4. Ceza Dairesi 2025/12322 E. , 2026/2315 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/229 E., 2021/674 K. SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama neticesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265/1 ve 265/3 maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ceyhan 1. Asliye Ceza M…
4. Ceza Dairesi 2025/12322 E. , 2026/2315 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/229 E., 2021/674 K. SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama neticesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265/1 ve 265/3 maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2006 tarihli ve 2005/314 Esas, 2006/94 Karar sayılı kararının Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 03.11.2008 tarihli ve 2007/1004 Esas, 2008/19665 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteâkip, yeniden yapılan yargılama sonunda sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 265/1, 265/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2009 tarihli ve 2009/16 Esas, 2009/290 Karar sayılı kararının 06.05.2009 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde 20.12.2009 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbarı üzerine, hükmün açıklanması ile sanığın mahkûmiyetine ilişkin Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve 2021/229 Esas, 2021/674 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2025 gün ve 2025/134702 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “ Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan eylemine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu, suç tarihinin 14.04.2005 olduğu, sanık hakkında ilk mahkumiyet kararının 09.02.2006 tarihinde verildiği, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 06.05.2009 tarihinde kesinleştiği, 20.12.2009 tarihinde yeniden kasıtlı suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.05.2009 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 20.12.2009 tarihi arasını kapsayan sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanık hakkında ilk mahkumiyet kararı verilen tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanık hakkında ilk mahkumiyet kararı verilen 09.02.2006 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 16.11.2021 tarihine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, kamu davasının düşmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve zamanaşımı açısından sanık hakkında uygulanması gereken 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesi; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer. (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur. (4)Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır. (5) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./8.mad) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar. (6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs hâlinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar. (7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi hâlinde dava zamanaşımı uygulanmaz." şeklinde, Anılan Kanun'un 67. maddesi; "(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur. (2) Bir suçla ilgili olarak; a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, halinde, dava zamanaşımı kesilir. (3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. (4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." biçiminde düzenlenmiştir. Görüleceği gibi 5237 sayılı Kanun'da bütün suçlar bakımından kesme nedenleri ortak olarak düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 67/2. maddesinde , suçla ilgili olarak şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, iddianame düzenlenmesi, sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi halinde dava zamanaşımının kesileceği kabul edilmiştir. Dava zamanaşımının durması ise, Kanunda açıkça sayılan bazı hallerde soruşturma veya kamu davasının yürütülememesinden dolayı, bu halin ortaya çıkmasından, kalkması anına kadar geçen sürede zamanaşımının işlememesini ifade etmektedir. Zamanaşımını durduran nedenlerin varlığı halinde, zamanaşımı süresi en son kesen işlemden itibaren, durdurucu nedenin ortaya çıktığı ana kadar işleyecek, bu engelin kalkmasıyla duran zamanaşımı süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Zamanaşımı süresinin hesaplanmasında ise önceden işleyen süre ile sonradan işleyen süreler birbirine eklenmek suretiyle zamanaşımı süresi belirlenecektir. Anayasanın 38. maddesinde dava zamanaşımının kanunilik ilkesi kapsamında olduğu benimsenmiş olup dava zamanaşımını durduran veya kesen nedenlerin kanunda açıkça gösterilmesi gerekir, bu nedenlerin yorum veya kıyas yoluyla genişletilmesi mümkün değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.03.2017 tarihli ve 2015/8-268 esas ve 2017/124 sayılı, 17.01.2017 tarihli ve 2015/15-536 esas ve 2017/14 sayılı, 01.03.2016 tarihli ve 2015/3-599 esas ve 2016/99 sayılı kararlarında ayrıntıları açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda dava zamanaşımı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihte durmaya başlayıp, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde yeni suç işlendiği veya denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine aykırı davranıldığı tarihte yeniden işlemeye başlayacaktır. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 265/1-3. maddelerinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçundan iddianame düzenlendiği, 09.02.2006 tarihinde mahkumiyet kararı verildiği, bozma üzerine sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 06.05.2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 20.12.2009 tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu işlemesinden dolayı ihbar üzerine hükümlerin 16.11.2021 tarihinde açıklandığı anlaşılmıştır. 7 ay 14 günlük durma süresi göz önüne alındığında, yargılama sürecinde olağan dava zamanaşımı süresi olan 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasıyla 5237 sayılı Kanun'un 66 /1-e , ve 67/2. maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince sanığın üzerine atılı suçtan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4.-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/229 Esas, 2021/674 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun 'un 309/4-d maddesi uyarınca Yargıtay tarafından düzeltilmesi gerektiğinden; sanık ... hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesi nedeniyle bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.