13. Ceza Dairesi 2017/5489 E. , 2017/13833 K. "İçtihat Metni" Hırsızlık suçundan sanık ...'un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinin 25/11/2010 tarihli ve 2010/293 esas, 2010/316 sayılı kararının, Yargıtay 22. Ceza Dairesinin 29/06/2015 tarihli ve 2015/5106 esas, 2015/2776 karar sayılı ilamı ile onanması neticesinde kesinleşmesini müteakip, cezanın infazı sırasında Cumhuriyet Başsavcılığınc
**13. Ceza Dairesi 2017/5489 E. , 2017/13833 K.** **"İçtihat Metni"** Hırsızlık suçundan sanık ...'un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinin 25/11/2010 tarihli ve 2010/293 esas, 2010/316 sayılı kararının, Yargıtay 22. Ceza Dairesinin 29/06/2015 tarihli ve 2015/5106 esas, 2015/2776 karar sayılı ilamı ile onanması neticesinde kesinleşmesini müteakip, cezanın infazı sırasında Cumhuriyet Başsavcılığınca 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253.maddesinde yapılan değişiklik ile infaza konu ilamdaki suçların uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebinin kabulü ile dosyanın uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için Uzlaştırma Bürosuna gönderilmesine ilişkin, anılan Mahkemenin 08/12/2016 tarihli ve aynı sayılı ek kararını müteakip, uzlaştırma işleminin yapıldığına ilişkin uzlaştırma raporunun Mahkemeye sunulması sonrasında, kamu davasının düşürülmesine dair Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinin 12/01/2017 tarihli ve 2010/293 esas, 2010/316 sayılı ek kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 09.11.2017 gün ve 94660652-105-57-8780-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.11.2017 gün ve 2017/63818 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Dosya aslının, diğer sanık yönünden temyiz incelemesi amacıyla Yargıtay'da olduğu anlaşılmakla, suret üzerinden yapılan incelemede, 05/08/2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin "Kovuşturma evresinde uzlaşmanın hukukî sonuçları" başlıklı 27. maddesinin "(1) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi hâlinde, davanın düşmesine karar verir. (2) Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi hâlinde; sanık hakkında, Kanunun 231 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. (3) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmesi hâlinde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir. (4) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, mahkeme tarafından, Kanunun 231 inci maddesinin on birinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın hüküm açıklanır. (5) Sanığın, edimini yerine getirmemesi hâlinde uzlaştırma raporu 2004 sayılı Kanunun 38 inci maddesinde yazılı ilâm mahiyetini haiz belgelerden sayılır." şeklinde olduğu, dosyada mevcut bila tarihli uzlaştırma raporu ve mağdur ... tarafından sunulan 06/01/2017 tarihli dilekçe içeriklerine göre, sanık ile mağdurun 600,00 Türk lirasını 12/01/2017, 12/02/2017 ve 12/03/2017 tarihlerinde 200,00'er Türk lirası olarak üç eşit taksitler halinde ödenmesi karşılığında uzlaştırmanın sağlandığı anlaşılmakla, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Sanığın internet kafede çalışan, katılanın iş yerine giderek konuşup iade etmek bahanesiyle cep telefonunu alarak gitmesi şeklinde gerçekleşen olayda, eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu ve uzlaşma kapsamı dışında kalan nitelikli hırsızlık suçu yönünden uzlaşma hükümleri uygulanamayacağından hükmün aynen infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden tarafların uzlaşmaları nedeniyle yazılı şekilde düşme kararı verilmesi hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na GÖNDERİLMESİNE, 30/11/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.