11. Hukuk Dairesi 2022/1593 E. , 2023/5532 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/616 Esas, 2021/1658 Karar DAVA TARİHİ : 25.07.2017 HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/259 E., 2018/185 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kar…
**11. Hukuk Dairesi 2022/1593 E. , 2023/5532 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/616 Esas, 2021/1658 Karar DAVA TARİHİ : 25.07.2017 HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/259 E., 2018/185 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddi, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin “...” ibareli marka başvurusuna yapılan itirazların reddedildiğini, müvekkilinin 50 marka müracaatı olduğunu, bunların önemli bir kısmının “Kültür” ibaresini taşıdığını, yine kültür ibareleri bir kısım markalarının ise davacı tarafından tescilsiz olarak kullanıldığını, müvekkillerinin “KÜLTÜR” ibaresini eğitim alanında maruf kıldığını ve üstün, gerçek hak sahibi olduğunu, dava konusu markanın esas unsuru olan “KÜLTÜR” ibaresini eğitim hizmetleri, özel okul faaliyetleri alanında ilk olarak davacı kardeş kurumların kullandığını hali hazırda kullandıklarının tartışmasız olduğunu, dava konusu “...” markasında yer alan “İSVİÇRE” ibaresinin, coğrafi kaynak ve bağlantı kurma nedeniyle halkı yanılgıya düşürecek nitelikte olduğunu, dava konusu markanın yetkili mercilerden kullanmak için izin alınma koşulu kapsamında, İsviçre Konsolosluğundan marka tescili için özel izin alması gerektiğini, davalının İsviçre ve kültürüyle herhangi bir bağlantısının, yasal izinlerinin olduğuna dair herhangi bir belge, delil bulunmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu, yanılgıya sebebiyet verecek marka oluşturduğunu ve bunun yanında, alanında maruf davacı markalarıyla iltibas oluşturacak marka seçimiyle de bu kötü niyetini gösterdiğini, davalının, davacının “KÜLTÜR” ibareli markalarından haberdar olmasına veya basiretli bir tacir olarak haberdar olması gerekmesine rağmen KÜLTÜR KOLEJİ / KÜLTÜR OKULLARI markalarının önüne yanıltıcı “İSVİÇRE” ibaresini ekleyerek davacı markalarını sulandırdığını, davalının asıl amacının “...” markasını kullanmak olmadığını, davalının engelleme markası ve marka ticareti yaptığını ileri sürerek 2017-M-4976 sayılı YİDK kararın iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dünyanın birçok ülkesinde temsilcisi olduğu, yüzlerce dil okulu, lise, kolej ve üniversite ile kampüs gezileri de dahil olmak üzere hem bireysel hem de kurumsal alanda yurt dışı eğitim danışmanlığı hizmeti vermekte olduğunu, “kültür” ibaresinin ayırt edicilikten yoksun olduğunu, davacının itirazına ve davaya mesnet markalarının zayıf markalar olduğunu, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında iltibas oluşmadığını, davacının eğitim alanı ile davalının markasının kullanım alanlarının farklı olduğunu, davacının yurtiçi eğitim hizmeti verdiğini, davalının ise yurtdışı eğitim hizmetlerinde faaliyet gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasının esas ve ayırt edici unsurunun "KÜLTÜR" ibaresi olduğu, davacılar adına tescilli markalardan birçoğunda da “KÜLTÜR” kelimesinin markanın ayırt edici karakteri olarak yer aldığı, markalar arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karışıklığa neden olacak derecede bir benzerliğin bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK 2017-M-4976 sayılı kararının iptaline, 2015/50450 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; "KÜLTÜR" ibaresinin davacının markalarındaki esaslı unsur ve davanın dayandığı ibare olduğunu ancak ayırt edicilikten yoksun bulunduğunu, zayıf marka olduğunu, bu nedenle hükümsüzlük talebine mesnet edilen davacıya ait markalar zayıf markalar olup, dava konusu marka nedeniyle bütünsel olarak ortaya çıkan algı bakımından çok üst düzeyde benzerlik bulunmadığını, "KÜLTÜR" ibaresi zayıf bir marka olup, ulaşılan kitle ve verilen eğitimin gerek dili gerekse ulaştığı kütle farklı olduğundan davacı taraf ile müvekkilinin markasının iltibas oluşturma ihtimalinin bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu edilen markada “Kültür” ibaresi tek unsur olmayıp, ayırt ediciliğinin de düşük olması karşısında benzerlik bulunmadığını, aksi yöndeki kararın kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar başvuru konusu ibare ile redde mesnet markalar arasında kısmi bir anlamsal benzerlik bulunmakta ise de 41. sınıf hizmetlerin kullanıcılarının dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu da gözetildiğinde, aralarında görsel ve işitsel benzerlik bulunmayan başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, başvuru konusu ibareye yapılan eklerle davacı markalarından yeterince ayırt ediciliğin sağlandığı, aksinin kabulü halinde 41. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliği düşük "kültür" ibaresinin davacıların tekeline bırakılması gibi bir sonucun doğacağı, davacı tarafa ait markalarla başvuru konusu işaret arasında benzerlik bulunmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin somut olay bakımından tartışılmasına gerek olmadığı, yine davacı markaları ile benzerlik taşımayan bir marka başvurusunun kötü niyetli olduğunun da kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf istemlerinin kabülü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesince dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ile çelişen nitelikte karar verildiğini, davalı şirket markasının yanıltıcı olduğunu, davalı şirket için kötü niyet hususunun değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiği, taraf markalarının esas unsurlarının "kültür" ibaresi olmakla birbiri ile ayırt edilemeyecek nitelikte benzer olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.