11. Hukuk Dairesi 2014/3304 E. , 2014/9953 K. "" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/12/2013 tarih ve 2013/890-2013/1035 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tu…
**11. Hukuk Dairesi 2014/3304 E. , 2014/9953 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/12/2013 tarih ve 2013/890-2013/1035 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, lehdarı müvekkili şirket olan 22.10.2010 tanzim, 05.12.2010 vade tarihli, 4.250,00 TL bedelli senedin tahsili için davalı bankaya verildiğini, vade tarihinde keşidecisi tarafından davalı bankaya ödenerek bedelinin müvekkili şirket hesabına aktarıldığını, ancak davalı tarafça senedin ne şekilde kime teslim edildiği konusunda açıklama yapılmadığını, daha sonra senedin müvekkilince sanki ciro edilmiş gibi dava dışı hamil Enes Hüseyin Dinç tarafından müvekkili aleyhine icra takibinin başlatıldığını, takibe konu borcun 15.07.2011 tarihinde müvekkilince ticari itibarının zedelenmemesi için ödendiğini, senet aslı incelendiğinde, senet üzerinde “bedeli tahsil içindir, tahsil edilmiştir” şerhlerinin veya senedin iptali için gerekli kaydın görülmediğini, davalı bankanın objektif özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.289,00 TL’nin 15.07.2011 tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili bankanın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir davranışının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca bankaların bir güven kurumu olduğu, ağırlaştırılmış özen yükümlülüklerinin bulunduğu, davalı bankanın tahsil ettiği bir bononun tekrar tedavüle çıkmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 270,65 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.