11. Hukuk Dairesi 2023/3427 E. , 2024/5169 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1214 Esas, 2023/624 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/740 E., 2021/232 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili taraf
**11. Hukuk Dairesi 2023/3427 E. , 2024/5169 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1214 Esas, 2023/624 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/740 E., 2021/232 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in ''Arslanzade'' markasıyla 1986 yılından bu yana lokum, bademli kavala kurabiyesi, badem ezmesi gibi tatlı çeşitleri, Edirne'ye has şekerli ve unlu mamuller alanında çeşitli gıda ürünlerinde tüketiciye kaliteyi sunmuş ve Türkiye çapında bilinir bir marka haline getirdiğini, aynı zamanda ''Arslanzade'', ''Arslanzade Edirne Kallavi'', "Aslanzade", ''Edirne Arslanzade Kallavi Kurabiyesi'' markalarının sahibi olduğunu, Edirne ilinde 4 şube ve 4 bayi olarak hizmet verdiğini, bunun yanında Türkiye'de farklı illerde şube ve bayileri olduğunu, yurtdışına da ihracat yaptığını, davalının bundan dört yıl kadar evvel davacının ''Arslanzade'' markasına ait ürünleri davacıdan temin ederek satışını yapmakta olduğu Edirne Arasta dükkanları içindeki işyerinde, yaklaşık bir aydır ''Asrınzade'' ismiyle davacının ürünleri ile aynı nevide ''Asrınzade'' markalı ürünler sattığını, daha önce ''Aslanzade'' ürünleri sattığı bu işyerinde ''Asrınzade'' ismiyle ürünler satarak hem söyleniş ve okunuşta yarattığı yanılsama hem de yazılış itibariyle tüketicide Arslanzade ürünleri sattığı intibasını yaratarak kötü niyetli olarak davacının markasından yararlandığını, işyeri tabelasının ve ürünlerin paketlendiği ambalaj, kutu ve poşetlerin dahi neredeyse aynı olmasının davacının markasından faydalanma gayesi güdüldüğünü ileri sürerek davalı adına tescilli 2015/41311 sayılı ''Asrınzade'', 2016/90962 sayılı ''Asrınzade Kallavi Kurabiyesi'' ve 2016/105139 sayılı ''Asrınzade Edirne Kallavi Kurabiyesi'' ibareli markaların hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sahibi olduğu markanın hükümsüzlüğünün gerektiği iddiasına dayanak olarak gösterilen ''kallavi kurabiyesi'' isminin bir marka değil bir ürünün ismi olduğunu, davacı yanın iddia ettiği gibi kendi icat ettiği bir ürün olmadığını, davacı tarafın bu kurabiyenin Osmanlı saray mutfağına ait bir ürün olduğunu defalarca kez beyan ettiğini, davacının 2011/44138 tescil numarası ile tescil ettirdiği markanın ''Edirne Arslanzade'' ibaresi olduğunu, ayrıca davacının 2014/51208 tescil numarası ile ''edirne kallavi'' ibaresinin marka müracaatı kısmının yayınlandığını, ancak davacı adına tescil edilmediğini, 2012/98618 başvuru numarası bulunan davacının ''kallavi'' ibareli özel emtia müracaatının da ilgili kurum tarafından rededildiğini, ayrıca müvekkilinin ''Asrınzade Edirne Kallavi Kurabiyesi'' adıyla marka başvurusuna davacının itiraz ettiğini, itirazın reddedildiğini ve 2016/105139 numara ile davalı müvekkili adına tescil olunduğunu, davacının dava dilekçesinde müvekkilinin sahibi olduğu markanın bilerek .... ismiyle benzerlik olması açısından Asrınzade şeklinde konulduğunu iddia ettiğini, davalı müvekkilinin ''...'' isminde bir oğlu olduğunu, tamamen iyi niyetli olarak oğlunun isminin devam etmesi açısından bu ismi koyduğunu, "...."nin ise Edirneli tatlıcılar arasında oldukça yaygın olarak kullanılan bir ek olduğunu, Keçecizade, Sultanzade, Osmanlı Şehzade'nin Edirne'de faaliyet gösteren tatlı ve kurabiye üreticilerinden bir kaç tanesi olduğunu, davacının, davalı müvekkilinin ''Ters Lale'' ve ''Selimiye Camisi'nin'' görsellerini ürün ambalajlarında kullandığını beyan ederek taklitlerine devam ettiğini iddia etmiş ise de bu iki önemli eserin Edirne iline ait nadir sembollerden olduğunu, bu iki sembolün markanın ürünlerinde kullanılması kadar doğal bir durum olamayacağını, ilgili kanunda belirtilen mutlak ve nispi red sebeplerinin oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının benzer olmadığı ve davacının tanınmışlık ve kötü niyet iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; raporda delillerin değerlendirilmediğini, müvekkilinin uzun uğraşlar ve emeklerle tanınmış hale getirdiği arslanzade, edirne kallavi, aslanzade, edirne arslanzade kallavi kurabiyesi markalarının gerçek hak sahibi olduğunu, davacı markası ile davalı markasının aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, aynı /benzer sınıflarda olduğunu, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olmasının kaçınılmaz olduğunu, esas unsurun ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalının daha evvel müvekkilinden temin ettiği ARSLANZADE markasına ait ürünleri müvekkilinden temin ederek sattığını, tüketicinin de ARSLANZADE tabelası altında satış yaptığı için şube olarak bildiği aynı işyerinde ASRINZADE ibaresi kullanarak ASRINZADE markalı ürünleri satmasının davacının markasının serisi imajını oluşturacağını, iki harfin değiştirilerek el yazısı ile yazılmasının ayırt edicilik katmayacağını, tüketicinin yanıldığını, bütünsel değerlendirme yapılması gerektiğini, işitsel olarak da benzerlik olduğunu, davalının kötüniyetinin sabit olduğunu, haksız rekabet yarattığını, 2019 Haziran'ına kadar müvekkiline ait ürünleri ARSLANZADE tabelasını, afişini, tente ve dükkan vitrininde ARSLANZADE ibaresini kullandığını, uzun yıllardır çalışıldığı için bayi olduğu düşüncesi oluştuğunu, davalının ARSLANZADE markasından habersiz olmasının mümkün olmadığını, satın alımı durdurduktan sonra da tabeladaki ARSLANZADE yazısını aynı ekil ve aynı renkte ASRINZADE olarak değiştirdiğini, tanık beyanlarının kabul edilemeyeceğini, davalıdan ve yanında çalışan tanık ... dan şikayetçi olunduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, raporun hükme esas alınmasının yerinde olmadığını, eksik incelemeye dayandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2013/93265 numaralı ASLANZADE markası ile davalının 2015/41311 numaralı ASRINZADE markasının tescil sınıfları aynı olup her iki markanın düz yazı ile yazıldığı işitsel ve görsel olarak benzer olduğu, ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verebileceği, davacının marka başvuru tarihinin 15.11.2013, davalının ise 13.05.2015 olduğu, bu durumda davacının marka başvurusu önceki tarihli olmakla öncelik hakkı olduğu dikkate alındığında dava konusu 2015 41311 numaralı ASRINZADE markasının tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, dava konusu 2016/90962 numaralı "ASRINZADE Kallavi Kurabiyesi+ Şekil" markası 30, 35 sınıflarda, 2016/105139 numaralı "ASRINZADE EDİRNE KALLAVİ KURABİYESİ" 30 ve 35.sınıflarda tescilli olup davalının bu markalarının esas unsurunun da ASRINZADE ibaresi olduğu, davalının işbu markalarının alt sınıflarının davacının 2013/93265 numaralı "ASLANZADE" markasının alt sınıfları ile aynı olduğu gibi, davacının "ASLANZADE" markası ile davalının "ASRINZADE" esas unsurlu markalarının benzer olduğu, bu markaların başvuru tarihlerinin davacının marka tescil tarihinden sonraki tarihli olduğu, yine markaların davacının 2009/12669 numaralı "ARSLANZADE" markası yönünden markaların 35.sınıfta tescil sınıfının kısmen aynı olduğu, 2011/44138 numaralı "EDİRNE ARSLANZADE KALLAVİ KURABİYESİ" markası yönünden 30 uncu emtia sınıfı yönünden alt sınıfın kısmen aynı olduğu, 2011/85041 numaralı "ARSLANZADE" markasının 35 inci sınıfta kısmen aynı olduğu, 2012/89183 numaralı "ARSLANZADE KAVALA KURABİYESİ" markasının 30 uncu sınıfta pastacılık ve fırıncılık mamulleri sınıfının aynı olduğu, 2013/27490 numaralı "ARSLANZADE+ Şekil" markası yönünden 29,30 sınıfta alt sınıfların tamamen aynı olduğu, davalı yönünden seri marka koşulları oluştuğundan söz edilemeyeceği gibi markanın oğlunun ilk ismi olduğuna yönelik savunmasının da kabul edilemeyeceği dikkate alınarak tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verecek bu markalar yönünden de davanın kabulü ile hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı rapora göre karar verilmesi yerinde görülmediği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; "kallavi kurabiyesi" isminin bir marka değil bir ürünün ismi olduğunu, başkaca yerel markaların da aynı ürünü yaptığını ve kullandığını, bu ürünün davacının icadı olmadığını, nitekim bu hususun davacı tarafından da basına verdiği demeçlerde bir çok sefer dile getirildiğini, davacı yanın iddiasının aksine müvekkilinin iyi niyetli olup davaya konu markaları seçmekteki amacının tamamen oğlunun isminin ... olması olduğunu, müvekkilinin oğlunun adına yaşatmak istediğini, yine "Zade" ibaresinin ise Edirneli tatlıcılar arasında oldukça yaygın olarak kullanılan bir ek olup "oğul" anlamına da geldiğini, bu markalara örnek göstermek gerekirse Keçecizade, Sultanzade, Osmanlı Şehzade Edirne'de faaliyet gösteren tatlı ve kurabiye üreticilerinden bir kaç tanesi olduğunu, İstinaf Mahkemesi gerekçesinin soyut olduğunu, davacının tanınmışlık iddiasını ispatlayamadığını ve taraf markalarının benzer olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinin birinci, üçüncü, beşinci ve dokuzuncu fıkraları. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.