11. Hukuk Dairesi 2021/5609 E. , 2023/80 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2128 Esas, 2021/55 Karar DAVA TARİHİ : 24.10.2014 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/1317 E., 2018/272 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge …
**11. Hukuk Dairesi 2021/5609 E. , 2023/80 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2128 Esas, 2021/55 Karar DAVA TARİHİ : 24.10.2014 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/1317 E., 2018/272 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların kükürtlü kuru domates alım satımı konusunda anlaştıklarını, malın davacıya tesliminin ve dökme olarak yüklemesinin yapıldığını, karşılığında davacının, davalıya dava konusu 3 adet çeki verdiğini, bu malın daha sonra davacı tarafından yurtdışındaki bir firmaya konteynerde gemi ile gönderildiğini, varış noktasında bir kısım malların bozulmuş olup bozulan malların ayrıldığını, kalan kısmı muhafaza edilse de bunların da kısım kısım bozulmaya devam ettiğini, durumun eksper raporu ile belirlendiğini, malların bozuk çıkması nedeniyle davacı tarafından verilen çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürerek davacının dava konusu 3 adet çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; bozulduğu iddia edilen ürünlerin davacı tarafından itirazsız kabul edildiğini, davalının mallarla ilişkisinin teslimle bittiğini, ürünlerin bozulmasının nakliyeden kaynaklanmış olabileceğini, ayıp ihbarının süresinden sonra yapıldığını ve davalı şirketin ürünleri incelemesine imkan bulunmadığını, satılan malın parti numarası üzerinden rastgele seçilen ve muhafaza edilen ürünlerde uygun muhafaza koşullarında bozulma bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalıya satışı yapılan ürünlerin ayıplı olduğu ileri sürülmüş ise de bilirkişiler tarafından davalının işletmesinde mevcut üretim tesisinin gıda üretimine uygun bir tesis olduğunun, üretim izin ve belgelerinin bulunduğunun, kalite izleme sistemi olan BRC belgesine sahip olduğunun, davaya konu orta nemli domateslerin numunelerinin +5 derece orijinal ambalajında uygun şartlarda saklandığının, ambalajları üzerinde üretimin yapıldığı tarihi gösteren uygun ürün kodlamalarının yapıldığının tespit edildiği, üzerine düşen yükümlülüğü yerine getiren davalının dava konusu ürünlerle ilgili sorumluluğunun ürünlerin davacıya teslimi ile birlikte sona erdiği, bu aşamadan sonra özen borcunun taşıyıcıya geçtiği, üründeki ayıbın ya da bozulmanın Avustralya'ya gemiyle gönderilmesi sürecindeki saklama koşullarından kaynaklanmış olabileceği, dolayısıyla dava konusu ürünlerdeki ayıbın davalının kusurundan ya da eyleminden kaynaklandığı hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun davalının sunduğu belgelere göre hazırlandığını, davalı tarafça dosyaya sunulan kalite kontrol formlarına itibar edilmemesi gerektiğini ve davalının sorumluluğunun teslim ile sona erdiğinin kabul edilemeyeceğini, taşıma esnasındaki sıcaklık derecesinde bu ürünün bozulmasının hayatın olağan akışına aykırı ve fiilen imkansız olduğunu, dava konusu malda bombaj oluşumunda kusurlu olan tarafın davalı taraf olduğunu, davalının gizli ayıplı olduğunu bildiği ürünü davalıya sattığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanının kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından teslim edilen ürünlerin en yüksek ph değeri 4,7 olup C boutilinum mikro organizmasının bu değerden yüksek olduğunda üreme ortamı bulduğu, davalının ürünleri ayıpsız olarak tesliminin kabulü gerektiği teslimden sonra hasar ve rizikonun alıcıya geçtiği, davacının yaklaşık 2 ay süren nakliye sırasında ürünün taşınması gereken sıcaklık derecesine ilişkin günlük bilgileri sunamadığı, davacının üründeki bozulmanın davalının kusurundan veya eyleminden kaynaklandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesince yeterli inceleme yapılmadığını, davalının ürünleri ayıpsız tesliminin kabulünün yalnızca açık ayıplar için geçerli olabileceğini, alıcının olağan bir inceleme ile anlayamayacağı ayıplar için satıcının sorumluluğunun devam edeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, satım sözleşmesine konu malların ayıplı olduğu iddiası ile satış bedeli karşılığı verilen çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.