15. Ceza Dairesi 2013/31201 E. , 2014/6822 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma, görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehne…
**15. Ceza Dairesi 2013/31201 E. , 2014/6822 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma, görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Avukat olan sanığın, katılan ile kardeşi Halil'in vekaletnameye dayalı olarak vekillik görevlerini icra ettiği dönem içerisinde, ... Sulama Birliği ile katılan (ve eşi) arasındaki ihtilaflarda İdare Mahkemesi nezdinde açtığı davalarda, iş takiplerinde görevini gereği gibi yapmayarak, hak kayıplarına yol açması ile katılanın kardeşi ... adına yürüttüğü hukuki-cezai yargısal işlemleri sırasında katılandan (....adına) icra dosyasına yatırılacağı söylenerek alındığı ileri sürülen (31.10.2008 tarihinde) 12.000 TL'yi yatırmayıp, uhdesinde tutup, amaç dışı kullanması eylemlerinin "nitelikli güveni kötüye kullanma"; "Görevi kötüye kullanma" suçlarını oluşturduğu iddia olunan somut olayda; Sanığın, katılanın ve yakın çevresinin (eşi, kardeşleri gibi.) vekillik görevini üstlendiği dönem içerisinde çok sayıda hukuki-cezai yargısal iş ve işlemlerini takip ettiğini, taraflar arasında alınıp-verilen paraların hangi iş ve işlemler için verildiği-alındığı hususlarının net olmadığını, somut olayda 12.000 TL'nin sanık tarafından alındığına dair yazılı bir belgenin bulunmadığını, soyut iddiaların mahkumiyeti gerektirir nitelikte delil teşkil etmeyeceğini, bu nedenlerle açılan kamu davalarında "beraat" kararları verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraat hükümlerinin ONANMASINA, 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.