7. Hukuk Dairesi 2024/2745 E. , 2025/1251 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/604 E., 2024/1037 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/290 E., 2021/106 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazı…
**7. Hukuk Dairesi 2024/2745 E. , 2025/1251 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/604 E., 2024/1037 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/290 E., 2021/106 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar evlenirken davalının dava konusu taşınmazda intifa hakkı talep ederek kendisini davacının ölümü hâlinde daha güvende hissetmesi için psikolojik baskı kurduğunu, daha sonra davalının mülkiyet hakkını da talep ettiğini, çeşitli nedenlerle evi terk ettiğini, boşanma ve katılma alacağı davası açtığını, müvekkilinin kendi evinde kira ödeyerek oturmaya devam ettiğini, söz konusu intifa hakkının çekilmez hâle geldiğini, malike yüklediği külfete göre çok az yarar sağladığını, edimler arasındaki dengenin bozulduğunu belirterek intifa hakkının terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 796. maddesindeki yasal koşulların oluşmadığını, davacının tamamen özgür iradesi ile intifa hakkı kurduğunu, davacının iyi niyetli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazdaki intifa hakkının davacının rızası ile oluştuğu, rızanın bir fesada uğratılmadığı gibi intifa hakkının 100 yıl süre ile kurulduğu, TMK'nın 796. maddesinde düzenlenen yasal terkin nedenlerinin de eldeki davada oluşmadığı, sırf intifa hakkının çekilmez hâle gelmesi nedeniyle davacının intifa hakkının terkinini isteyemeyeceği, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yeterli araştırma yapılmaksızın, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini, bu dosyanın davalısı tarafından açılan müdahalenin men'i ve ecrimisil talepli dava dosyasının, dosya arasına alınarak incelenmediğini, harç tamamlama konusunda Yargıtayın emsal içtihatlarına aykırı biçimde hüküm kurulmuş olması ve harcın tamamlattırılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama giderlerinden olan vekâlet ücreti ile dava harcının emsal Yargıtay kararlarında resmî senetteki intifa bedeli üzerinden hesaplandığını, vekâlet ücretinin nispi olarak değil maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, ayrıca intifa hakkının devamı malike yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hâle gelmişse, malik bozulan yararlar dengesini ileri sürerek hâkimden sözleşmeye müdahale edilmesini, intifa bedelinin artırılmasını ve hatta kendisi için çekilmez hâle gelmişse bu hakkın terkinini isteyebileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu kaydındaki intifa hakkı şerhinin terkini istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.