T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/827 Esas KARAR NO : 2026/50 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2020/76 Esas - 2022/868 Karar TARİH: 24/11/2022 DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı isti…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/827 Esas KARAR NO : 2026/50 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2020/76 Esas - 2022/868 Karar TARİH: 24/11/2022 DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket davalı ... ile ticari ilişkisi sonucu ...'dan çekin alındığını ve çeki, ticari defterine gelir olarak kaydetmiş olduklarını, çek üzerinde keşideci ... tarafından, tarih kısmında iki kere değişiklik yapılmış olduğunu ancak bu değişikliklere karşılık tek paraf atıldığını, çeki ilgili bankaya ibraz ettikleri zaman bankanın yapılan iki değişiklik karşısında tek paraf olduğunu belirttiğini ve çeki kabul etmemiş olduğunu, bunun üzerine müvekkilinin şirket adına, ...'a karşı ilamsız icra takibi başlatmış olduklarını, harca esas değer 38.066,50 TL olup davanın kabulünü, davalının yapmış olduğu itirazın iptalini, takibin devamını, %20den az olamak üzere icra inkar tazminatı ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ... isimli kişiye ihbarını talep ettiklerini,müvekkilinin, çeki 07.11.2017 tarihli keşide ettiğini, daha sonra kendisi tarafından bu çekin tarihinin 07.06.2018 tarihi olarak güncellemiş olduğunu ve bir adet düzeltme cirosu atıldığını, davacı şirkete bu çekin, ön ödeme/ teminat amaçlı verildiğini ancak çek tarihi geldiğinde çek lehdarı olduğunu belirten üçüncü şahıs ...'ün ödeme istemiş olduğunu, davalı müvekkilinin hiçbir borcu olmadığı halde çek bedelinin tamamını ödemiş olduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/86312 nolu soruşturmanın devam ettiğini, davanın reddini ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle: 07/06/2018 keşide tarihli çek taraflarına ciro silsilesi ile gelmiş olduğunu, davaya konu çekin keşide tarihinin davacı şirket yetkilisine tesliminden sonra kim ve ya kimler tarafından değiştirildiğini, davalı şirkete teslim edilip edilmediğini yahut davalı şirket yetkilisi tarafından aynı çekin keşide tarihi değiştirilerek davacıya tekrar teslim edilip edilmediğini bilememekte olduklarını, müvekkilinin davaya ihbar olunan olarak dahil edilmesinin ve müvekkili bakımından davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 24/11/2022 tarih ve 2020/76 Esas - 2022/868 Karar sayılı kararında;"Dava, hukuki niteliği itibari ile; İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır. 7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 08/03/2020 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.İstanbul Anadolu 6.İcra Müdürlüğü... E sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafça davalı aleyhine çek bedeline dayalı 38.066,50 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalının süresinde icra dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine itiraz ederek borcunun bulunmadığını bildirdiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, mahkememizde açılan davanın süresinde olduğu tespit edilmiştir. İtirazın iptali talebine konu, ...Bankası A.Ş'ye ait, ... çek nolu, 07/02/2019 keşide tarihli, 38.000,00 TL bedelli çekin arka yüzünün incelenmesinde lehtar ... ... Şti'nın ilk ciranta olduğu, devamının karalandığı, çekin dış görünüşünden ciro silsilesinin tam olduğu anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu CBS 2020/86312 soruşturma dosyasının ve İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/592 Esas sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesinden, aldırılan bilirkişi raporlarına göre, üzeri çizilen 07/06/2018 keşide tarihini oluşturan rakamların ...'ın el ürünü olduğu, çekin arka yüzünde birinci cirantanın bulunduğu imzanın ...'ın el ürünü olduğu, keşideci imzasının ve keşide tarihinin altına atılmış düzeltme amaçlı imzanın ...'ın eli ürünü olduğu, 07/02/2019 rakamların dava dışı ...'nin eli ürünü olduğu, çekte ...'ün el ürününün bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamında; dava konusu ...Bankası A.Ş'ye ait, ... çek nolu, 07/02/2019 keşide tarihli, 38.000,00 TL bedelli çekte davalının, keşideci durumunda olup, davacının lehtar ve hamil olduğu, çekin arka yüzüne göre ilk cironun çekin lehtarı durumundaki ... ... Şti tarafından atıldığı, tarih kısmında iki kere değişiklik olmasına rağmen tek paraf atılmasının vadenin düzeltmeden önceki tarihinin kabul edilmesi gerektiği, çekin keşide tarihinde tahrifat yapılmış olmasının tek başına takibin iptali nedeni olmayacağı, senedin tahrifatsız haline göre kambiyo vasfında olup olmadığının belirlenmesinin gerektiği, ilgili soruşturma ve ceza dosyasında aldırılan bilirkişi raporuna göre, 07/06/2018 keşide tarihindeki yazının keşideci borçlunun el ürünü olduğu, ancak keşide tarihindeki düzenlemeye dair keşideci borçlunun onayı olmadığından söz konusu 07/06/2018 tarihli değişikliğin geçerli olmayacağı, davalı yan çeki teminat olarak verdiğini ileri sürmüş ise de senet üzerinde teminat senedi olduğuna ilişkin bir ibare bulunmamaması nedeniyle davalının savunmasına itibar edilemeyeceği, yine davalı yamn, çek bedelini ihbar olunana ödediğini ve buna ilişkin banka dekontlarını ibraz ettiğini savunmuş ise de takibe konu çekte ihbar olunan ...'ün ciranta olarak yer almadığı, çeke ilişkin ödemenin senet lehtarı ve aynı zamanda ilk cirantası olan davacıya ödemenin yapılması gerektiği anlaşılmakla davalının savunmasına itibar edilmeyerek açılan davanın asıl alacak yönünden kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' Davanın KISMEN KABULÜNE,1-Davalının İstanbul Anadolu 6.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 38.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, davacı tarafın işlemiş faiz talebinin reddine,2-Alacak likit olmakla, hüküm altına alınan 38.000,00 TL'nin % 20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya konu icra takibinin ilamsız icra takibi olduğunu; takibin dayanağındaki delil başlangıcı niteliğindeki çekin tahrif edildiği, davacı ve diğer şüpheliler (ihbar olunan ve eşi) hakkında ceza davası devam ettiği ve dava dilekçelerinin 10. Paragrafında bekletici mesele yapılması açıkça talep edildiği halde ceza davası bekletici mesele yapılmadan aleyhe karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının alacağının ispatı için hiç bir delil sunmadığını, Mahkeme kabulünün aksine dava konusu çekin tahrif edilmemiş halinde ihbar olunan ...'ün ciranta olarak yer aldığı, davalı tarafından ihbar olunan bu kişiye banka havalesi ve açıklamasıyla beraber hiçbir borcu olmadığı halde ödeme yapmak zorunda kaldığını; ihbar olunanın dahi bu durumu kabul etmesine rağmen Mahkemece söz konusu savunmaya itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, tahrif edilen çekin kambiyo vasfında olmadığını; tahrif edildiği çıplak gözle dahi anlaşılmakta olduğunu; karşılıksızdır işlemi yapılmadığını; tahrif edildiği açık olduğundan çekin arkası dahi yazdırılmadığını, davacı ve ihbar olunan birlikte hareket ederek iki defa tahsil etmeye çalıştıklarını, çekin tahrifatı ceza dosyasındaki bilirkişi raporu ve dahi ilk derece mahkemesinin kabulününde olmasına rağmen, başkaca hiçbir delil olmaksızın davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, cevap dilekçesinde dayanılmasına rağmen yemin delilinin hatırlatılmamasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava konusu icra takibi dayanağı olan çeke dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlığa konu olan ve icra takibi dayanağı olan çek incelendiğinde davalı tarafından davacı lehine keşide edildiği, çek bedelinin 38.000,00 TL, keşide tarihinin ilk olarak 07/11/2017 tarihi olduğu, ancak bu tarihin davalı keşideci tarafından 07/06/2018 tarihi olarak değiştirildiği ve paraflandığı, bu hususun tarafların kabulünde olduğu, daha sonrasında 07/06/2018 tarihi çizilerek keşide tarihinin 07/02/2019 olarak değiştirildiği, ancak bu değişiklikte paraf bulunmadığı, davalı keşidecinin söz konusu değişikliği kendisinin yapmadığını savunduğu, çekin ilk cirantasının davacı lehtar olduğu, sonraki cirantaların sırasıyla davacı şirket sahibi olduğunu beyan eden ... ve ihbar olunan ... olduğu, ancak bu son iki cirantanın cirolarının üzerinin çizildiği, çekin son ciranta ihbar olunan ... tarafından takas merkezine ibraz edildiği, ancak müşteri talebi üzerine işlemsiz iade edildiği, çekte karşılıksızlık işlemi yapılmadığı, davacı tarafından çek alacağı olarak başlatılan icra takibinin kambiyo senedine dayalı olarak başlatılmadığı, ilamsız icra takibi olarak başlatıldığı görülmüştür. Davacı tarafından icra takibi dayanağı olarak keşide tarihi 07/02/2019 tarihi olarak değiştirilmiş 38.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığı iddiasıyla yaptığı şikayet üzerine başlatılan ceza soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda söz konusu tahrifatın ihbar olunanın birlikte yaşadığı eşi ... tarafından yapıldığının tespit edildiği, soruşturma sonucunda bu kişi, ihbar olunan ve davacının sahibi ... aleyhine İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/592 esas sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı ve yargılamanın devam ettiği, soruşturma ve kovuşturma dosyasında davacı şirketin sahibi ..., ihbar olunan ... ve ...'nin vermiş olduğu beyanlar, ihbar olunanın dosyaya sunduğu cevap dilekçesi, davalı tarafından sunulan ödeme dekontları, banka cevabi yazıları hep birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu çekin tahrif edilmeden ve kambiyo vasfını yitirmeden önce davalı tarafından davacıya aralarındaki ticari ilişkiye istinaden verildiği, söz konusu çekin davacı tarafından davacı şirketin sahibi lehine ciro edildiği ve bu kişi tarafından da ihbar olunan ile aralarındaki ticari ilişkiye istinaden ciro edildiği, çek bedelinin 35.000,00 TL'sinin davalı tarafından ihbar olunana, 3.000,00 TL'sinin ... tarafından ihbar olunana ödendiği ve ... tarafından çekin iade alındığı, bizzat ...'in kovuşturma dosyasında alınan ifadesinde davacının cari hesap alacağı olduğu iddiasıyla keşide tarihi değiştirilmiş çeki tekrar icra takibine koyduğunu, çekin keşide tarihini kendisinin değiştirmiş olabileceğini beyan ettiği, keşide tarihi değiştirilmemiş ve kambiyo vasfı devam eden çekin 35.000,00 TL lik kısmının davalı tarafından ödendiğinin tarafların kabulünde olduğu, bakiye 3.000,00 TL'lik kısım yönünden davacı tarafından taraflar arasındaki temel ilişkiye istinaden davalıdan cari hesap alacağı bulunduğu iddia edilmiş ise de cari hesap alacağının ispatı yönünden dosyaya herhangi bir yazılı delil sunulmadığı anlaşılmakla, Mahkemece davanın reddine ve davacı tarafından çek bedeli ödenmesine rağmen kötü niyetli olarak bedelsiz kalan senedin ikinci kez tahsili için takip başlatılması sebebiyle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerekirken tarafların kabulünde olan bu hususlar gözetilmeksizin davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmamıştır. Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile; mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/11/2022 tarih ve 2020/76 Esas-2022/868 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın REDDİNE, -Dava konusu alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, İLK DERECE YÖNÜNDEN: 3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 630,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 101,24 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edilen harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 38.066,50 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 8-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 10-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 11-Davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 91,00 TL istinaf masrafı toplamı olan 583,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.