7. Hukuk Dairesi 2024/2791 E. , 2025/1304 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1812 E., 2024/408 K. İLK DERECE MAHKEMESİ :...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/339 E., 2022/364 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan ra…
**7. Hukuk Dairesi 2024/2791 E. , 2025/1304 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1812 E., 2024/408 K. İLK DERECE MAHKEMESİ :...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/339 E., 2022/364 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında...Noterliğinin 14.08.2013 tarih ve 2672 yevmiye numaralı ölünceye kadar bakma akdi ile 393 ada 45, 46, 47 ve 48 parsel, 139 ada 14 parsel sayılı taşınmazların ölümünden sonra davalı adına tapuya kayıt ve tescil ettirmek üzere anlaşma sağlandığını, dava konusu taşınmazların...Tapu Müdürlüğünün 21.08.2014 tarih ve 3300 yevmiye No.lu işlemi ile davalı adına tescil edildiğini, davalının 2020 yılına kadar sözleşmenin gereğini ifa ettiğini; ancak müvekkilinin davalının oğlu tarafından tehdit edilmesi üzerine davacının can güvenliği ve korku nedeniyle davalının evinden ayrılıp uzun süre kendi evinde yaşadığını, bakımının da Kaymakamlığın ve komşuların yardımı ile gerçekleştiğini, davalının bakım yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek; ölünceye kadar bakma akdi sözleşmesinin feshine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkilinin eski eşinin dayısının eşi olduğunu, müvekkilinin yaklaşık 30 yıldır davacının maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşıladığını, davalının oğlunun eyleminden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, kaldı ki savcılık soruşturma dosyasında davacının davalının oğlu ile edimsiz uzlaşmaya vardığını, davalı ile oğlunun aynı binada altlı üstlü oturduğunu ancak daire kapılarının farklı cephelere baktığını, davacının can güvenliğinden endişe duymasının asılsız olduğunu, davalının olaydan sonrada davacının ihtiyaçlarını gidermeye devam ettiğini, davacının halasının oğlunun yanına gittiğini duyduğunu, müvekkilinin sözleşmenin gereğini yapmasının olanaksız hâle getirildiğini, davacının dönmesi hâlinde davalının davacıya bakmaya hazır olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bakım borçlusu olan davalının, bakım alacaklısı olan davacıya, davacının davalının oğlu ile yaşadığı olay sonrasında bakmadığı, davacının bakımını dava dışı yeğeni ve eşinin yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Müvekkilinin çok uzun yıllardır davacıyı bakıp gözettiğini, maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşıladığını, 2. Davalının oğlu tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlerden kaynaklı olarak davalıya kusur yüklenemeyeceğini, 3. Davacının olay tarihinden sonra da davalının evine gidip gelmeye devam ettiğini, 4. Tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, 5. Davacıdan kaynaklanan nedenlerle davalının bakım borcunu ifa etmeyi sürdüremediğini, 6. Davacının soruşturma dosyasında edimsiz uzlaşmasının davalının oğlunu affettiği anlamına geldiğini, 7. Müvekkilinin, davacıya evinden ayrılmasından sonra 1 yıl kadar daha bakmaya devam ettiğini, 8. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma akdinin feshi ile ölünceye kadar bakma akdi uyarınca devredilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.