11. Hukuk Dairesi 2012/4855 E. , 2013/5956 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....01.2012 tarih ve 2008/924-2012/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ ....220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatı
**11. Hukuk Dairesi 2012/4855 E. , 2013/5956 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....01.2012 tarih ve 2008/924-2012/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ ....220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı bankanın ... Şubesi'nde 7.484 USD tutarında 1 ay vadeli döviz tevdiat hesabı açtırdıklarını, .../06/2008 tarihinde parayı çekmek için başvurduklarında paranın banka çalışanı tarafından çekildiğini öğrendiklerini, davalının çalışanlarının eylemlerinden sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 7.484 USD'nin faiziyle birlikte davalından tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, döviz hesabındaki paranın davacıların isteğiyle TL'ye çevrildiğini, bunun 8.500 TL'sinin 04/02/2008 tarihinde davacı ... tarafından, bakiyesinin ise sonraki tarihlerde ATM işlemleri ile çekildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,para çekme işleminin bizzat davacılar tarafından gerçekleştirilmediği anlaşılmakta ise de, hesaptaki paranın davacıların verdiği para çekme yetkisine istinaden, davacı ...'ın imzasını taşıyan tediye fişi ve yine davacıların verdiği ATM kartı ile aynı zamanda banka çalışanı olan davacıların yakını ... tarafından çekildiği, bankanın kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, davalı banka nezdinde açılan davacılar ait hesapta bulunan paranın onların bilgisi ve izni dışında çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup,mahkemece, hesaptaki paranın davacıların verdiği para çekme yetkisine istinaden, davacı ...'ın imzasını taşıyan tediye fişi ile çekildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61'nci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK’nın 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Somut olayda, davacılar vekili paranın müvekkillerince çekilmediğini, bu hususta kimseye yetki verilmediğini, tediye fişindeki imzanın da davacıya ait olmadığını ileri sürmüş,davalı banka vekili ise paranın davacıların verdiği talimata istinaden ve davacılardan Hanımkız'ın imzasını taşıyan tediye fişiyle ödendiğini savunmuştur. Her ne kadar davacıların yakınları ve aynı zamanda banka çalışanı olan dava dışı ...'a hesaplarından para çekmesi hususunda yetki verdikleri görülmekte ise de, bu yetkinin anılan kişinin kendi nam ve imzası ile işlem yapmasını içerdiği anlaşılmaktadır. Oysa işleme ilişkin tediye fişinde davacının ismi ve ona ait olduğu savunulan imza yer almakta olup, davalı yanca belge aslı ibraz olunamadığından imza incelemesi de yapılamamıştır. Kaldı ki, paranın çekildiği 04.02.2008 tarihinde davacıların yurtdışında oldukları, bu durumda paranın hesabın bulunduğu banka şubesinden bizzat davacılar tarafından çekilmesinin fiilen imkansız bulunduğu saptandığına göre, davacının imzasını da içerse ne zaman ve ne şekilde elde edildiği davalı yanca ispatlanamayan tediye fişiyle, davacılar dışında üçüncü bir kişiye ödemede bulunulması bankanın mevduatı iade yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bu itibarla, mahkemece, hesaptaki paranın davacı ...'ın imzasını taşıyan tediye fişi ve yine davacıların verdiği ATM kartı ile aynı zamanda banka çalışanı olan davacıların yakını ... tarafından çekildiği varsayımına dayalı bilirkişi görüşü benimsenerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bente açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.