. Muhalefet Şerhi Somut olayda yasaya uygun olarak alınmış bir grev kararı bulunmamaktadır. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 2822 sayılı Kanunun 25/I'de grev tanımı, 25/II'de kanuni grevin tanımı 25/III'de kanun dışı grevin tanımı yapılmıştır. 27. madde de kanuni grev kararının alınması usulü belirlenmiştir. 45 maddede kanun dışı grevin sonuçları düzenlenmiş 47. madde de ise grevin veya lokavtın iyi niyetli kurallarına aykırı tarzda toplum zararına ve milli serveti tahrik edecek şekilde kullanılmayacağı düzenlenmiştir. Aynı kanun 73. maddesinde ise kararlara yani Yasama Yürütme Yargı organları ile merkezi veya mahalli idarelerce bir kararın alınmasını protesto etmek amacıyla yapılan kanun dışı grev veya lokavt kararı verenler, teşvik edenler, zorlayanlar veya propangadasını yapanlar hakkında cezai yaptırım belirlenmiştir. 2822 sayılı kanundaki düzenlemeler karar tarihi itibariyle yürürlükte olan hemen hemen aynı şekilde 6356 sayılı kanunda düzenlemiş ve özellikle 2822 sayılı kanun 45. maddedeki düzenleme aynen 6356 sayılı kanunun 70. maddesine alınmıştır. Yasada belirtilmiş usule uyulmaması, yani yetkili işçi sendikasının usulüne uygun kararının bulunmaması, arabuluculuk safhasının gerçekleşmemiş olması, grev kararının süresi içinde alınıp karşı tarafa bildirilmemiş, ilan edilmemiş ve yasal süresi içinde uygulamaya konmamış olması grevi yasa dışı kılar. Bu yüzden uyarı grevi gibi grevler yasanın aradığı usul şartlarına uymadığından yasadışı sayılır. Uygulamada direniş adı verilen toplu eylemlerde de mesleki amaç gözetilmiş dahi olsa kanunun aradığı şartlara uyulmadan yapılmış olacağından bu eylemler de yasal grev sayılmaz. Hatta TİSGLK, işyeri işgali, işi yavaşlatma, verimi düşürme ve diğer direnişleri yasa dışı grev olarak nitelendirmemiş fakat bunlar hakkında yasa dışı grevin yaptırımlarının uygulanacağını öngörmüştür. Keza işyeri işgali, işi yavaşlatma, verimi düşürme ve diğer direnmeler aynı zamanda işçilerin bağlılık borcu ile iş görme borcuna aykırılık oluşturacaktır. Dolayısıyla 4857 sayılı Kanunun 25/II maddesi gereği işverene haklı fesih imkanı tanıyacaktır.