19. Hukuk Dairesi 2013/10509 E. , 2013/13448 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı, davalı tarafından Bartın 1. İcra Müdürlüğü' nün 2007/3292 sayılı dosyasından kendisi aleyhinde icra takibi yapıldığını, takipt…
**19. Hukuk Dairesi 2013/10509 E. , 2013/13448 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı, davalı tarafından Bartın 1. İcra Müdürlüğü' nün 2007/3292 sayılı dosyasından kendisi aleyhinde icra takibi yapıldığını, takipte işlemiş faizin 9.266-TL olarak gösterildiğini, oysaki faizin icra takip tarihi itibariyle 6.811-TL olması gerektiğini belirterek, fazladan talep edilen 2.455-TL bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacı hakkında senetlere dayalı olarak yaptığı icra takibinde davalı tarafından borca itiraz edilmesi üzerine Bartın İcra Hukuk Mahkemesi' nce alacak ve faiz miktarlarının hesaplatılarak karar verildiğini, yine davacının icra muamelesini şikayette de bulunmuş olduğunu, takip talebindeki işlemiş faize karşı takibin kesinleşmesinden sonra menfi tespit talebinde bulunulamayacağını, kaldı ki bahsİ geçen diğer davalarda faiz hesabının yapıldığını beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının takipteki borcun tamamına yönelik itirazı üzerine İcra Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama ile takibin ne miktar üzerinden devam edeceğine dair karar verilmiş olduğu ve bu kararın onanarak kesinleştiği, bu dava dosyası, somut dosya açısından maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, talebin niteliği ve İcra Mahkemesince yapılan incelemeler dikkate alındığında kuvvetli bir delil oluşturacağının açık olduğu, gerek icra mahkemesi dosyasında ve gerekse de işbu dosyada faiz hesaplamaları yönünden bilirkişi incelemeleri yaptırıldığı, raporların kapsamı, davacının eşinin icra kefili olması ve haciz icraları sırasında bu yönde bir itirazın olmaması da dikkate alındığında, davacının talebinin yasal haklılık taşımadığı kanaatine varıldığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yerel mahkeme kararında, icra hukuk mahkemesinin kesinleşmiş kararı gerekçelerden biri olarak yeralmakta ise de, davamızın konusu takip tarihinden önceki dönemde talep edilen işlemiş faizin yanlış hesaplandığı yönüne ilişkin olup icra hukuk mahkemesindeki şikayetin konusu ise icra takibinden sonraki dönemde işleyecek faizin yanlış hesaplandığı hususundadır. Hal böyle olunca, icra hukuk mahkemesi kararının davamız açısından güçlü delil olarak kabulü doğru değildir. Her ne kadar mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi, Yargıtay denetimine de elverişli bulunmamaktadır. Davacı vekili, rapora itiraz etmiş, ancak mahkemece bu itirazlar üzerinde durulmamıştır. İcra Hukuk Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda takip tarihinden önceki dönemle ilgili işlemiş faiz konusunda bir inceleme yapılmamış olduğu da görülmektedir. Bu durumda mahkemece davanın takipten önceki işlemiş faizin yanlış hesaplandığı iddiasına dayalı olduğu gözetilerek, konusunda uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılıp ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alındıktan sonra deliller hepbirlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.