11. Hukuk Dairesi 2020/2482 E. , 2020/3896 K. "" MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 04.10.2017 tarih ve 2013/130 E. - 2017/475 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 21.06.2018 tarih ve 2018/860 E. - 2018/903 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmes…
**11. Hukuk Dairesi 2020/2482 E. , 2020/3896 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 04.10.2017 tarih ve 2013/130 E. - 2017/475 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 21.06.2018 tarih ve 2018/860 E. - 2018/903 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı Ata temizlik Ltd. Şti. arasında akdedilen ve davacı şirketin müşterek müteselsil kefil olduğu 26.05.2006 tarihli genel kredi sözleşmesinde kredi başvurusu yapan dava dışı Ata Temizlik Şti'nin temsilcisi sıfatıyla imza atanın temsil ve ilzama yetkili olmadığını, sözleşme imzalama yetkisi bulunmayan bu kişinin şirketi temsil yetkisi verildikten sonra kredinin kullandırıldığını bu nedenle HMK'nın 106/1. madde uyarınca davacı şirketin kredi taahhütnamesinde taraf olamayacağını belirterek davacı şirketin 26.05.2006 tarihli kredi taahhütnamesine dair hukuki işlemde taraf olmadığının ve sözleşmenin sahte olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının eda davası açması gerekirken tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığını, daha önce yargılama konusu yapılmış maddi vakaya dayanılarak aynı istemde bulunamayacağını, davacının 26.05.2006 tarihli geçerli olduğu bilinen GKS’de müşterek müteselsil kefaleti olduğundan ve Günbay Ltd. Şti’nin asaleten ve kefaleten borçlarının teminatı olarak verilen ipoteğin dava dışı Ata Temizlik Ltd. Şti’nin borçlarını da kapsadığını bu nedenle fek edilmeyen ipoteklerin, ipotek borçlularınca ödeme yapılarak fekkedildiğini, geçerli bir borç ilişkisine dayalı olarak dava dışı Ata Temizlik Şti'ne verilen kredinin ödendiği tarihte şirket yetkilisinin imzasının bulunduğunu ve kullandırılan krediyi tahsil etme hakkının davalı bankaya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, sahteliğinin tespiti istenen kredi sözleşmesi Akçaabat 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/130 Esasına kayden yürütülen davada bu taleplerin değerlendirildiği, kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği ve derecaattan geçerek Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2014/9913 esas ve 2014/16873 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.