T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2137 Esas KARAR NO: 2026/383 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2024/200 Esas- 2025/581Karar TARİH: 30/09/2025 DAVA: Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yo…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2137 Esas KARAR NO: 2026/383 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2024/200 Esas- 2025/581Karar TARİH: 30/09/2025 DAVA: Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı şirket arasında 28/08/2012 tarihinde acentelik sözleşmesinin imzalandığını iş bu sözleşmenin ....../08/2012 tarihinde ticaret sicil gazetesinde de ilan edildiğinin, davacının iş bu acentelik sözleşmesinin gereğini yerine getirmekte iken 19/10/2018 tarihinde davalı tarafından sigorta işlemlerinin yapıldığı ekran sistemine erişiminin eylemli olarak kapatıldığının, bunun üzerine davacı tarafça yapılan araştırmalarda davalının .... Noterliği vasıtasıyla davacı tarafa gönderdiği fesih ihbarnamesi ile acentelik sözleşmesinin feshedildiğinin, ancak iş bu fesih ihbarnamesinin davacının eski adresine tebliğ çıkartıldığını, dolayısıyla bu feshin haksız ve usulsüz olduğu belirtilerek iş bu fesihten dolayı uğranıldığı belirtilen fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL ihbar tazminatı, 6.908 TL net komisyon kaybı tazminatı ve 5.000 TL denkleştirme tazminatı olmak üzere şimdilik toplamda 12.408 TL tazminatın davalı taraftan fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi, sözleşmenin akdedilmesi için davalının hesabına teminat olarak yatırıldığı belirtilen teminat senedinin de fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizle birlikte iadesine karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesinin 26. maddesinde taraflar arasında çıkabilecek uyuşmazlıklar için İstanbul veya Beyoğlu Mahkemeleri ile İcra Dairelerinin yetkili olduğunun belirtildiğini, her iki tarafın da tacir olması sebebiyle öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açılmasına binaen yetkisizlik kararı verilmesini, davalı şirketin 3 ay önceden bildirimde bulunmak koşuluyla fesih hakkını kullandığını, davacının üretiminin yetersiz olduğunu, fesih için taraflarının kusurunun bulunmasının gerekmediği gibi sebep gösterilmesine de gerek olmadığını, davacının taleplerinin ve iddialarının haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 30/09/2025 tarih ve 2024/200 Esas- 2025/581Karar sayılı kararında;"......Bu kapsamda, davacının 37.147,58 TL üst sınır denkleştirme tazminatı talep edebileceği, ancak, davalı sigorta şirketinin marka değeri, müşterilerine sunduğu hizmetin kalitesi, davacı acentenin çoklu acentelik yapması, yenilenen poliçelerin türü gibi somut durumun şartları da dikkate alınarak %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasının uygun olacağı, buna göre davacının 37.147,58 TL X (1-02) = 29.718,06 TL denkleştirme tazminatı talep edebileceği; Fesihten sonraki yıl içinde yenilenen poliçelerde dikkate alındığında davacının 12.331,13 TL komisyon kaybı oluşacağı, bu miktarda komisyon kaybı tazminatı talep edebileceği, ancak, dava ve ıslah dilekçesi talep miktarları, taleple bağlılık ilkesi, istinaf mahkemesince sadece davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi, usulü kazanılmış haklarda dikkate alındığında davacının 10.936,00 TL komisyon kaybı tazminatı talep edebileceği; davalının poliçe iptal riski de değerlendiril diğinde nakdi teminat tutarının 3.860,92 TL sinin iade edilebilir olduğu, davacının 3.860,92 TL nakdi teminatın iadesini talep edebileceği; tespit bu talep ve miktarlar bakımından davacının davasında haklı olduğu, denkleştirme tazminatı ve komisyon alacakları ekran kapama tarihinden ileriye dönük hesaplandığından davacının ihbar tazminatı istem koşullarının oluşmadığı, davalının dava tarihinden önce TBK'nun 117. maddesine uygun olarak temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından davalının temerrüdünün dava dilekçesine konu komisyon kaybından kaynaklı tazminat dışındaki istemler bakımından dava tarihi itibariyle, komisyon kaybından kaynaklı istemler dava tarihinden sonraki bir tarih olan 31/12/2018 tarihi itibariyle hesap edildiğinden bu yöndeki istem bakımından 31/12/2018 tarihi itibariyle ve ıslahla arttırılan talepler bakımından ise ıslah harcının ikmal tarihi itibariyle oluştuğu sonuç ve vicdani kanaatine varılmış, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır..."gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1/1-Denkleştirme tazminatı talebine ilişkin olarak 29.718,06 TL'nın, 5.000,00 TL'na dava tarihinden, 24.718,06 TL'na ise 30/04/2021 ıslaha yönelik harç ikmal tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi suretiyle davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 1/2-Komisyon kaybından kaynaklı tazminat istemine ilişkin olarak 10.936,00 TL'nın, 6.908,00 TL'na 31/12/2018 tarihinden, 4.028,00 TL'na ise 30/04/2021 ıslaha yönelik harç ikmal tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi suretiyle davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 1/3-Nakdi teminatın iadesi talebine ilişkin olarak 3.860,92 TL'nın 01/11/2018 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 1/4-Fazlaya dair taleplerinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece uygulanan indirimin hakkaniyete uygun olmadığını, temerrüt faizinin sözleşmenin fiilen sona erdirilme tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, ekranların kapatılması sebebiyle iade edilecek teminat miktarının davacı tarafından tespit edilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple teminatın iadesinin reddedilen kısma ilişkin ve Mahkemece re'sen yapılan hakkaniyet indirimi sebebiyle davalı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin 25 maddesi uyarınca davacının dava konusu alacak haklarından feragat ettiğini ve talepte bulunamayacağını, taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak fesih gerçekleştiğini ve denkleştirme tazminatı şartlarının oluşmadığını, aksinin kabulü halinde de hakkaniyet indirim oranının düşük uygulandığını, denkleştirme tazminatı hesabının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin davalı tarafından feshedilmesi sebebiyle ihbar tazminatı, komisyon kaybı tazminatı ve denkleştirme tazminatının hüküm altına alınmasına ve sözleşmenin akdedilmesi sırasında davalıya verilen teminatın iadesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece 30/06/2021 tarih ve 2019/104 esas - 2021/515 karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne, davacının komisyon kaybı tazminatı, denkleştirme tazminatı ve teminat taleplerinin hüküm altına alınmasına, ihbar tazminatı ve fazlaya dair nakdi teminatın iadesi taleplerinin reddine karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 07/03/2024 tarih ve 2021/1794 esas- 2024/425 karar sayılı ilamı ile davacının katılma yoluyla istinaf başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesiyle usulden reddine, davalının istinaf başvurusunun "....Mahkemece davalı defter ve kayıtlarının bilirkişi marifeti ile yerinde incelettirilmiş ve inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalaması olarak 37.147,58 TL üst sınır denkleştirme tazminatı talep edebileceği tespit edilmiş, Mahkemece de bu bedel üzerinden hüküm kurulmuştur. Ancak bilirkişi tarafından denkleştirme tazminatı talep edilebilmesine ilişkin madde metninde belirtilen diğer şartların gerçekleşip gerçekleşmediği incelenmemiştir. Bilirkişi tarafından davacının oluşturduğunu iddia ettiği portföyün ne kadarının davacı tarafından oluşturulduğu, acentenin aracılık ettiği müşteriler dolayısıyla davalının acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra yeniden poliçe imzalayıp imzalamadığı, prim elde etmeye devam edip etmediği yönünde davacı ve davalı defterlerinde inceleme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece davacı acentenin, davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davacı ve davalı defterlerinde yapılacak inceleme sonucunda davacının işe başladığı tarihte bir müşteri çevresi var ise bu çevre hariç faaliyete başladıktan sonra sözleşme ilişkisi sonlandırılıncaya kadar oluşturulan yeni müşterilerin sayısal ve diğer verilerle ortaya konulması, davacının davalıya ne kadar yeni müşteri kazandırdığının sayısal verileriyle belirlenmesi ve bundan sonra davacının kendi çabasıyla kazandırdığı yeni müşteri çevresinden davalının elde ettiği/ elde etmesi muhtemel gelirlerin ne kadar olduğunun tespiti, davacının aracılık ettiği müşteriler dolayısıyla davalının acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra yeniden poliçe imzalayıp imzalamadığı, prim elde etmeye devam edip etmediği, etmiş ise bu sözleşmelerin sayısı, süresi ve sözleşmeler dolayısıyla elde edilen prim miktarına göre önemli menfaat sayılıp sayılmayacağı, hangi müşterilerin, davacının, acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra devam ettiği ve davalı sigorta şirketinin de bu müşterilerden menfaat temin edip etmediği konusunda bir tespit yapılarak tazminatın üst sınırının belirlenmesi ve somut olayın özelliklerine göre hakkaniyet ilkesi gereğince değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz hesaplamayı içeren ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre üst sınırdan denkleştirme tazminatına hükmedilmesi yerinde olmamıştır. (Yargıtay 11. HD'nin 30/06/2020 Tarih ve 2019/2876 - 2020/3326 E-K sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 20/11/2023 tarih, 2020/1605 esas ve 2023/1234 karar sayılı kararı, Dairemizin 29/12/2022 tarih, 2020/1660 Esas ve 2022/1988 Karar sayılı ilamı ). Yine bilirkişi tarafından davacının komisyon kaybı tazminatı alacağı davacının düzenlediği ve yenilenmesi gelen poliçeler dikkate alınarak varsayımsal olarak hesaplanmış, ancak söz konusu poliçelerin fiilen yenilenip yenilenmediğine ilişkin tespit yapılmamıştır. Teminat iadesi talebi yönünden de davalının poliçe iptal riski değerlendirilmeksizin iade edilecek teminatın belirlenmesi yerinde olmamıştır. Mahkemece de davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmesine rağmen itirazlarını karşılar şekilde inceleme yaptırılarak ek rapor alınmamış ve itirazlar gerekçeli kararda da değerlendirilmemiştir...." gerekçesiyle kısmen kabulüne karar verildiği ve kararın bu gerekçe ile kaldırıldığı, kaldırma ilamından sonra Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek davacının komisyon kaybı tazminatı, denkleştirme tazminatı ve teminat taleplerinin hüküm altına alınmasına, ihbar tazminatı ve fazlaya dair nakdi teminatın iadesi taleplerinin reddine karar verildiği ve karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 25/II-b. maddesi "İş bu sözleşme her ne sebeple olursa olsun fesh edilir, infisah eder veya acentenin görevine son verilirse; acente, şirketten her ne nam altında olursa olsun hiçbir hak ve tazminat talep etmeyecektir." hükmü uyarınca davacının dava konusu alacak taleplerinden feragat ettiğini ileri sürülmüş ise de, Dairemizin kaldırma ilamında TTK'nın 120 ve 122/4 maddesi uyarınca taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin 25/II-b. maddesinin geçersiz olduğu ve bu sebeple davacının dava konusu alacak taleplerinden feragat ettiğinin söylenemeyeceği gerekçesiyle bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde görülmediğine ilişkin karar verildiği anlaşılmakla bu hususa ilişkin yeniden ileri sürülen istinaf sebebinin reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesi davalı tarafından herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmenin 24. maddesinde düzenlenen "taraflardan her biri üç ay evvel noter aracılığı ile ihbarda bulunmak suretiyle sözleşmeyi her zaman feshedebilir" hükmü gereğince feshedildiği, ancak fesih ihtarının davacıya tebliğ edilemediği, davacının ekranlarının 19/10/2018 tarihinde kapatıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme olağan fesihle sona ermiş olup, sözleşmenin acente tarafından haksız feshi veya davalı tarafından acentenin kusuru sebebiyle sözleşmenin haklı sebeplerle feshedilmesi durumu söz konusu olmadığından acentenin denkleştirme tazminatı istemesine bir engel olmayıp davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Dairemiz kaldırma ilamından sonra Mahkemece alınan ek bilirkişi raporunda ilam doğrultusunda yenilenen poliçeler incelenerek davalı sigorta şirketinin davacı acentenin müşterilerine ait portföyü kullanarak yenileme yaptığı ve önemli menfaat elde ettiğinin ve buna göre denkleştirme tazminatı miktarının 37.147,58 TL olduğunun tespit edildiği, kaldırma kararında belirtilen sigorta şirketinin marka değeri, acentenin çoklu acentelik yapması, yenilenen poliçelerin türü gibi somut durumun şartları da dikkate alınarak % 20 oranında hakkaniyet indirimi yapılabileceği tespit edilmiştir. Bilirkişi ek raporunda yapılan inceleme ve tespitler usul ve yasaya ve dosya kapsamına uyumlu olup, Mahkemece bilirkişi ek raporu esas alınarak hüküm kurulması ve davacının başka sigorta şirketleri ile faaliyetine devam etmesi ve davalı sigorta şirketinin marka değeri dikkate alınarak % 20 oranında hakkaniyet indirimi yapılması da isabetli olup, davacı vekilinin ve davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davacı vekili tarafından temerrüt faizinin sözleşmenin fiilen sona erdirildiği 19/10/2018 tarihinden itibaren işletilmesi ve reddolunan teminatın iadesi yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, Mahkemece 30/06/2021 tarih ve 2019/104 esas - 2021/515 karar sayılı ilam ile hüküm altına alınan alacaklara ve temerrüt faizinin başlangıcına ve reddolunan teminat iadesi yönünden davalı lehine takdir edilen vekalet ücretine ilişkin davacı vekili tarafından süresinde istinaf başvurusunda bulunulmadığı ve davalı lehine kazanılmış hak oluştuğu gözetildiğinde söz konusu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Bununla birlikte Mahkemece denkleştirme tazminatı üzerinden re'sen hakkaniyet indirimi uygulandığı gözetilerek hakkaniyet indirimi sebebiyle reddolunan kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi isabetli olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Sonuç olarak, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE, -İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 30/09/2025 tarih ve 2024/200 Esas - 2025/581 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile, -Denkleştirme tazminatı talebine ilişkin olarak 29.718,06 TL'nin, 5.000,00 TL'sine dava tarihinden, 24.718,06 TL'sine ise 30/04/2021 ıslaha yönelik harç ikmal tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi suretiyle davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Komisyon kaybından kaynaklı tazminat istemine ilişkin olarak 10.936,00 TL'nin, 6.908,00 TL'sine 31/12/2018 tarihinden, 4.028,00 TL'sine ise 30/04/2021 ıslaha yönelik harç ikmal tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi suretiyle davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Nakdi teminatın iadesi talebine ilişkin olarak 3.860,92 TL'nin 01/11/2018 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Fazlaya dair taleplerinin REDDİNE, İLK DERECE YÖNÜNDEN: 4-Alınması gereken 3.040,81 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin ve ıslah harcı olarak olarak yatırılan 827,09 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.213,72 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından peşin ve ıslah olarak karşılanan 827,09 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı parası, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 403,00 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 12.300,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.901,00 TL yargılama masrafının davanın kabul ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 11.055,79 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlasının kendisi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davanın kabul ret oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 23,18 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, fazlasının kendisi üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen dava değeri ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 1.639,08 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 10-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 12-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 13-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.040,81 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 760,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.280,51 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 14-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı ile 300,00 TL istinaf yargılama gideri toplamı olmak üzere 1.983,19 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 15-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 16-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 17-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.