T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/576 - 2026/600 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/576 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/600 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2026 ESAS-KARAR NO : 2026/213 E - 2026/201 K DAVANIN KONUSU : Kıymetli Evrak İptali KARAR TARİHİ : 29/04/2…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/576 - 2026/600 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2026/576 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/600 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2026 ESAS-KARAR NO : 2026/213 E - 2026/201 K DAVANIN KONUSU : Kıymetli Evrak İptali KARAR TARİHİ : 29/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 29/04/2026 Yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili ; müvekkil şirkete ait ... Şubesinin 0012663, 0012664, 0012665, 0012666 numaralı çek yapraklarının boş halde iken (üzerlerinde herhangi bir lehtar, bedel, keşide tarihi, imza yahut sair herhangi bir kayıt bulunmazken) zayi olduğunu, çeklerin ne şekilde ve kim yahut kimler tarafından ele geçirildiğini müvekkil şirketçe bilinmediğini, hangi tarihte kaybolduğunun tespit edilemediğini belirtmiş, çeklerin kötü niyetli zilyet/zilyetler elined olduğu gözetimlerek telafisi imkansız zararların önlenmesi adına, dava konusu çeklerin ödenmemesi için ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava hasımsız olarak açılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; TTK'nın 651. maddesine göre kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebileceği, iptal davası açma hakkı borçlu durumunda olan keşide edene değil ancak çek üzerinde hak sahibi olan hamile ait olduğu, çek keşidecisinin TTK'nın 818/1-s maddesi gereğince, aynı Yasa'nın 757. maddesi gereği iptal davası açmaya hakkı bulunmadığı, (Y.11.HD.15.10.2012T., 2011/9320E.,2012/16114K.). öte yandan, dava dilekçesi kapsamından, niza konusu çeklerin zayi anında zorunlu unsurlarının bulunmadığı bu nitelikteki evrak çek vasfında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; 4 adet çek yaprağı boş haldeyken kaybolduğunu, çeklerin kim ya da kimler tarafından ele geçirildiğinin bilinmediğini, üçüncü kişilerin eline geçmesi durumunda telafisi imkansız zararların doğacağını, nitekim 0012665 seri numaralı çekin müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında doldurularak bankaya ibraz edildiğini, bu nedenle cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; somut olayda zayi nedeniyle çek iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacı taraf dava dilekçesindeki tedbir istemini istinaf incelemesi sırasında sunulan dilekçesinde de tekrarlamış ise de; açık yasa hükümleri ile istinaf mahkemelerine tanınmayan bir görev ve yetkinin yorum yolu ile istinaf mahkemelerine verilmesi, verilecek kararlara karşı kanun yolunun kapalı olması, hak arama özgürlüğünün kısıtlanması, bu taleplerin yeni delil ve vakalarla istinaf mahkemesinin karşı karşıya kalması sonucunu doğurması, işlerin büyük bir yoğunluğunun bu talepleri oluşturması halinde istinaf mahkemelerin asli fonksiyonunu icra edemeyeceği, istinaf mahkemelerinin ilk derece mahkemesi olarak gördüğü davanın bulunmaması, acil hukuki korumaların daha çok ilk derece yargılaması yapan mahkemelerce daha hızlı bir şekilde sonuçlandırılabileceği ve ülkemizde dar anlamda istinaf ilkesinin benimsendiği bu mahkemelerin hüküm değil denetim mahkemeleri olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu tür taleplerin doğrudan istinaf mahkemelerinde ileri sürülemeyeceği kanaatine varılmış olmakla, ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmemiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.ç maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 29/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."