T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1981 - 2026/667 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1981 KARAR NO : 2026/667 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/10/2021 NUMARASI : 2021/105 E. - 2021/349 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fi…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1981 - 2026/667 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1981 KARAR NO : 2026/667 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/10/2021 NUMARASI : 2021/105 E. - 2021/349 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/10/2021 tarih ve 2021/105 E. - 2021/349 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, 1991 yılından beri "..." markası ile TV yayıncılığı yapan müvekkilinin bu ibareyi içeren seri markaların sahibi olup davalının 2020/04973 sayılı "..." ibareli markanın 35 ve 41. sınıflarda tesciline yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa ... ibaresinin müvekkili ile özdeş tanınmış marka vasfında olduğunu, bu ibarenin ortaklığının markaları bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde karıştırılabilecek derecede benzer kıldığını, davaya konu markadaki herhangi bir anlamı bulunmayan "..." ibaresinin markaya herhangi ayırt edicilik kazandırmadığını, markanın tasarımı ve markadaki arka fon renginin dahi müvekkilinin markasına benzetilmeye çalışıldığını, marka işaretleri arasındaki yüksek düzeyli benzerliğin markaların kapsamında bulunan mal ve hizmetler arasındaki benzerlik derecesinin düşüklüğünü telafi ettiğini, kaldı ki müvekkilinin "..." ve "... market" ibareli markalarının davaya konu markanın kapsamına alınmak istenen bütün mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka vasfında olup farklı mal veya hizmetlerdeki marka başvuruları içinde tescile engel teşkil ettiğini, müvekkilinin 01/04/2008 tarihinden bu yana "www.....com.tr" alan adının sahibi olduğunu, "... ..." ibaresinin marka olarak tescil edilmesinin bu alan adı nedeniyle haksız rekabete neden olacağını ve davalının benzer bir marka tercihinde bulunmasının haksız menfaat elde etmeye yönelik kötü niyetli bir davranış olduğunu ileri sürerek 2020-M-11460 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescil edilmesi halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin markasının bir bütün olarak "..." şeklinde olup davacının markasının asli unsuru olan "..." ibaresine vurgu yapılmadığını, dolayısı ile markalar arasında görsel, işitsel, anlamsal/bütünsel açıdan benzerlikten söz edilemeyeceğini, öte yandan davacı“...” markası ile televizyon yayıncılığı yapmakta iken, müvekkilinin fuarcılık sektöründe hizmet verdiğini, bu iki hizmetin birbiriyle karıştırılmayacak derecede bağımsız sektörler olduğunu, iki marka ibaresi arasında karıştırılma veya birbirine benzetilme ihtimalinin bulunmadığını, davacının markasının tanınmışlığından haksız menfaat elde edilmesinin söz konusu olmadığını ve müvekkilinin markasında "..." ibaresinin geçmesinin davacının alan adı ile bir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu markanın başvuru sınıfları arasında bulunan: " 35. Sınıf: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ‘Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar.’ mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (Belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) 41. Sınıf: Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (Sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." hizmetlerinin, davacı tarafından taleplerine mesnet gösterilen markalardan 95/013765 başvuru numaralı ancak müddet durumda olan marka hariç kalan tüm markaların tescil sınıfları ile aynı/aynı tür/ilişkili bulunduğu, davaya konu marka başvurusunun, siyah zemin üzerinde "..." ibarelerinden oluştuğu, marka kompozisyonunda "..." ibaresinin üstte “...” ibaresinin ise altta konumlandırılacak şekilde yerleştirildiği, "..." ibaresinin Türkçede herhangi bir anlamının bulunmaması karşısında markanın esaslı unsurunun bir bütün olarak "..." ibaresi olduğu, davacının itiraza dayanak markalarının "..." ibaresi çerçevesinde yaratılan seri markalar olduğu, davaya konu markada "..." ibaresinin üstte ve “...” ibaresinin altta bağımsız olarak algılanabilir olması karşısında davacıya ait 173728, 172912, 172409, 174167 ve 173737 tescil sayılı markalar hariç kalan markalar arasında görsel benzerlik bulunduğu, "..." sesinin marka telaffuzunda baskın bir hakimiyetinin bulunmaması karşısında işitsel benzerlik görülen markalar ile işitsel benzerliğin gerçekleştiği, ... ibaresinin gösteri anlamı ile markalar arasında kavramsal benzerliğin gerçekleştiği, "..." ibaresinin tek başına yüksek ayırt ediciliğe sahip olduğunu söylemek mümkün olmamakla birlikte, davaya konu markada “...” ibaresinin marka imajına yoğun ayırt edicilik katacak bir ibare olmadığı, dolayısı ile emtia benzerliğinin gerçekleştiği hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında iltibas ihtimali bulunduğu, buna karşılık davacının ticaret unvanının çekirdek/esaslı unsuru "..." ibaresi olduğundan SMK’nın 6/6. maddesine uygulama alanı bulmayacağı, davacıya ait "..." ibareli markanın televizyon yayıncılığı bakımından belirli bir bilinirliğe ulaştığı, ancak SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili bulunmayan hizmetler bakımından davacı markalarının tanınmışlığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı ve başvurunun kötü niyetle yapıldığına ilişkin somut olguların dosyaya sunulmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, ... YİDK nın 2020-M-11460 sayılı kararının 35. sınıf "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ‘Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar.’ mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir." ve 41. Sınıf "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri" yönünden kısmen iptaline, dava konusu marka tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markalar arasında benzerlik bulunduğu yönündeki değerlendirme doğru olmakla birlikte tanınmışlık yönünden varılan sonucun kabul edilemez olduğunu, zira SMK 6/4 maddesi kapsamında bir markanın tanınmış olduğunun kabulü için kapsadığı mal veya hizmetin hitap ettiği tüketici çevresinde veya ilgili olduğu sektörlerde tanınıyor olmasının yeterli olup uluslararası ölçekte tanınmış olmasına gerek bulunmadığını, müvekkiline ait "..." markasının tv yayıncılığında belirli bir bilinirliğe ulaştığı kabul edilmişken, uluslararası tanınmışlık bulunmadığı gerekçesi ile SMK madde 6/5 uyarınca değerlendirme yapılamayacağına ilişkin kabulün hatalı olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmışlığının tanınmış olduğu sınıflar ile benzer görülen sınıflar dışındaki mal ve hizmetler yönünden de tescile engel oluşturduğunu ve davaya konu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu marka ile davacının redde mesnet markalarının ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığını, zira "..." ibareli davaya konu markanın bir bütün halinde, bambaşka bir kompozisyon ve içeriğe sahip olduğunu, markanın bölünerek benzerlik incelemesine tabi tutulmasının hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE: Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile "..." asıl unsurlu redde mesnet markalar arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markaların asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığı, başvuruda yer alan diğer ibare ve şekil unsurunun yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, her ne kadar "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu söylenebilecek ise de, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davacının sunmuş olduğu belge ve bilgilerden "..." markasının televizyon yayıncılığında bilinir olup davaya konu markanın komposizyonunda "..." ve "..." ibarelerinin ayrı ayrı algılanabilir şekilde yerleştirilmesinin "..." ibaresi üzerinden markaları yakınlaştırdığı, buna karşılık davacı tarafından dosyaya kazandırılan belge ve bilgilerin tanınmışlık ve kötü niyetin varlığı hususunda bir kanaat oluşturacak nitelikte bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ile davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı ile davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ile davalı ...tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60'ar-TL'nin davacı ile davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı ile davalı ...tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı ile davalı Türk Patent ve Marka Kurumu uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.