(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2014/717 E. , 2014/14937 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe iade Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı.Dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe ba…
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2014/717 E. , 2014/14937 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe iade Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı.Dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının ziyaret etmesi gereken sağlık mesleği mensuplarını ziyaret etmediği, ya hiç ziyaret planlamadığı veya planladığı ziyaretleri yapmadığı ve görevlerini yöneticisinin müteaddit talimat ve uyarılarına rağmen yerine getirmediği tespit edildiği, haklı nedenle feshi hakkı olduğu halde işverenin geçerli nedenle feshettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının şahsi dosyasında 01/01/1999 tarihinde bu yana herhangi bir uyarı, eleştiri, tutanak, disiplin cezası olmadığı, 14 yıldır davalı şirkette çalışan, performansı yönünden herhangi bir olumsuzluğu olmayan davacının son birkaç ay içinde performansının düşmesi, hedeflerine ulaşamamasının düşündürücü olduğu, davacının sorumluluk sahasının genişliği, Sağlık Bakanlığı'nın politikalarındaki değişikliğin davacının planlanan eylemleri layıkıyla gerçekleştirmesine engel olabilecek nitelikte olduğu, davacının bu durumdan tek başına sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceği, iş mevzuatına göre feshin son çare olarak düşünülmesi gerektiği, davalı tarafça fesihten başka yöntemlerin denenmediği, ayrıca Nisan ayında yapılan sınavın sonucunun Aralık ayında yapılan fesihteki gerekçelerden biri olarak gösterildiği, dinlenen davacı tanıklarının beyanlarına göre davacının iyi, dürüst ve gayretli bir çalışan olduğu anlaşılmış, yapılan feshin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda mahkemece, davacının iş aktinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı yönündeki kabulü yerindedir. Zira davacının .... ve .... illeri ve ilçeleri dahil geniş alanda görev yaptığı, 14 yıl kıdemi olup sunulan özlük dosyasında fesih öncesi durum tespit ve açıklama belgesi ve davacı imzalı 06.10.2012 tarihli 1 sayfadan ibaret savunma içerikli yazı dışında feshe ilişkin somut veri olmadığı, dinlenilen davalı tanıklarının da beyanlarının soyut ve genel ifadeler içerdiğini, hal böyle olunca davacının asli edemi olan ilaç tanıtımı yapmak ve doktor ve eczane ziyaretlerini yapmamak ya da eksik yapmak gibi ciddi isnatların ispatına yönelik somut, kabul edilebilir ve denetlenebilir delil sunulmadığından yapılan fesih işlemi geçerli nedene dayanmadığından davalının bu yöne ilişen temyiz nedenleri yerinde değildir. Dava işe iade davasıdır. Tespit davası niteliğindedir. Işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti, feshin geçersizliği halinde işe iadenin maddi sonuçları olarak düzenlenmiş olup verilen hüküm de tespit niteliğindedir. Hal böyle olunca mahkemece, işe iade yönünden hüküm kurulduğu takdirde, davacının kıdem süresine göre belirlenecek ve 4857 sayılı Kanunun 21.maddesinde 4 ay ile 8 ay arası değişen miktarda işe başlatmama tazminatı miktarı belirlenmiş olduğu, mahkemenin bu aralık içerisinde davacının kıdemini ve fesih gerekçesini esas alınarak takdir hakkının bulunduğu, davacının en üst sınır olan 8 ay talep etmesine rağmen mahkemece 4-8 ay arası bir miktara hükmedilmesi halinde davalı lehine ret edilen miktar yönünden vekalet ücreti takdir edilemeyeceği hususunun gözden kaçırılarak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Dolayısıyla davacının bu yöne ilişen temyizi yerinde olup 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davalı tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının adı geçen işverenin işyerine İŞE İADESİNE, 3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4.Davacı işçinin işe iadesi için davalı işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE, 5.Alınması gereken 25,20 TL harçtan peşin yatırılan 24,30 TL hacın mahsubu ile bakiye 0,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6.Davacının yapmış olduğu 187,65 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, KESİN olarak oybirliği ile 01.07.2014 karar verildi.