T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1296 KARAR NO : 2026/50 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/03/2022 NUMARASI : 2019/683 Esas - 2022/143 Karar DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara ka…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1296 KARAR NO : 2026/50 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/03/2022 NUMARASI : 2019/683 Esas - 2022/143 Karar DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalıdan 03.08.2018 tarih ve 2018401 numaralı fatura içeriğinde belirtilen emtianın satış bedeli olan 62.580 Euro'nun 07.08.2018 tarihinde davalının banka hesabına gönderildiğini, ancak bedelleri ödenen malların müvekkiline göndermediği gibi, ödenen paranın da iade edilmediğini ileri sürerek, 62.580 Euro'nun tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacı tarafından delil olarak sunulan proforma faturanın müvekkilince düzenlemediğini ve faturanın sahte olduğunu, davacı ile dava dışı ...A.Ş'nin birlikte hareket ederek, müvekkili aleyhine kumpas kurmaya çalışıltıklarını, müvekkili ile ... Şirketinin 2017 ticarete başladığını, müvekkilince üretilen ecopiren ürünlerinin ...'a satıldığını, ...'ın da bu ürünleri Türkiye'deki şirketlere pazarladığını, müvekkili şirket ile ... Şirketi arasında yazılı olmayan, fiili distribütörlük ilişkisi bulunduğunu, müvekkili şirketin Türkiye'de satış yaptığı tek şirketin ... Şirketi olduğunu, davacı tarafından dava dışı şirket adına aralarındaki ticari ilişki ve anlaşmaya istinaden ödeme yapıldığını, müvekkili ile ... Şirketi arasındaki ticari ilişkinin 2018 yaz başlangıcına kadar sağlıklı şekilde yürüdüğünü, ancak 2018 yılı ortalarında ... Şirketinin ödemelerini yapmamaya başladığını, müvekkilinin çalışanı ile ... yetkilisi arasındaki 03.08.2018 tarihi e-mail yazışmalarında, ...'ın müvekkiline toplam borcunun 449.173 Euro olduğunun, yapılacak ödemeye ilişkin olarak kendileri ile bir swift paylaşılacağının ifade edildiğini, bundan üç gün sonra ... yetkilisi ... tarafından gönderilen e-mailde, 07.08.2018 tarihinde 60.000 Euro civarında ödeme yapılacağının ifade edildiğini, yine ... tarafından müvekkiline 07.08.2018 tarihinde iki adet e-mail gönderildiğini, bu e-maillerin ilkinde ödemenin hangi faturalara istinaden yapılacağı ve ne kadar olacağına ilişkin bir tablo paylaştığını, belirtilen faturalara istinaden swift bilgilerini de göndereceğini belirttiğini, ikinci e-mailde ise swift bilgilerinin paylaşıldığını, bu swift bilgilerinin de davacı şirketin ödeme yaptığı swift ile aynı olduğunu, dava dışı şirket yetkilisi ...'nin e-mailinde belirttiği üzere 07.08.2018 tarihinde dava dışı şirket adına davacı tarafından 62.580 Euro ödeme yapıldığını, bu ödemenin hangi faturalara istinaden yapılacağını açıklayan ... yetkilisi ... tarafından gönderilen 07.08.2018 tarihli ilk e-mailde yer alan ürünlerin tamamının eksiksiz olarak Türkiye'ye gönderilerek Dilovası Gümrüğü'nde teslim edildiğini savunarak, davanın esas ve yetki yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafından davalıya 07/08/2018 tarihinde, banka aracılığı ile 62.580 Euro ödeme yapıldığı, ödemenin davalı tarafından düzenlendiği beyan edilen 03/08/2018 tarihli ve 2018401 numaralı faturaya istinaden yapıldığı ve davalı tarafından taraflarına herhangi bir mal teslim edilmediğinin iddia edildiği, davalı tarafından ise, davacı ile aralarında bir ticari ilişki olmadığı, ihbar olunan ... A.Ş.'nin Türkiye'deki distribütörleri olduğu, söz konusu ödemenin de davacı tarafından ihbar olunan ... Şirketi'nin borcuna mahsuben yapıldığının iddia edildiği, bu iddia karşısında davacı tarafça verilen cevaba cevap dilekçesinde, ihbar olunan ... Şirketi'nin davalıdan almak istediği ürünlere ilişkin olarak aralarında bir anlaşma kurulduğunu, ... Şirketi tarafından davalıya sipariş verildiğini, davalının da proforma faturayı düzenleyerek ... Şirketi'ne, ... Şirketi'nin de kendisine gönderdiğini, bu nedenle sipariş edilen ürünlerin gönderilmesi için dava konusu edilen ödemenin yapıldığını, taraflarınca sunulan faturayı ... Şirketi'nin kendilerine gönderdiğini ve ödemenin davalıya yapılmasını sağladığını beyan ettiği, davalı tarafından ihbar olunan ... Şirketi'ne gönderilen 03/08/2018 tarihli e-mailde 7 adet fatura nedeniyle ödeme yapılması gerektiğinin bildirildiği, ihbar olunanın gönderdiği 06/08/2018 tarihli e-mailde 07/08/2018 tarihinde 60.000 Euro ödeme yapacaklarını beyan ettiği, 07/08/2018 tarihli e-mailde ise 20180238, 20180241, 2018042, 20180243, 2018046, 20180248, 20180249 ve 20180160 sayılı 8 adet faturaya istinaden aynı gün ödeme yapılacağı beyan edilerek ödemeye ilişkin swift bilgilerinin paylaşıldığı, söz konusu swift bilgilerinin davacı tarafından 07/08/2018 tarihinde davalıya gönderilen ödemenin swifti ile birebir aynı olduğu, davacının ticari defterlerinde davalı ile ilgili yalnızca dava konusu ödemeye ilişkin kayıt bulunduğu, davalının kayıtlarında ise davacının ödemeye dayanak olarak sunduğu fatura kayıtlı olmadığı gibi davacı ile arasında herhangi bir ticari ilişkinin de kayıtlı olmadığı, bilirkişi raporunda davalı tarafından, ihbar olunan ... Şirketi'nin ödemenin yapılacağını beyan ettiği faturalara konu malların teslim edildiğinin, fatura toplamı ile davacının ödediği tutarın birebir aynı olduğunun ve davacı tarafça sunulan fatura ile bu faturaların içeriklerinin aynı olduğunun, davacı ile ihbar olunan ... Şirketi arasında ticari ilişki olduğunun ve davacının ödeme yaptığı tarihte ihbar olunan ... Şirketi'ne borçlu olduğunun tespit edilmiş olması karşısında söz konusu tespitler ile davacının cevaba cevap dilekçesinde ihbar olunan ...'ın talebi ile davalıya ödeme yaptığına ve sunduğu faturanın ... Şirketi'nin davalıya sipariş ettiği ürünlere ilişkin olduğuna dair ikrarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacı tarafça dava konusu edilen ödemenin ihbar olunan ... Şirketi'nin 07/08/2018 tarihli e-mail ile davalıya bildirdiği ödeme olduğu, her ne kadar davacı bu ödeme karşılığı olarak 03/08/2018 tarihli faturaya konu malların kendisine teslim edilmediğini iddia etmiş ise de, ihbar olunan ... Şirketi'nin davalıdan almak istediği ürünlere ilişkin sipariş verdiği ve ödemenin yapıldığına dair ikrarı ile bu faturadaki ürünlerin daha önce ... Şirketi adına düzenlenen faturalardaki ürünler ile aynı olması karşısında davacıya herhangi bir teslimat yapılmasının gerekmediği, ödemenin davalı tarafından ihbar olunan ... Şirketi adına daha önce düzenlenmiş ve e-maillerde belirtilen 7 adet faturaya istinaden yapıldığı, 03/08/2018 tarihli faturanın davalı tarafça düzenlendiği ve ... Şirketi tarafından davacıya gönderildiğinin de ispat edilemediği, ödemenin ilişkilendirildiği faturalara konu malların ... Şirketi'ne teslim edilmiş olduğu anlaşılmakla davacı ile davalı arasında doğrudan bir alım satım ilişkisi ve davacının davalıdan herhangi bir alacağının olmaması..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece yargılamada davanın asıl konusunun dışına çıkılarak yargılama yapıldığını, dava dilekçesinin A bendinde açıklandığı üzere, davanın konusunun, müvekkilinin banka kayıtları ile sabit olduğu üzere, davalı tarafından düzenlenen faturaya istinaden bedeli ödenen malların müvekkiline teslim edilmemesi nedeniyle ödenen miktarın istirdadının istendiğini, Ödemenin ihbar olunan şirketin borcuna mahsuben yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin yatırım ithalat ve ihracat işlemleri yaptığını, müvekkili ile ... firması arasında ticari ilişki dışında başkaca hiçbir ilişki bulunmadığını, müvekkilinin çeşitli ürünleri ve malzemeleri toplu ve peşin olarak satın alma imkanı olmayan şirketlere aracılık ettiğini, bu doğrultuda ... A.Ş.'nin davalıdan almak istediği ürünlerin temini için ... ile müvekkili şirket arasında anlaşma yapıldığını, bu anlaşma doğrultusunda ...'ın davalı şirkete ihtiyaç duyduğu ürünlere ilişkin sipariş geçtiğini, davalı tarafından fiyat çıkartılarak faturanın da yine ...'a gönderildiğini ve ...'ın faturayı müvekkiline göndermesini takiben sipariş edilen ürünlerin gönderilmesi için müvekkilinin mal bedeli olan 62.850,00 Euro'yu, davalının banka hesabına gönderdiğini, ihbar olunan ile davalı arasındaki ilişkiyi müvekkilimin bilmediğini ve ihbar olunanın borcunun müvekkilince ödendiği değerlendirmenin soyut kaldığını, müvekkilinin alacağının ticari defterleri ile belirlendiğini, davalının basiretli bir tacir olarak kimin ne amaçla ödeme yaptığını inceleyerek ifade bulunması gerektiğini, bir faturaya karşı yapılan ödemenin üçüncü kişiden olan alacağa mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, davalı şirketin dava dışı ...'dan olan alacaklarını alamadığını ve müvekkilinden tahsil ettiği parayı kendisi ile ilgisi olmayan ve ortaklığı bulunmayan, dava dışı şirketten olan alacağından mahsup etmesinin hatalı olduğunu,Faturaların davalı tarafından düzenlendiğinin ispat edilmediği yönündeki kanaatin hatalı olduğunu, sunulan arabuluculuk tutanağının 2. sayfasının ilk paragrafında davalı vekilinin, "Bahsi geçen rica üzerine her ne kadar müvekkilim ... firmasına proforma göndermiş ise de hiçbir şekilde firmadan bir ödeme almamıştır." şeklindeki beyanın bu kabulü doğrulamadığını, davalının delil olarak sunduğu maillerdeki tarihlerin dava konusu fatura ve ödeme tarihleriyle uyuşmadığını, davaya konusu faturanın 03.08.2018 tarihinde düzenlendiğini, buna istinaden müvekkili şirketçe 07.08.2018 tarihinde davalıya ödeme yapıldığını, dava dışı ... firması tarafından gönderildiği iddia edilen mailin ise 28.11.2018 tarihli olduğunu, fatura tarihinden yaklaşık 4 ay sonra düzenlenmiş olması karşısında bambaşka konulara ilişkin olduğunun görüleceğini, delil niteliğinde dahi olmayan mail yazışmalarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında bulunduğu ileri sürülen satım sözleşmesi kapsamında gönderilen avans bedelinin iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili taraflar arasındaki proforma faturaya dayalı satım sözleşmesi kapsamında davalıya 62.580 Euro ödeme yapılmasına rağmen proforma fatura sonrası emtiaların davacıya gönderilmediğini belirterek satım bedelinin iadesini istemiştir. Davalı ise, taraflar arasında bir satım sözleşmesi ilişkisi bulunmadığını, sözleşme ilişkisinin davalı şirket ile, dava dışı ... ... San. ve Tic. AŞ arasında bulunduğunu, davacı tarafından sunulan proforma faturanın müvekkilince düzenlenmediğini ve sahte olduğunu, taraflar arasında taraflar arasında yazılı veya sözlü bir anlaşma olmadığını, ... firmasının talebi ile müvekkiline ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davcı vekili cevaba cevap dilekçesinde, cevap dilekçesindeki anlatım ile bu maddi vakıaları kısmen doğrulamıştır. Davacı vekili açıklamalarında, müvekkilinin sermaye yapısı itibariyle, ürün satın alma imkanı bulunmayan şirketlere aracılık ettiği, bu doğrultuda Türkiye'de yerleşik bulunan ... A.Ş.'nin de davacıdan almak istediği ürünler için ... ile davacı şirket arasında anlaşma yapıldığını, bu anlaşma doğrultusunda ... firması ile davalı şirkete ihtiyaç duyduğu ürünlere ilişkin sipariş geçtiğini, davalı tarafından çıkarılan proforma faturanın ...'a gönderildiğini, ...'ın proforma faturayı müvekkiline göndermesini takiben sipariş edilen ürünlerin gönderilmesi için müvekkilinin 62.850 Euro'yu davalıya gönderdiğini, dava konusu olayda müvekkili adına davalı ile görüşen ve neticede davalının düzenlemediğini iddia ettiği faturayı müvekkiline gönderen ve bu proforma fatura karşılığı ödemeyi, davalının banka hesap numarasını vererek davalı hesaplarına yapmasını sağlayan kişinin, dava dışı ... şirketi olduğunu beyan etmiştir.Yukarıda belirtilen beyan ile cevap dilekçesinin 5. sayfasında belirtilen tarihler ve olay örgüsü ile ... yetkilisi ... ile davalı şirket arasındaki yazışmalar, cevaba cevap dilekçesinde belirtilen ve ödemenin ... şirketinin talebi ile yapıldığına ilişkin ibareler birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından ihbar olunan ... Şirketi'ne gönderilen 03.08.2018 tarihli e-mailde 7 adet fatura nedeniyle ödeme yapılmasının istendiği, ihbar olunanın gönderdiği 06.08.2018 tarihli e-mailde 07.08.2018 tarihinde 60.000 Euro ödeme yapılacağının bildirildiği, 07.08.2018 tarihli e-mailde ise 20180238, 20180241, 2018042, 20180243, 2018046, 20180248, 20180249 ve 20180160 numaralı 8 adet faturaya istinaden aynı gün ödeme yapılacağının bildirilerek, ödemeye ilişkin swift bilgilerinin paylaşıldığı, bu swift bilgilerinin davacı tarafından 07.08.2018 tarihinde davalıya gönderilen ödemenin swifti ile bire bir aynı olduğu anlaşılmaktadır. Davacının ticari defterlerinde davalı ile bir adet ticari ilişki bulunurken, davalının ticari defterlerinde ise bir ticari ilişki bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davalı tarafından, ihbar olunan ... Şirketi'nin ödemenin yapılacağını beyan ettiği faturalara konu malların teslim edildiği, fatura toplamı ile davacının ödediği tutarın aynı olduğu ve davacının sunduğu fatura ile bu faturaların içeriklerinin aynı olduğu, davacı ile ... Şirketi arasında ticari ilişki olduğu ve davacının ödeme yaptığı tarihte ... Şirketi'ne borçlu olduğu belirlenmiştir. Bu durumda davacının cevaba cevap dilekçesinde ki ihbar olunan ...'ın talebi ile davalıya ödeme yaptığına ve sunduğu faturanın ... Şirketi'nin davalıya sipariş ettiği ürünlere ilişkin olduğuna ilişkin beyanın da gözetilerek dava konusu ödemenin ... Şirketi'nin 07.08.2018 tarihli e-mail ile davalıya bildirdiği ödeme olduğu açıktır. Davacı bu ödeme karşılığı 03.08.2018 tarihli faturaya konu malların kendisine teslim edilmediğini ileri sürmüş ise de ... Şirketi'nin davalıdan almak istediği ürünlere ilişkin sipariş karşılığı ödeme yapıldığına ilişkin davacının cevaba cevap dilekçesindeki beyanı ve fatura konusu ürünlerin daha önce ... Şirketi adına düzenlenen faturalardaki ürünler ile aynı olması karşısında davacıya ürün tesliminin gerekmediği, ödemenin davalı tarafından ... Şirketi adına daha önce düzenlenmiş ve e-maillerde belirtilen 7 adet faturaya istinaden yapıldığı açıktır. Öte yandan 03.08.2018 tarihli faturanın davalı tarafından düzenlendiği ve ... Şirketi tarafından davacıya gönderildiğinin de usulüne uygun delillerle ispat edilemediği, ödemenin ilişkilendirildiği faturalara konu malların ... Şirketi'ne teslim edilmesi ve taraflar arasında doğrudan bir alım satım ilişkisi bulunmaması karşısında mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerindedir. İlk derece mahkemesinin dosyadaki delillere davalı ile dava dışı şirket arasındaki yazışmalara ve faturalara, davacının özellikle cevaba cevap dilekçesindeki beyanlarına göre inceleme yapılarak karar verilmesi nedeniyle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 15.01.2026 KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.