11. Hukuk Dairesi 2011/13532 E. , 2012/20085 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (İSTANBUL DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.06.2011 tarih ve 2009/393-2011/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki…
**11. Hukuk Dairesi 2011/13532 E. , 2012/20085 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (İSTANBUL DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.06.2011 tarih ve 2009/393-2011/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili nezdinde nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile sigortalı soda emtiasının davalı şirketin maliki ve işletmecisi bulunduğu ... adlı gemiye yüklenerek Mersin'den Çayırova'ya nakliyesi sırasında hasarlandığını, hasar nedeniyle müvekkili şirketçe sigortalısına 11.440,00 TL ödendiğini, sigortalının haklarına halef olunduğunu ileri sürerek, 11.440,00 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının sigortalısı Soda San.A.Ş. ile müvekkili arasında herhangi bir navlun sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin üst taşıyan olduğunu, dava konusu tazminatın müvekkilinden talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 23.06.2008 tarihli taşıma sözleşmesinde ve ek protokolde davacının sigortalısı Soda San.A.Ş.' nin taşıtan, taşıyanın Turgut Okan Gemi Acentası, yükleme limanının Mersin, tahliye limanının Çayırova olarak gösterildiği, Mersin Limanı geliş tespit tutanağına göre geminin acentesinin Zenamar Denizcilik Ltd. Şti. olduğunun ve yükün boş olarak belirtildiği, burada yükleme yapılmasına izin verildiği, gidişte ise acentenin aynı acente, yükün ise big bag soda olarak kayıtlandırıldığı, M/V Yakup Ağa isimli geminin donatanının Ayden Denizcilik A.Ş. olduğu, aynı zamanda dava konusu taşımada dava dışı taşıyan Turgut Okan Gemi Acentesinin taşıma işinin ifasını Ayden Taşımacılık A.Ş. aracılığı ile yaptığı, Turgut Okan Gemi Acentasının alt taşıyan ve Ayden Taşımacılık A.Ş.’nin asıl taşıyan olduğu, dava konusu emtiada meydana gelen zarara ilişkin usulüne uygun olarak taşıyana ihbar yapıldığına dair delil bulunmadığı, ekspertiz raporunda hasarın yükleme veya boşaltma işlemleri esnasında aparatların temasları neticesi çuvalların delinmesi sebebiyle dökme sodanın akması neticesi meydana gelmiş olabileceğinin belirtildiği, sigortalı Soda San. A.Ş. ile Turgut Okan Gemi Acentesi arasında akdedilmiş olan navlun sözleşmesinde bulunan FIOS kaydına göre, emtianın yüklenme, istif ve boşaltma işlemlerinin yükle ilgili tarafından gerçekleştirileceği, dosyada yükleme, istifleme ve boşaltma işlemlerinin fiilen davalı ... Taşımacılık A.Ş. tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin iddia ve delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Somut uyuşmalıkta davalı şirket asıl taşıyan(fiili taşıyan) konumundadır. Dava konusu emtianın yükleme ve istifinin davalı tarafından yapıldığına dair iddia ve delil bulunmamakta olup, emtianın varma yerinde hasarlı olduğu da sabittir. TTK’nun 1061.maddesi uyarınca deniz taşımalarında taşıyan yükün iyi bir halde muhafazası ve gideceği yere salimen varabilmesi için gerekli bütün tedbirleri almak zorundadır. Yükleme, boşaltma ve istifin yük ilgililerine bırakıldığı durumlarda dahi TTK’nun 975. maddesi uyarınca kaptanın yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek görev ve sorumluluğu devam etmektedir. Bu itibarla mahkemece, davalının nezaret görevinin devam ettiği ve müşterek kusurunun bulunup bulunmadığı karar yerinde tartışılmadan yükleme, istif ve boşaltma işlemlerinin fiilen davalı tarafından gerçekleştirildiğine dair iddia ve delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.