TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/09/2023 NUMARASI : 2021/736 Esas 2023/659 Karar DAVA : İtirazın İptali (Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/11/2021 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı v…
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2024/86 Esas 2025/1758 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/86 KARAR NO : 2025/1758 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/09/2023 NUMARASI : 2021/736 Esas 2023/659 Karar DAVA : İtirazın İptali (Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/11/2021 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasko sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı aracın davalıya ait iş yerinde çıkan yangın sonucu hasara uğradığını, meydana gelen hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, ödenen bedelden davalının sorumlu olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazlarının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, olay tarihinde davalının maliki olduğu iş yerinde meydana gelen yangın nedeniyle davacı taraf nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan ve tamir için davalıya ait işyerine bırakılan aracın hasar gördüğü, bu hasar nedeniyle davacının kendi sigortalısına ödeme yaptığı, bunun bir kısmını iş yeri sigorta poliçesine istinaden ... Sigorta A.Ş.'den tahsil ettiği, bakiye kısımlar yönünden icra takibi başlatıldığı, alınan bilirkişi raporu ve ek raporu ile davalının işyerinde meydana gelen yangın sonrası itfaiye ekiplerince işyerinde tespit ve inceleme yapıldığı, yangının tek bir noktada başlamayıp farklı farklı noktalardan birbirinden bağımsız şekilde başladığı, dolayısıyla da yangının çıkış sebebinin kimliği belirsiz kişi veya kişilerce yanıcı ve yakıcı madde kullanılarak binanın söz konusu yerlerinin tutuşturulduğu, yangının da bu şekilde çıktığı kanaatinde olunduğunun belirtildiği, itfaiye raporunda yapılan tespitle çok net şekilde yangının kimliği tespit edilmeyen birileri tarafından iş yerinin kundaklanması suretiyle kasti olarak başlatıldığı hususlarının tespit edildiği, üçüncü kişinin kasti eylemi ile illiyet bağının kesildiği, davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığı ve sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, davalının yangının vuku bulduğu iş yerinin maliki olduğunu, iş yerinin gözetimi ile mükellef bulunduğunu, konuya ilişkin kusursuz sorumluluğu düzenleyen TBK'nun 69. maddesi hükmüne göre objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan ağırlaştırılmış bir kusursuz sorumluluk olduğundan meydana gelecek zarardan dolayı malikin sorumlu tutulabilmesi için kötü niyetli veya kusurlu olmasına gerek bulunmadığını, zararın ihmalden de kaynaklanabilir ve ihmali bulunanların da sorumlu olabileceğini, ihmalde fail sonucu istememekte, göze de almamakla birlikte başkalarına zarar vermemek için kendi iktidar alanında ve faaliyetlerinde gerekli özeni gösterme genel davranış yükümüne uymayıp dolayısıyla kendisinin sorumlu tutulacağı bir illiyet bağı sürecinden doğan zararı önlemek için gereken önlemleri almadığını, dava konusu olayda ise davalının, iş yerinin gözetimini göz ardı ettiğini, ağır ihmali ile iş yerinde yangın oluşumuna, dolayısıyla ihmali ile müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, davalının dosyada vekili bulunmamasına rağmen lehine vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ödeme dekontu, kasko sigorta poliçesi, Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/9983 ve 2021/10661 sayılı icra takip dosyaları sureti, kasko ekspertiz raporu, yargılama aşamasında makine mühendisi ve yangın uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 01/08/2022 tarihli kök, 23/12/2022 tarihli ek rapor, sigortalı araç ruhsatı, mutabakatname, hasar fotoğrafları, Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığının 05/01/2021 tarihli yangın raporu dosya içerisinde yer almaktadır. Dava konusu Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/9983 sayılı icra takip dosyasında, davacı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 5.082,60 TL alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalı borçlunun 7 günlük itiraz süresi içerisinde takibe konu borca itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir. Dava konusu Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/10661 sayılı icra takip dosyasında, davacı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 36.147,81 TL alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalı borçlunun 7 günlük itiraz süresi içerisinde takibe konu borca itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir. Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığının yangın raporunda, sigortalı aracın ısıdan ve dumandan hasar gördüğü, kimliği belirsiz kişi veya kişilerce yanıcı ve yakıcı madde kullanılarak davalının iş yerinin söz konusu yerlerinin tutuşturulduğu, yangının da bu şekilde çıktığı tespit edilmiştir. Yargılama aşamasında bilirkişi kök ve kök rapordaki görüşü tekrar eden ek raporda; davalı iş yerinde meydana gelen yangının kimliği tespit edilmeyen biri veya birileri tarafından kasti olarak başlatıldığı, yeterli yangın önlemlerini almayan iş yeri sahibinin TBK'nun 49. Maddesi uyarınca yangından zarar görenlerin zararlarının sorumluluk gereği ödemek zorunda olduğunu, sigortalıya mutabakata varılarak aracın davalı yararına olacak şekilde pert total işlemine varılmasının makul bulunduğu, araçta 48.000,00 TL hasar oluştuğu, davalının iş yeri sigortacısı tarafından davacıya 8.000,00 TL ödendiği, bakiye alacağın 40.000,00 TL olduğu, davacının dava konusu 2021/10661 sayılı takip dosyasında 35.000,00 TL, diğer takip dosyasında 5.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 40.000,00 TL asıl alacak talep ettiği, ödeme tarihinden takip tarihine kadar %9 yasal faiz talep edilebileceği yönünde kanaat bildirilmiştir. Davacı yan kasko sigortalı aracın tamir için davalının iş yerine bırakıldığını, iş yerinde çıkan yangın sonucu hasara uğradığı, sigortalıya ödenen hasar bedelinden davalının sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının kasko sigortacısı olduğu aracın davalıya ait iş yerinde bulunduğu sırada, iş yerinde çıkan yangın sonucu hasara uğradığı, hasar bedelinin davacı tarafından sigortalıya ödendiği, iş yeri sigorta şirketi tarafından davacıya 8.000,00 TL ödendiği, bakiye bedelin tahsili için davacı tarafından davalı aleyhine iki ayrı icra takibi başlatıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, sigortalı araçta hasar oluşmasına sebebiyet veren yangında davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, davalı iş yeri sahibinin hasarda kusursuz sorumluluğu bulunup bulunmadığı, kusuru var ise veya davalı kusursuz sorumlu ise sigortalı araçta oluşan hasar miktarı, davalının sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle davacının yaptığı ödemeden sorumlu olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına hasar nedeniyle ödeme yapan davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayalı olarak hasarın oluşmasında sorumlu olan taraflara rücu etme hak ve yetkisi bulunmaktadır. Bir başka anlatımla, davacının ödediği bedeli davalıdan talep etmesi davalının meydana gelen yangında hasardan sorumlu olması halinde mümkündür. Yapı malikinin sorumluluğunu düzenleyen TBK'nun 69/1. maddesi; "Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür." hükmünü içermektedir. Anılan hüküm uyarınca davalı işyeri maliki olan davacının sigortalı araçta yangın nedeniyle oluşan hasardan kusursuz sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için, yangının işyerinin yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden kaynaklı olarak çıkması halinde mümkündür. Bir başka anlatımla, davalının işyerinde bulunan sigortalı aracın yanmasına sebep olan yangın iş yerinin yapımındaki bozukluktan veya vagondaki eksiklikten kaynaklanmıyor ise, yangın nedeniyle sigortalı araçta oluşan hasardan davalı sorumlu tutulamayacaktır. Davalının iş yerinde çıkan yangına ilişkin Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen yangın raporunda, iş yerinin değişik yerlerinin kimliği belirsiz kişi veya kişilerce tutuşturulduğu, sigortalı aracın ısı ve dumandan hasar gördüğü tespit edilmiştir. Anılan tespitten açıkça anlaşılacağı üzere iş yerindeki yangın, kimliği belirsiz kişiler tarafından kasten çıkarılmış olup, üçüncü kişinin kasti davranışı sonucu davalının eylemi ile sigortalı araçta meydana gelen zarar arasındaki illiyet bağı kesilmiştir. Yangın iş yerinin yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden kaynaklı olarak çıkmadığından davalı iş yeri malikinin TBK'nun 69/1 maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğundan da söz edilemeyecektir. Hal böyle olunca, mahkemece yangın raporu karşısında yangının üçüncü kişi tarafından kasıtlı olarak çıkarıldığı, davalının sigortalı aracın hasara uğramasında kusuru ve/veya kusursuz sorumluluğu bulunmadığı, TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet koşullarının oluşmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf itirazı incelendiğinde, davalı yan işbu davada vekille temsil edilmemiştir. Bu durumda mahkemece yargılama aşamasında vekille temsil edilmeyen davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında vekalet ücreti yönünden isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.2 maddesi gereğince vekalet ücreti yönünden KISMEN KABULÜNE, 2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/09/2023 tarih ve 2021/736 Esas 2023/659 Karar sayılı kararının vekalet ücreti yönünden KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, B)1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 523,38 TL harcın mahsubu bakiye 92,02 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Yatırılan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine, C)1-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davadaki haklılık durumu gözetilerek davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 18/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -