T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1558 - 2025/1800 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1558 KARAR NO : 2025/1800 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/06/2023 NUMARASI : 2022/408 E. - 2023/243 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1558 - 2025/1800 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1558 KARAR NO : 2025/1800 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/06/2023 NUMARASI : 2022/408 E. - 2023/243 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/06/2023 tarih ve 2022/408 E. - 2023/243 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markalarının bulunduğunu, bu markaların uzun zamandan beri ve aralıksız olarak kullanıldığını, bunun sonucunda markaların belirli bir bilinirliğe/tanınırlığa eriştiğini, müvekkilinin "..." ibareli markalarının 03,05 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerin tamamı için tescilli olduğunu, davalı Şirketin 2020/147559 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olduğunu, başvuruda yer verilen "..." ibaresinin, müvekkili markalarında da aynen yer aldığını, bu ibareye “...” ibaresinin eklendiğini, “...” ibaresinin markaya eklenmesinin “...” ibaresinde herhangi bir farklılık yaratmadığını, dava konusu başvurunun, müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiğini, davalı Şirketin, müvekkili markalarından faydalanmak amacıyla dava konusu başvuruyu yaptığını ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-9971 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, müvekkili markasında, esas olarak koruma altına alınmak istenen ibarenin "..." ibaresi olmadığını, "..." ibaresinin ortak olarak kullanılmasının iltibasa yol açmayacağını, çünkü bu ibarenin, Türkçe’de "evrensel, çok amaçlı" anlamına geldiğini ve bu anlamı itibariyle tanımlayıcı olduğunu, benzerlik değerlendirmesinin markalardaki diğer unsurlar gözetilerek yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalıya ait 2020/147559 numaralı "universal laboraties ..." ibareli başvuru ile davacı tarafa ait "..." ibareli markalar arasında karıştırılma ya da ilişkilendirme ihtimali ortaya çıkmayacağı, davacının tanınmışlık iddialarının yeterli bilgi ve belge ile ortaya konulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalı başvurusunun kapsamındaki mal ve hizmetlerin, müvekkili markalarının kapsamlarında aynen yer aldığını, öte yandan müvekkili adına tescilli "..." ibaresini içeren markalar ile davalı başvurusuna konu işaret arasında da görsel ve işitsel yönden benzerlik bulunduğunu, bu nedenlerle markalar arasında iltibas doğacağını, zira taraf markalarının esaslı unsurlarının hem görsel hem de işitsel anlamda ve harflerin konumlandırılmasıyla ayniyet derecesinde benzerlik taşıdığını, bu haliyle markaların karıştırılacağını ya da ilişkilendirileceğini, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve aksi yöndeki mahkeme kararının yerinde bulunmadığını, mahkeme tarafından alınmış bilirkişi raporu lehe olmasına rağmen değerlendirmeye alınmamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar taraf markalarında "..." ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı kısmi bir görsel benzerlik bulunmakta ise de başvuru markasının esas unsurunun bir bütün olarak "..." ibaresi olduğu, zira başvuruda "..." ibaresinin öne çıkması ve algıyı üzerinde toplaması halinin söz konusu olmadığı ve ibarenin bir bütün olarak algılandığı, öte yandan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.04.2025 tarih, 2024/4122 E., 2025/2369 K. sayılı ilamında, "..." ibaresinin tek başına zayıf ayırt edici nitelikte olduğunun, bu unsura yapılacak küçük ekleme ve/veya değişikliklerin dahi karıştırılma tehlikesini ortadan kaldırdığının kabul edilmesi gerektiğinin açıklandığı, bu husus da gözetildiğinde davaya konu markanın görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktığı izlenim itibariyle davacının itiraza mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacı şirketin "..." esas unsurlu itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve hiç düşünmeden algılayabilecekleri, bu hali ile taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, markalar benzer bulunmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 09/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/10/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.