11. Hukuk Dairesi 2016/3085 E. , 2017/5277 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/11/2015 tarih ve 2015/895-2015/890 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma…
**11. Hukuk Dairesi 2016/3085 E. , 2017/5277 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/11/2015 tarih ve 2015/895-2015/890 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili müvekkili ...l'in davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ve genel müdürü, diğer iki müvekkilinin ise yönetim kurulu üyesi ve genel müdür yardımcısı olduğunu, her üçünün de murahhas aza olduklarını, davalı şirketin diğer beş yönetim kurulu üyesinin müvekkillerinin haberi olmaksızın yeni bir karar defteri çıkartarak kendi aralarında yönetim kurulu toplantısı yaptıklarını, bu şekilde yapılan 14.06.2012 tarih 2012/A-1 sayılı yönetim kurulu toplantısında ...lerin yönetim kurulu başkanlığına, ...'nun başkan vekilliğine seçildiğini, ...ler, ..., ... ..., ... ve ...'ın müşterek imza ile davalı şirketi temsil ve ilzama yetkilendirildiklerini, aynı tarih ve 2012/ A-2 sayılı diğer yönetim kurulu kararı ile müvekkillerinin görevden alınarak tüm ilişkilerinin kesilmesine karar verildiğini, oysa yönetim kurulu toplantısı hazırlığı yapmanın, yönetim kurulunu toplantıya çağırmanın, yönetim kurulu toplantısı yapmanın yönetim kurulu başkan ve vekiline ait bir yetki olduğunu, yönetim kurulunun toplanmasını sağlamak için gündemle çağrı yapılmasının gerekli olduğunu, yoksa yönetim kurulu üyelerinin başkanı, vekili ve diğer yönetim kurulu üyelerini hiçe sayıp gıyabında karar defteri çıkartarak yönetim kurulu toplantısı yapmasının mümkün olmadığını, bu yönetim kurulu toplantısının yok hükmünde olduğunu, yönetim kurulunun sıhhatli toplanması halinde dahi murahhas azaları görevden almasının mümkün olmadığını, bu yetkinin sadece genel kurula ait olduğunu, alınan kararların yok hükmünde olduğunu, şirket merkezi dışında başka bir adreste yönetim kurulu toplantılarının yapılamayacağını ileri sürerek 14.06.2012 tarih 2012/A-1 ve 14.06.2012 tarih 2012/A-2 nolu yönetim kurulu kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine, iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili şirket ana sözleşmesiyle atanan yönetim kurulu üyelerinin üyelik sıfatını sona erdirici karar alınmasının söz konusu olmadığını, karar içeriği incelendiğinde davacıların yönetim kurulu üyeliklerinin devam etmekte olduğunu, sadece yönetim kurulunun kendi içinde yeni bir görev ve yetki dağılımına gittiğinin ortaya çıkacağını, davalı şirketin yasanın ön gördüğü toplantı ve karar yeter sayısına uygun olarak toplanarak karar aldığını, tüm davacıların 14.06.2012 tarihli yönetim kurulu toplantısı ile ilgili bilgilerinin bulunduğunu, 19.07.2012 tarihli şirket genel kurul toplantısının da aynı adreste yapıldığını, toplantıya tüm davacıların katıldığını, bu genel kurulda yeni yönetim kurulunun belirlendiğini, davacıların yönetim kurulu kararlarının iptallerinde hukuki yararlarının kalmadığını savunarak haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen ... 9 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/354 Esas sayılı dava dosyasında; Davacılar vekili davalı şirketin diğer yönetim kurulu üyelerinin 14.06.2012 tarihinde müvekkillerine hiç haber vermeden yasal toplantı adresinden farklı yerde toplanması suretiyle alınan yönetim kurulu kararı ile müvekkillerinin yönetim kurulu başkan ve başkan vekili, genel müdür, genel müdür yardımcılığı sıfatlarının kaldırıldığını, ayrıca şirketi temsil ve ilzama ilişkin yetkilerinin de alınan kararla kaldırıldığını, anılan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti için ... 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/344 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, yine aynı usulsüzlüklerle 25.06.2012 tarihinde yeni yönetim kurulu seçiminin gündem maddelerinden birini oluşturduğu, 19.07.2012 tarihinde olağanüstü genel kurul yapmak üzere bir yönetim kurulu kararı daha alındığını, müvekkillerinin olağanüstü genel kurul toplantılarına katılarak tüm maddelere olumsuz oy verdiklerini tutanaklara geçirttiklerini, olağan üstü genel kurul çağrısının ve olağan üstü genel kurul gündem ilanının usul ve yasaya aykırı olduğunu, derdest dava ve suç duyurularına rağmen olağanüstü genel kurul ve bu kurulda alınan kararların tamamının yasalara, esas sözleşme hükümlerine, objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 19.07.2012 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının ve alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespiti ile kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili dava konusu genel kurul toplantısının kanunda belirlenen usullere ve ana sözleşmeye uygun gerçekleştiğini, toplantıdan 2 hafta önce gerekli ilanın yapıldığını, davacı ortaklara 29.06.2012 tarihinde noter marifetiyle gönderilen taahhütlü mektupla bildirildiğini, diğer dokuz pay sahibine aynı gün elden imza karşılığı bildirildiğini, zaten tüm pay sahiplerinin toplantıya katıldığını, bu nedenle toplantıya çağrının yetkisiz yönetim kurulunca yapıldığının da iddia edilemeyeceğini, davacıların toplantıda olumsuz oylarına ilişkin muhalefet şerhini tutanağa yazdırmadıklarından genel kurul kararının iptalinin istenemeyeceğini, kaldı ki şirket ana sözleşmesinde genel kurula yönetim kurulu üyelerini her zaman değiştirme yetkisi verildiğini, davacıların davalı şirket aleyhine iki ayrı şirket kurduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl davada verilen kararın kesinleşmiş olduğu; birleşen davada, yönetim kurulunun genel kurula çağrı kararının, toplantı ve karar nisabına uygun olarak verildiğinden genel kurulun usulüne uygun olarak toplandığı, genel kurul toplantısında alınan kararların iptali sebeplerinin gerçekleşip gerçekleşmediği, alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye, iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığına yönelik yapılan incelemede; yönetim kurulu üyelerini seçme yetkisinin mutlak surette genel kurula ait olduğu, usulüne uygun olarak toplanan ve karar alan genel kurulun yeni yönetim kurulunu seçmesi ve toplantı tutanağını imzalama yetkisinin ... heyetine tanınmasına ilişkin kararların iptali koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.