11. Hukuk Dairesi 2024/3836 E. , 2025/1886 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/247 Esas, 2024/515 Karar KARAR : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/40 E., 2021/372 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, t
**11. Hukuk Dairesi 2024/3836 E. , 2025/1886 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/247 Esas, 2024/515 Karar KARAR : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/40 E., 2021/372 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/108106 başvuru numaralı ve “... TARLASI Tohum Merkezi ve Toprak Okulu+şekil” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin "..." ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine Markalar Dairesi Başkanlığınca başvurunun reddedildiğini, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından verilen 2020-M-11013 sayılı karar reddedildiğini, oysa bileşke bir markadaki kelime unsurları bütün olarak tek ve anlamlı bir kombinasyon oluşturuyorsa bu unsurlardan hiçbirisinin markanın baskın unsuru olmadığını, başvuru markasının da bileşke bir marka olduğunu, unsurların ayrı ayrı değerlendirilmesinin yanlış olduğunu, baskın ve ayırt edici unsurların “Tohum Merkezi”, “Toprak Okulu” ibareleri olduğunu, davalı şirketin “...” ibareli markalarının ana faaliyet konusunu bira ve malt üretim ve satışının oluşturduğunu, markaların farklı tüketicilere hitap ettiğini, “...” ibaresinin akıllara ... Antik Kenti’ni getireceğini, müvekkiline ait projenin kamu yararına yönelik olduğunu ve kâr amacı gütmediğini; incelemenin markanın tüm unsurları dikkate alınarak yaratılan bütüncül izlenime göre yapılmasının gerektiğini, “...” ibaresinin davalı ile özdeşleştiğine ilişkin beyanları kabul etmediklerini, bu ibarenin binlerce yıllık “... (...)” antik kentinden geldiğini ve onunla özdeşleştiğini, müvekkili belediyenin logosunun dahi “...” ibaresini içerdiğini, müvekkili belediyenin sınırları içerisinde yer alan antik kentin 8600 yıllık tarihinde çeşitli isimler alsa da "..." olarak anıldığını ileri sürerek YİDK’in 2020-M-11013 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olduğunu, itiraza konu marka başvurusunun “...” ibaresini esas unsur olarak aynen içerdiğini, “Tarlası Tohum Merkezi ve Toprak Okulu” ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davacıya ait marka başvurusunun müvekkiline ait markalarla bağlantılı marka izlenimi yaratacağını, seri marka olarak algılanacağını, küçük eklentilerin benzerliği ortadan kaldırmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... başvurusundan çıkartılan ve davaya konu edilen "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." ile davalı şirkete ait redde mesnet alınan 2012 68133, 2014 95428, 2011 75015, 2013 14052, 2013 14051, 2013 14050, 2013 14049, 2013 14048, 2013 14047, 2013 14046, 2013 14045, 2012 32058, 2009 46885 sayılı markalar kapsamında bulunan hizmetlerin aynı, aynı tür ve benzer oldukları; dava konusu marka başvurusunda yer alan "Tohum Merkezi" ve "Toprak Okulu" ibarelerinin 41. sınıfta yer alan eğitim ve öğretim hizmetleri bakımından ayırt ediciliğinin bulunmadığı ve tali bir unsur olduğu, marka başvurusunda yer alan şekil unsurunun; "Söz görünümden yüksek sesle konuşur." ilkesi uyarınca "... TARLASI" kelimesine göre arka planda kaldığı, markasal mizanpajda öne çıkan unsurun "... TARLASI" kelimeleri olduğu, bu kelime grubunda yer alan "..." kelimesinin, tek başına olan otonom özelliğini kaybettiğinin söylenemeyeceği, zira "..." ve "TARLASI" kelimelerinin iki ayrı sözcük olarak anlamsal bütünlüklerini kaybetmeksizin markasal mizanpajda yer aldıkları, dolayısıyla "..." kelimesinin, dava konusu marka başvurusunun esaslı unsurlarından birini oluşturduğu, redde mesnet markaların esaslı unsurlarının da müşterek olarak "..." kelimesinden oluştuğu, içinde sektörden kimselerin de bulunduğu bilirkişi heyetinin tanzim ettiği raporda da izah edildiği üzere; "..." ibaresinin antik bir coğrafi alan adı olmasına karşın Türkiye'deki genel alıcı kitlesi bakımından bu ibarenin coğrafi alan adı olarak algılanmasının düşük bir ihtimal olduğu, dolayısıyla bu kelimenin 41. sınıfta yer alan hizmetler bakımından somut ayırt edici niteliği haiz, markasal fonksiyonları icra etme kabiliyeti bulunan bir ibare olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu hale göre; daha önce redde mesnet "..." esas unsurlu markaları gören, işiten, bu markalı hizmetlerden yararlanan, dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin dahi, daha sonra davaya konu 41. sınıfta yer alan hizmetler üzerinde davaya konu marka başvurusunu gördüğünde ya da işittiğinde, davaya konu hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı süre içerisinde, bu markayı redde mesnet markaların serisi niteliğinde bir marka zannedebileceği, karşılaştırılan hizmetlerin ayniyet derecesinin yüksek olması nedeniyle iltibas tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaret benzerliğinin düşük olması gerektiği, ancak somut olayda böyle bir durumun mevcut olmadığı, zira karşılaştırılan markalarda "..." ibaresinin markaların esaslı unsurlarından birini oluşturması nedeniyle işaret benzerliğinin düşük olduğunun söylenemeyeceği, dolayısıyla; bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, bu nedenle karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlık yönünden, öncelikle, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin niteliğinin tartışılması gerektiği, bilindiği üzere "..." İzmir'in Selçuk ilçesi sınırlarında bulunan antik bir kentin adı olduğu, coğrafi yer adlarının, coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün olduğunun kabulü gerektiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.06.2018 tarih ve 2016/11850 E.-2018/4241 K. sayılı ilamında da, aynı ilkelerin tekrar edildiği ve kötüniyetli yapılmadığı sürece başkalarının da aynı coğrafi yer adını farklı bir takım eklerle marka olarak tescil ettirmesinin mümkün olduğunun kabul edildiği, bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; dava konusu başvuruda çekişmeli "..." ibaresinin yanında "tarlası", "tohum merkezi" ve "toprak okulu" ibareleri, redde mesnet alınan davalı şirketin 41. sınıf hizmetlerde tescilli markalarındaki "..." ibaresinin yanında ise "sports pub", "sailing", "sahne", "dome", "kültür ve sanat merkezi", "hall", "musichall", "live", "center", "arena", "champs" ve "shop" ibarelerinin yer aldığı, bu hale göre, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihadı kapsamında dava konusu başvuruda yeterli ayırt edicilik sağlanmış olup, davalının itiraza mesnet markalarında da "..." ibaresi tek başına tescilli olmadığı, yine dosya kapsamında, davalının "..." ibaresine 41. sınıf hizmetlerde ayırt edicilik kazandırdığının da ispatlanamadığı, o halde, bilinen bir antik kentin adı olması nedeniyle herkesin kullanımına açık "..." ibaresi iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmayacağından ve başvuruda yeterli ayırt edicilik de sağlandığından, somut uyuşmazlıkta iltibas koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile YİDK'in 2020-M-11013 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, karar, davalı Kurum ile davalı şirket vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 18.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.