11. Hukuk Dairesi 2021/8961 E. , 2023/3213 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1218 Esas, 2019/1176 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/151 E., 2017/53 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge …
**11. Hukuk Dairesi 2021/8961 E. , 2023/3213 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1218 Esas, 2019/1176 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/151 E., 2017/53 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yanın "FUSION" markasını Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 98/016421 tescil numarası ile 34. sınıfta tescil ettirdiğini, davalı markasının tescili kapsamındaki malların, müvekkilinin "FUSION" markasını kullanmak istediği mallarla birebir aynı olduğunu, yaptıkları araştırmada davalının dava konusu marka altında tescil kapsamındaki malların üretim, satış veya pazarlanması için hiçbir faaliyette bulunmadığını, davalının markasını kullanmadığını ileri sürerek davalıya ait 98/016421 sayılı "FUSION" markasının hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 14 üncü maddesine dayanılarak açılmış marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkin talebi olduğu, dava açıldıktan sonra Anayasa Mahkemesi'nin 2016/148 E., 2016/189 K. ve 14.12.2016 tarihli 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesinin Anayasa'nın 91 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı olması sebebiyle iptaline dair kararın 06.01.2017 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları geriye yürümez ise de Hukuk Genel Kurulunun 31.03.2004 tarihli ve 156/194 sayılı kararında benimsenen görüşe göre iptal kararının kesinleşen işlem ve kararlara etkili olamayacağı, görülmekte olan davalarda da geriye yürümeme kuralının uygulanmayacağı, dolayısıyla Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının derdest dosyalar ve kesinleşmemiş karar dosyalarında uygulanacağı sonucuna varıldığı, bu nedenle iş bu davanın 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesinin iptalinden dolayı yasal dayanağının kalmadığı, ülkemizin taraf olduğu TRİPS (Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Anlaşması) hükümlerinin de uygulanma koşulları mevcut olmadığı, davanın niteliği itibariyle yasal boşluğun 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1 inci maddesi kapsamında doldurulamayacağı, davanın yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlük tarihi ile Sınai Mülkiyet Kanunu'nun tescilli markanın kullanılması gerekliliğini düzenleyen 9 uncu maddesinin yürürlük tarihi arasında 4 günlük boşluk meydana geldiğini, Anayasanın 90 ıncı maddesinde "usulüne uygun yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir." hükmü ve 556 sayılı KHK'nın 4 üncü maddesi "milletlerarası anlaşmalar öncelikle uygulanması" hükmünün değerlendirilmesi gerektiğini, 4721 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca hukuki boşluğun hakim tarafından doldurulması gerektiğini, sırf şekilsel bir eksiklik nedeniyle 4 gün boşluk meydana gelmesi sebebiyle davanın reddedilmesinin usul ekonomisine de aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli 98/016421 başvuru numaralı FUSION markasının 5 yıldır kullanılmadığından bahisle hükümsüzlüğün talep edildiği, ilk derece mahkeme kararında hukuki boşluğun 4721 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi gereğince doldurulamayacağına dair hukuki gerekçesinin açıklandığı, TRIPS 19 uncu maddenin tavsiye niteliğinde bulunduğu bağlayıcı olmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun dava açıldıktan sonra yürürlüğe girdiği, uygulamasının geriye yürütülemeyeceği, iptal kararının gerekçesinde de açıklandığı üzere mülkiyet hakkı niteliğinde bulunan marka üzerindeki hakkı sınırlandıran ya da iptaline ilişkin hususlarda mahkemenin kanun koyucunun yerine geçerek yorum yoluyla karar veremeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi uyarınca açılmış marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkin istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Mülga 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Mahkemece 06.01.2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.12.2016 gün ve 2016/148 Esas ve 2016/189 Karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesinin iptaline karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Dava tarihi itibariyle yürürlükteki yasal düzenlemelere güvenilerek açılan davada, dayanak yasal düzenlemenin yargılama aşamasında Anayasa Mahkemesi'nce iptali nedeniyle hukuki dayanak kalmadığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.