T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/943 KARAR NO : 2026/216 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/02/2025 NUMARASI : 2023/1025 ESAS - 2025/187 KARAR DAVA KONUSU : Menfi Tespit KARAR YAZIM TARİHİ : 03.02.2026 İSTEM:Davacı vekili, müvekkiline 17/12/2019 tarihinde kaçak elektrik kullandığı iddia edilen iş yerini Mart 2019 tarihi…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/943 KARAR NO : 2026/216 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/02/2025 NUMARASI : 2023/1025 ESAS - 2025/187 KARAR DAVA KONUSU : Menfi Tespit KARAR YAZIM TARİHİ : 03.02.2026 İSTEM:Davacı vekili, müvekkiline 17/12/2019 tarihinde kaçak elektrik kullandığı iddia edilen iş yerini Mart 2019 tarihinde devraldığını, her ay düzenli şekilde 800,00-900,00 TL civarında fatura ödediğini, ancak müvekkilinin iş yerinin elektrik enerjisi faturaları her ay düzenli şekilde ödenmesine rağmen kaçak elektrik kullanıldığından bahisle kesildiğini, müvekkili bunu üzerine iş yerini kapmak zorunda kaldığını,bahsi geçen olaydan sonra müvekkilinin aleyhine kaçak elektrik kullanımından kaynaklı İzmir 48. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/781 esas sayılı dosyası üzerinden açılan ceza davasında müvekkilinin beraatine karar verildiğini, müvekkili aleyhine 17/12/2019 tarihinde iş yerinde sayaç harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullandığından bahisle 18/11/2019 tarihli 12225689 tesisat 2019/11 dönem Z00096291 nolu kaçak faturasından kaynaklı İzmir 24, İcra Müdürlüğü'nün 2023/16483 esas sayılı icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin takip alacaklısı davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını, belirterek İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nün 2023/16483 esas sayılı icra takibinin iptaline, alacağın %20'sinde az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talip ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, ....Mahallesi ... Bulvarı No.... İşyeri ... adresinde bulunan 12225689 tesisat numaralı ile kayıtlı abonenin 4.11.2019 tarihinde yapılan kontrolünde "Sayaç Harici Hat Çekmek" suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerji Tüketimi Beşinci Bölüm, Madde-26, b) bendine göre kaçak elektrik tüketimi sayıldığından kullanıcı ... adına 4.11.2019 tarih ve K/31004 seri nolu Kaçak Elektrik kullanım tespit Tutanağı tutularak 214.371,95 TL kaçak elektrik kullanım tahakkuku yapıldığını, kaçak elektrik kullanım yapılmadığının düzenli fatura ödeme ile ispatlanamayacağının sabit olduğunu, davacının dava dilekçesinde açıkladığı üzere kullanım yerinin ticarethane olarak faaliyet gösterdiğinin açık olduğunu, bu haliyle başlatılan takipte alacağa avans faizi ve KDV işletilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davacının haksız davasının esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. MAHKEME: ".......Somut olayda, taraflar arasında abonelik sözleşmesinin bulunduğu, mahkememizce celp edilen endeks verilerine göre iş yerinde 20/12/2016-17/02/2018 tarihleri arasında tüketimin günlük 162,7 kWh olduğu, 17/02/2018 tarihinden sonra ise günlük ortalama tüketimin kurulu güce göre çok düşük kalarak 82,2 kWh olduğu, davacının günlük ortalama tüketimin düştüğü 17/02/2018 tarihinde sonra 27/02/2019 tarihi itibari ile söz konusu yeri işletme başladığı ve abonelik sözleşmesini imzaladığı, davacının kullanımı öncesi dava dışı 3. Kişi tarafından iş yerinin işletildiği bu hali ile davacının sayaca ve/veya ölçü devresine müdahalesinin bulunmadığı sabit olmakla, davacının yalnızca eksik tüketim bedellerinden sorumlu olduğu kanaatine varılarak birbiri ile çelişmeyen bilirkişi raporlarında ki hesaplamalar doğrultusunda ceza mahkemesi tarafından delil yetersizliği nedeniyle verilen beraat kararı mahkememizi bağlayıcı nitelikte bulunmadığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalının takip başlatmakta kötü niyetli olduğuna yönelik bir delil bulunmadığından davacının, mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararı teminat yatırılmadığından uygulanmamış olup davalının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile; "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacının İzmir 24. İcra Müdürlüğü' nün 2023/16483 Esas sayılı takip dosyasında 195.960,84 TL asıl alacak ve ferileri yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin (18.411,11TL) istemin reddine, 2-Tarafların tazminat taleplerinin reddine," karar vermiştir. BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ: Davacı vekili, yerel mahkeme kararında davacı müvekkilin yalnızca eksik tüketim bedellerinden sorumlu tutulduğunu kabul etmekle birlikte İzmir 24. İcra Dairesinin 2023/16483 Esas sayılı dosyasında müvekkile tebliğ edilen ödeme emrinde 18.411,11-TL tutarındaki borcun kaçak kullanım bedeli olarak nitelendirildiğini, bu haliyle söz konusu borcun kabul edilip ödenmesinin mümkün olmadığını, ödeme emrinin eksik kullanım bedeli olarak usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi halinde müvekkilin bu bedeli ödemeye hazır olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında da idarenin tek taraflı düzenlediği kaçak elektrik tutanaklarının aksi ispatlanabilir nitelikte olduğunun kabul edildiğini ve kurulu gücün tespitinde idari tutanaklar yerine taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin esas alınması gerektiğinin vurgulandığını, somut olayda davalı idare tarafından abone değişiminden önceki uzun süre boyunca denetim yapılmadığını, abonelik sözleşmesi sonrasında sayacın değiştirilmediğini ve önceki abonenin neden olduğu fazla tüketimin tamamının müvekkile yükletildiğini, 18.11.2019 tarihli tespit tutanağının tek başına esas alınamayacağını, bilirkişi raporlarında sayaçtaki harici hattın müvekkilin bilgisi dışında yapıldığının ve müvekkilin abonelik tarihinden önceki kaçak kullanımdan sorumlu tutulamayacağının açıkça tespit edildiğini, 214.371,95-TL tutarındaki kaçak kullanım bedelinin müvekkile yüklenemeyeceğini ve bu bedelin önceki aboneye yöneltilmesi gerektiğini, buna rağmen taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, bilirkişi raporlarında da 27.02.2019–04.11.2019 dönemi için hesaplanan 18.411,11-TL’nin kaçak değil eksik kullanım bedeli olduğunun belirlendiğini, ancak icra dosyasında bu tutarın kaçak kullanım olarak gösterilmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunduğunu, bu sebeplerle davanın tümden reddi gerekirken müvekkilin usulsüz şekilde borçlu kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1025 E. - 2025/187 K. sayılı kararının kaldırılarak, davanın tümden reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin tahakkuk ettirdiği faturanın doğru hesaplandığını ve EPDK mevzuatına uygun olarak düzenlendiğini, bilirkişinin yaptığı tespitlerin hatalı olduğunu ve kaçak tahakkuk işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin itirazlarını değerlendirmeden bilirkişi raporlarını hükme esas almasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... Mahallesi'ndeki ticarethanede 04.11.2019 tarihinde yapılan kontrolde baradan harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilerek kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve buna istinaden 214.371,95-TL tutarında fatura oluşturulduğunu, müvekkil şirketin faaliyetlerinin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve ikincil mevzuat hükümlerine tabi olduğunu, söz konusu kaçak faturanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak düzenlendiğini, kaçak elektrik tespit tutanağı ve faturalarının ilgili yönetmelik maddelerine göre hesaplandığını ve kullanılan enerji miktarının tespit gücü, çalışma saati ve tarife tablolarına göre doğru şekilde belirlendiğini, yerel mahkemenin önceki abonenin kullanımını dikkate alarak davacının sorumlu olmadığını belirtmesinin hatalı olduğunu, ... unvanlı tüketicinin tüketim geçmişinin incelenmesiyle önceki abonelerle fark olmadığını ve dolayısıyla davacının tesisatı devralarak fiilen kullandığını, davacının vergi levhası veya yoklama fişi gibi belgeler sunmadığını, denetim yapılmadığı gerekçesinin doğru olmadığını, sayaç mahallinde kaçak kullanımın tespit edilemeyeceğini, müvekkili şirketin denetim eksikliğinin davacının sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, Yargıtay içtihatları gereğince fiilen kullanan kişi ile abonenin müteselsilen sorumlu olduğunu ve müvekkil şirketin alacağını tamamıyla davacıdan talep edebileceğini, yerel mahkemenin kararının hatalı inceleme ve hesaplamalara dayalı olduğunu ileri sürerek, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1025 E. - 2025/187 K. sayılı kararının kaldırılarak, davanın tümden reddine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik tespit tutanağına dayalı olarak tahakkuku yapılan faturanın tahsili amacıyla başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine yöneliktir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Somut olayda; 04.11.2019 tarihli kaçak elektrik tutanağında harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine borç tahakkuk yapılmış, yargılama sırasında bilirkişiden alınan raporda, elektrik tüketiminin davacının aboneliğinden önceki dönemde düşmeye başladığı, bu tarihten önce kaçak elektrik kullanımının başladığı, kaçak elektrik kullanımının fiili olarak gerçekleştirilmemesi nedeniyle kaçak elektrik bedelinden davacının sorumlu olmayacağı, ancak usulsüz kullanım bedeli olan 18.411,11 TL'den sorumlu olacağı tespiti üzerine mahkemece bilirkişi raporu benimsenerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kaçak elektrik kullanımının davacının aboneliğinden önceki dönemde başladığı bu itibarla normal tarife üzerinden hesaplama yapılması gerektiği yönünde görüş bildirilmiş ise de;davacının aboneliğini bulunduğu dönemde de kaçak harici hattan elektrik enerjisi kullanımının gerçekleştiğinin kabulü ile yönetmelik çerçevesinde kaçak tüketim bedeli ve ek bedellerinin hesaplanması gerektiği açıktır. (Bknz, bu yönde Yargıtay 3.HD 05.04.2018 tarihli ve 2016/13724 E. - 2018/3537 K. sayılı ilamı ) Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle dosyanın rapor düzenleyen bilirkişilerden ....'ya tevdii ile, fiilin kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak nitelendirilmesi ve buna göre tutanak tarihinde yürürlükte olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yayımlanan 30.05.2018 tarihli 30436 sayılı kararı ile Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılması konusunda denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı tespit içeren rapor benimsenerek, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz görülmüştür. Anlatılan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunu reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kabulü ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/02/2025 tarih 2023/1025 Esas 2025/187 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, davacının sair yönlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, 2)Dairemiz kararı doğrultusunda işin esası hakkında karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3) Davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden alınması gereken 732,00-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, 4) Ödediği istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 5)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine, 6)Artan istinaf gider avansının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nin 362/1-c,g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03/02/2026 günü oybirliği ile karar verildi.