11. Hukuk Dairesi 2022/5380 E. , 2024/1988 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI :2019/1960 Esas, 2022/862 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2015/424 E., 2019/535 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine
**11. Hukuk Dairesi 2022/5380 E. , 2024/1988 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI :2019/1960 Esas, 2022/862 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2015/424 E., 2019/535 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle muavin defter dökümlerine ilişkin borç miktarından kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında başlattığı icra takibinin, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacıya borcu bulunmamakla hatta alacağı olduğunu, davacı şirketin kasıtlı olarak eksik ve hatalı tuttuğu muavin defter kayıtlarını dayanak göstererek astronomik bir rakam ile 618.116,71 TL alacak iddia ettiğini, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, yine müvekkili şirketin davacı şirkete ve yetkilisi Serdal Genç'e tediye makbuzları karşılığı çekler teslim ettiğini, bu çeklerin davacı şirket yetkilisi Serdal Genç'in ticari, normal ve kredi hesaplarından takasa verilmek suretiyle tahsil edildiğini, bu çeklerin büyük bölümünün davacı şirketin defterinde göründüğünü, yine müvekkili şirket tarafından bir kısım müşteri çeklerinin de davacıya verildiğini, müşteri çeklerinin davacı tarafından tahsil edildiğini, bu çeklerin de muavin defterinde gösterilmediğini, müvekkili şirketin banka yolu ile yapmış olduğu EFT ödemelerinin bir kısmının da kasıtlı olarak muavin defterlere işlenmediğini, davacı şirketin müvekkili şirketin müşteri senetlerini de tahsil etmesine rağmen muavin defterinde göstermediğini, çok basit bir hesaplama ile davacının muavin defterinde göstermemiş olduğu davalı ödemeleri, ayrıca hatalı ve eksik gösterilmiş kayıtlar nedeniyle davacı şirketin değil alacağı 54.809,55 TL'nin üzerinde borcu çıktığını savunarak davanın reddi ile %20'den ... olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalı adına düzenlenen toplam 4.866.760,46 TL bedelli faturaların her iki şirket ticari defter kayıtlarında yer aldığı, davacı şirket yetkilisi Serdal Genç adına yapılan 165.000,00 TL bedelli ödemenin taraflar arasında başka bir akdi ilişki bulunduğuna yönelik delil sunulmaması nedeniyle davacı şirket hesabına yapıldığının kabulünün gerektiği, davacı şirket kayıtlarında yer almayan ancak davalı şirket tarafından ödendiği kanıtlanan 420.743,88 TL ödeme de dahil edildiğinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bir alacağının bulunmadığı, davacı şirkete dava dışı şirket tarafından teslim edildiği ancak ödenmediği belirtilen çekler için davalıdan talepte bulunulamayacağı, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiği ve davacı kötü niyetli olarak değerlendirilmediği gerekçesiyle davanın ve davalı tarafın kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği, müvekkilinin önce ...…Ltd. Şti. daha sonra da bu şirketin devamı niteliğinde kurulan davalı şirket ile alışverişinin olduğu, mahkemece bu iki şirketin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, perdeyi kaldırma teorisi kapsamında bu iki şirketin faaliyetlerini bir bütün olarak devam ettikleri, mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasında farklılıklar olmasına ve bir kısım raporlarda eksikler bulunduğu bildirilmesine karşın bu eksiklikler tamamlanmadan dava dışı şirketin ticari defterleri incelenmeksizin eksik inceleme ve birbiri ile çelişkili raporlar ile hüküm tesis edildiği, müvekkili şirketin yetkilisi Serdal Genç’e yapılan ödemelerin davalı şirket ödemesi olarak kabul edilmesinin doğru olmadığı, yine davalı şirket yetkilisinin isticvap edilmeksizin kurulan hükmün doğru olmayacağı, müvekkilinin elinde bulunan çek asılları ile ilgili mahkeme değerlendirmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece ödenmiş bir alacağın tahsili talep edilmesine karşın müvekkili lehine kötü niyet tazminatına karar verilmemesinin doğru olmadığını belirterek kötü niyet tazminatı talebinin reddine yönelik kararın kaldırılmasını, davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket ile dava dışı ... Et Toptan Ltd. Şti.'nin farklı tüzel kişilikler olması nedeniyle davacının iş bu davada, dava dışı şirket tarafından ödenmediğini iddia ettiği çekler hususunda talepte bulunup bulunamayacağının mahkemenin takdirinde olduğu, bu açıklamalar dahilinde davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle alacağının bulunmadığının açıklandığı, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine ek olarak Bölge Adliye Mahkemesince itirazlarının yeterince irdelenerek değerlendirilmediğini ve İlk Derece Mahkemesi kararının kopyalanarak gerekçe oluşturulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,cari hesap özetinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın istemine ilişkin açılan davada, davacının cari hesap kapsamında alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.