7. Hukuk Dairesi 2012/8488 E. , 2012/9688 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 148 ada 18 parsel sayılı 2721,59 m² yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandı
**7. Hukuk Dairesi 2012/8488 E. , 2012/9688 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 148 ada 18 parsel sayılı 2721,59 m² yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 148 Ada 18 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 148 ada 18 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Kadastro davalarında keşif giderleri yatırılmadığından bahisle kesin süre sonuçlarının uygulanabilmesi için öncelikle uyuşmazlığın çözümünde taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olması, dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmesi, ispat yükü kendi üzerinde olan tarafa keşif giderlerini mahkeme veznesine depo etmesi için makul ve yeterli uzunlukta kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içinde kabul edilebilir yasal bir mazeret olmaksızın keşif giderlerinin mahkeme veznesine yatırılmamış olması gerekir. Somut olayda, kanıtlama yükümlülüğünün davacı taraf üzerinde olduğu, dosyada keşif yapılmasının zorunlu bulunduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, davacı tarafa keşif giderini yatırması için kesin önel verilmiş ise de verilen kesin önel gerekli koşulları içermemektedir. Şöyle ki, dosya içeriğinden mahkemece 10.04.2012 günlü duruşma oturumunda davacı ...'a 15.06.2012 günü saat 10.00’dan itibaren yapılacak keşifte kalem kalem belirtilen toplam 568,55 TL keşif giderini yatırması için kesin süre verildiği, bilirkişiler için gerekli tebligat ücreti ve mahkemece takdir edilecek tanıklık ücretinin keşif giderleri içinde gösterilmediği, daha önce ertelendiği için gidilemeyen keşiflere ilişkin müzekkerelerde mahalli bilirkişilerin keşif gün ve saatinde hazır edilmeleri için kolluğa yazı yazıldığı, davacıya dokuz hafta sonra yapılacak keşif için keşif giderini yatırmak üzere iki haftalık kesin süre verildiği, davacının verilen süreye rağmen keşif giderini mahkeme veznesine depo etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği dosya içeriği ile belirlenmiştir. Ancak varılan sonuç dosya içeriğine uygun değildir. Davanın niteliğine göre taşınmaz başında keşif yapılması zorunlu olup kolluğa da mahalli bilirkişileri ve tespit bilirkişilerini taşınmaz başında hazır etmeleri gibi bir zorunluluk yüklenemez. Dinlenecek tanıklara, mahalli bilirkişi, tespit bilirkişisi ve teknik bilirkişilere keşif gününün tebliğ edilmesi için gerekli tebligat ücreti ile tanıklara mahkemece takdir edilecek tanıklık ücretinin de keşif giderlerinin içinde gösterilmesi gerekir. Bu nedenle, keşif kararı verilmesi halinde keşif gün ve saati ile hazır bulunacakları yerin mahalli bilirkişilere, tespit bilirkişilerine ve teknik bilirkişilere davetiye ile bildirilmesi zorunlu olduğu gibi keşif giderlerinin mahkeme veznesine depo edilmesinden sonra tanıklara çıkartılacak tebligatın gidiş ve dönüşü için gerekli süreninde gözönünde bulundurularak keşfin gün ve saatinin belirlenmesi gerekir. Hal böyle olunca; mahkemece davacı tarafa keşif giderinin yatırılması için yeniden ve az yukarıda açıklandığı biçimde yöntemine uygun ve makul süre verilmesi, kesin sürenin yerine getirilmesi halinde taşınmaz başında keşif yapılması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı ...'a iadesine, 20.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.