T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/205 - 2026/423 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/205 KARAR NO : 2026/423 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/10/2023 NUMARASI : 2023/81 E. - 2023/289 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali ve Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fik…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/205 - 2026/423 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/205 KARAR NO : 2026/423 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/10/2023 NUMARASI : 2023/81 E. - 2023/289 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali ve Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/10/2023 tarih ve 2023/81 E. - 2023/289 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, ABD California'da kurulu bulunan, bilgisayar ve sair elektronik sektöründe Dünya lideri olan müvekkilinin, tanınmış "..." markasının sahibi olduğunu, hal böyle iken davalı şirket tarafından 2021/081881 sayılı "..." ibareli markanın 7, 8, 9, ve 35. sınıflarda tescili talebinde bulunmuş olup müvekkilinin başvuruya yönelik itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davaya konu marka ile müvekkilinin markasının görsel ve fonetik olarak çok yüksek bir benzerlik gösterdiğini, davaya konu markadaki şeklin herhangi ayırt ediciliğinin bulunmadığını, marka kapsamına alınmak istenen mal ve hizmetlerin müvekkili markası kapsamında tescilli olduğunu, bu durumun tüketiciler nezdinde markaların karıştırılmasına neden olacağını, markanın tescilinin müvekkilinin tanınmış markasının itibarı ve ayırt ediciliğine zarar vereceğini, davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız kazanç elde etmesini sağlayacağını ve davalı şirketin müvekkilinin markasına bu derece benzer bir marka tercihinde bulunmasının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2022-M-17516 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, "..." ibaresi ve mavi şekil unsurundan oluşan davaya konu marka ile davacının markaları arasında ilk iki harf ortak olsa dahi, dava konusu markanın devamında yer alan "..." ibaresinin markaları işitsel, görsel ve kavramsal olarak farklılaştırdığını, taraf markalarının şekil unsurları da oldukça farklı olduğundan bu durumun ortalama tüketiciler nezdinde markaların karıştırılmasını önleyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, “...” ve “...” ibarelerinin başlangıç kısmını oluşturan iki harfin dizinleri de dahil olmak üzere aynı olduğu, 3ve 4. harflerin yerlerinin değiştirildiği, ibareler arasındaki harf farklılıklarının markalarda esas unsur olan bu ibarelerde geçen diğer ortak harflerin yaratmış olduğu benzerliği ortadan kaldıracak, markaları ayırt edilecek derecede benzer olmaktan kurtaracak güçte ve nitelikte olmadığı, davacının "..." ibareli markalarını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının "..." markasıyla karşılaştığında bu markaları görsel ve işitsel açıdan benzer bulması ve karıştırmasının ihtimal dahilinde olduğu, dosya kapsamından "..." markasının teknoloji ve tüketici elektroniği kapsamında yoğun ve ciddi bir biçimde kullanılmakta olup söz konusu markanın teknoloji ve tüketici elektroniği gibi alanlarda yüksek düzeyde bir tanınmışlığa sahip olduğunun anlaşıldığı, davaya konu markanın bu sektörlerle ilintili olabilecek emtialarda kullanılması halinde itibarının ve ayırt ediciliğinin zedelenme ihtimali ile haksız bir yarar sağlanması ihtimalinin bulunduğu, dolayısı ile davacının tanınmışlıkla ilgili iddiasının davalının markasının kapsamına giren tüm sınıflara ilişkin olarak tescile engel teşkil ettiği, davacı tarafından sunulan ve davalı şirketçe inkar edilmeyen davalı firmaya ait "https://....com" internet sitesindeki davacıya ait "..." marka cep telefonu ürünlerine yönelik şarj aleti, taşıyıcı, batarya, kablo, aksesuar gibi ürünler ile dünyaca ünlü "..." akıllı saat ürünleri görselleri kullanılarak "..." ibareli ürünlerin satışa sunulduğu, davalı firma ile davacının faaliyet alanının birebir aynı olduğu ve satışa sunulan ürünler arasında doğrudan davacı şirketin yüksek düzeyde tanınırlığa haiz "..." markalı ürünlere yönelik emtiaların bulunduğu nazara alındığında, davacının markasının ününden yararlanmaya yönelik hareketinin kötü niyetli olduğu gerekçeleriyle 2022-M-17516 sayılı YİDK kararının iptaline ve davaya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı Türkpatent vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibaresi ve mavi şekil unsurundan oluşan davaya konu marka ile davacının markaları arasında ilk iki harf ortak olsa dahi, dava konusu markanın devamında yer alan “...” ibaresinin markaları işitsel görsel ve kavramsal olarak farklılaştırdığını, taraf markalarının şekil unsurları da oldukça farklı olduğundan bu durumun ortalama tüketiciler nezdinde markaların karıştırılmasını önleyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, marka hükümsüzlüğünden kaynaklanan istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "..." ibareli başvurusu ile davacının "..." ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; "..." ve "..." ibarelerinin başlangıç kısmını oluşturan iki harfin dizinleri de dahil ve 3 ve 4. harflerin yerleri değiştirilmekle birlikte aynı olduğu, ibareler arasındaki harf farklılıklarının diğer ortak harflerin yaratmış olduğu benzerliği ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, davaya konu markanın kapsamına alınmak istenen 09. sınıftaki mallar ile bu malların satışına ilişkin 35. sınıftaki mağazacılık hizmetlerinin davacının itiraza mesnet markalarında aynen yer aldığı, dava konu marka kapsamına alınmak istenen 07 ve 08. sınıftaki malların davacının markasının tescilli olduğu 09. sınıf ile ilişkili olduğu, öte yandan davacının ... markasının tanınmış marka vasfında olup tanınmışlık koşullarının bütün sınıflar yönünden gerçekleştiği ve davalı şirketin internet alan adresinde davacının ... marka cep telefonu ürünlerine yönelik şarj aleti, taşıyıcı, batarya, kablo, aksesuar gibi ürünler ile ... markası ile birebir olacak şekilde "..." ibaresi altında çeşitli ürünleri satışa arz etmesinin davacının markasının sahip olduğu ünden kazanç sağlamaya yönelik kötü niyetli bir hareket olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.