İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin ... marka otomasyon sistemlerinin Türkiye'deki tek yetkili distribütörü olduğunu, müşterilerine satış ve satış sonrası tek yetkili teknik servis hizmeti verdiğini, davalının daha önce müvekkilinin işyerinde çalıştığını, sonrasında kendi adına işletme açarak …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1875 KARAR NO : 2025/1987 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/05/2022 NUMARASI : 2021/601 Esas - 2022/461 Karar . DAVA: Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ: 06/09/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin ... marka otomasyon sistemlerinin Türkiye'deki tek yetkili distribütörü olduğunu, müşterilerine satış ve satış sonrası tek yetkili teknik servis hizmeti verdiğini, davalının daha önce müvekkilinin işyerinde çalıştığını, sonrasında kendi adına işletme açarak müvekkilinin distribütörü olduğu markaya servis hizmeti vermeye başladığını,tek yetkili müvekkili olmasına rağmen davalının "www...com.tr" internet sitesinde ve sosyal medya hesaplarında ... marka ve logolarını kullanarak yetkili teknik servis olduğunu belirterek faaliyet gösterdiğini, youtube'da videolar yayınladığını, müvekkilinin gönderdiği ihtara rağmen davalının eylemine devam ettiğini, daha önce müvekkilinin müşterilerine ilişkin servis ve bakım sözleşmelerindeki fiyat ve yenileme tarihlerini kullanarak müşterileri arayarak gerçeğe aykırı beyanlarla ayartmaya çalıştığını, işten ayrıldıktan sonra diğer çalışanları arayarak hakaretlerde bulunup kötülediğini, müvekkilinin bulut hesabından firmaya ait evrak ve dokümanları şahsi hesabına kopyalayıp müvekkiline ait hesaptan sildiğinin öğrenildiğini, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, davalının haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının internet sayfası ile sosyal medya hesaplarında bulunan "yetkili teknik servis" ibaresi ile müvekkilinin tek yetkili satıcısı ve teknik servis sağlayıcısı olduğu" ..." markasına ait marka, logo ve resimlerin kullanılmasının önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.000-TL maddi ,30.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkili adına yapılan tebligatların usul ve yasaya aykırı olduğunu, davadan haricen haberdar olduğunu, yokluğunda yapılan işlemlere muvafakati olmadığını, davacının iddialarının aksine "..." marka otomasyon sistemlerinin Türkiye'deki tek yetkili teknik servisinin davacı olmadığını, müvekkilinin de yetkili teknik servislerden biri olduğunu, cevap dilekçesi ekinde 01/07/2021 tarihli yetkili teknik servis sözleşmesinin sunulduğunu, müvekkilinin marka sahibi ile davacı arasında yapılan sözleşme ve şartlarını bilemeyeceğini, 06/09/2021 olan dava tarihinden önce müvekkilinin sözleşmeye istinaden teknik servis olarak hizmet vermeye başladığını; esasen ... markasını Türkiye'ye müvekkilinin getirdiğini, bu hususta gerekli sertifikayı 07/03/2018 tarihinde ... şirketinden aldığını, davacının sözleşme şartlarına aykırı olarak sertifikaya ve sertifikaya sahip personeli olmadan hizmet verdiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını, asıl davacının beyanlarıyla müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini; müvekkilinin davacının işyerinde çalıştığı dönemle ilgili olarak imzalanan rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını ve haksız rekabetin söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, davacının "... ..." şirketine ait marka ve diğer hakların davalı tarafından kullanılarak haksız rekabet davası açabilmesi için öncelikle dava açma hakkına sahip olması gerektiği, dava dilekçesi ekinde "... ..." şirketinin Türkiye distribütörü olduğuna dair "aslı gibidir" şeklinde tasdiksiz yabancı dildeki belge fotokopilerini ibraz ettiği, davacıya yabancı dilde sunduğu belgelerin apostilli asıllarını ve yeminli tercüman tarafından yapılmış tercüme asıllarını sunmak için kesin süre verildiği, kesin süreye rağmen davacının ibraz etmediği, sadece fotokopiden Türkçe'ye çevrilmiş tercüme aslını sunduğu,davacının fotokopisini ibraz ettiği yabancı dilde yazılmış belgelerin tamamına delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, davacının İtalyan "... ..." şirketi adına davalı aleyhine Türkiye'de dava açma hakkına sahip olduğunu ispatlayamadığı, haksız rekabet davalarında manevi tazminat kurumunun amacının haksız rekabet eylemi nedeniyle kişisel hakları zedelenen kişinin manevi yönden tatmin edilmesini sağlamak olduğu, haksız rekabet talebinde aktif husumet iddiasını ispatlayamayan davacının kötüleme ve hakaret iddialarını ispata yarar delil ibraz etmediği gerekçesiyle, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi tazminat yönünden davacının sıfat yokluğu nedeniyle, manevi tazminat yönünden esastan davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, Apostil şerhine ilişkin 05/10/1961 tarihli Lahey Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi'nde, söz konusu şerhin alınması mecburiyetinin yalnızca o ülkenin resmi makamlarınca düzenlenmiş belgeler için getirildiğini, özel sözleşmeler için zorunlu olmadığını, hatta özel belgelere apostil şerhi verilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmenin yeminli tercümana yaptırılmış ve noterce onaylanmış sözleşmenin dosyaya sunulduğunu; davalının müvekkilinin yetkili servis sözleşmesine bir itirazı olmadığını; davalının cevap dilekçesini süresinde vermediğinden kendisinin yetkili servis olduğunu ispatlayamadığını; müvekkilinin dava açma hakkı bulunduğunu, zaten müvekkilinin ... şirketi adına değil kendi hakkını korumak için dava açtığını, müvekkili tek yetkili servis olduğundan davalının eylemlerine engel olmaya ve zararını tazmin etmeye çalıştığını, belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, TTK'nın 54. maddesi ve devamında düzenlenmiş haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Haksız rekabet, TTK'nın 54. vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın 54/1 maddesinde haksız rekabetin amacı "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş; 54/2'de ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. TTK'nın 55. maddesinde ise haksız rekabet sayılan bazı haller, sınırlayıcı olmamak üzere sayılmıştır. Bu nedenle sayılan haller dışındaki eylemlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. TTK'nın 56. maddesinde ise, haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.Mahkemece 03/02/2022 tarihli duruşmada hazır bulunan davacı vekiline "HMK'nın 216/1.maddesi uyarınca, dava dilekçesi ekinde tasdiksiz fotokopilerini ibraz ettiği davacının distribütör olduğuna dair yabancı dilde yazılmış belgelerin tamamının apostilli olarak asıllarını ve apostilli belgelerin yeminli tercüman tarafından yapılmış tercümelerinin asıllarını Mahkemeye sunmak üzere HMK'nın 94/2.maddesi uyarınca iki hafta kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde istenilen husus yerine getirilmezse HMK'nın 94/3.maddesi uyarınca davacı tarafın fotokopisini ibraz ettiği yabancı dilde yazılmış belgelerin tamamına delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiştir.Davacı vekili 25/04/2022 tarihli dilekçesiyle, İngilizce dilindeki distribütörlük (dağıtım) sözleşmesinin noter onaylı yeminli Türkçe tercümesini sunmuştur.Davacı dava dışı yabancı şirketin Türkiye'deki tek yetkilisi olduğu halde ;davalının yetkili servis olmadığı halde kendisini yetkili servis olarak tanıttığı iddiası ile eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.... şirketini temsilen açılmış bir dava bulunmamaktadır. Apostil şerhinin düzenlendiği ve onaylanarak Ülkemizde 29/09/1985 tarihinde yürürlüğe girmiş "Yabancı Resmî Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi"yle (RG Tarih: 16/09/1984, RG Sayı: 18517), bir âkit devletin ülkesinde düzenlenmiş olup da diğer bir âkit devletin ülkesinde ibraz edilecek olan resmî belgelerin diplomasi veya konsolosluk memurları tarafından onaylanması zorunluluğu kaldırılmıştır. Sözleşmenin 1. maddesi "İşbu Sözleme Akit Devletlerden birinin ülkesinde düzenlenmiş olup da diğer bir Âkit Devlet ülkesinde kullanılacak olan resmi belgelere uygulanır."denilerek devamında resmi belge sayılabilecek belgeler sayılmıştır.Davacının dava dışı İtalyan ... şirketiyle imzaladığı distribütörlük sözleşmesi, Sözleşme kapsamında resmi belge kabul edilmediğinden apostil şerhli olarak sunulamayacaktır.Davalının; davacının distrübütör olmadığına ilişkin itirazı olmayıp kendisinin de yetkili olduğunu savunmuştur.Davacı;davalının yanıltıcı beyan ile haksız rekabette bulunduğunu,davalının haksız rekabet eyleminden zarar gördüğünü ileri sürdüğünden zarar gören sıfatıyla bu davayı açma hakkı bulunmaktadır.Haksız rekabetten zarar gören,eylem sübut bulduğunda TTK nın 56(1)e maddesi uyarınca karşı yandan manevi tazminat talep edebileceği halde ,maddi tazminat istemini aktif husumet yokluğundan red ederken ,manevi tazminat talebinin yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi de çelişki teşkil etmiştir.Açıklanan nedenlerle,davacının aktif husumet ehliyeti bulunduğu halde işin esası incelenmeden aktif husumet yokluğu nedeniyle; reddine karar verildiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/601 Esas - 2022/461 Karar sayılı 26/05/2022 tarihli kararının HMK'nın 353(1)a-4-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2025