T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/788 - 2025/2320 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/788 KARAR NO : 2025/2320 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/11/2023 NUMARASI : 2022/527 E. - 2023/470 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fi…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/788 - 2025/2320 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/788 KARAR NO : 2025/2320 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/11/2023 NUMARASI : 2022/527 E. - 2023/470 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/11/2023 Tarih ve 2022/527 Esas - 2023/470 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 1906 yılında İspanya’da kurulmuş, köklü ve uluslararası bir kuruluş olduğunu, davacının 100 yıldan fazla süredir, yaratıcısı bulunduğu “...” markası ile bira üretimi gerçekleştirdiğini, davalının 2020/27524 başvuru sayılı "... ..." markasının tesciline karşı müvekkilinin itirazlarının davalı ... tarafından kısmen dahi olsa nihai olarak reddedilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira davacının 2013/64545 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun davalı firmanın 2007/39672 sayılı "..." ibareli marka tescili mesnet gösterilerek ... tarafından reddedildiğini, bu red kararı aleyhine açılan YİDK kararının iptali talepli davanın da reddedilmiş olduğunu, davacının davalının 2007/39672 sayılı "..." markasının kullanmadığı gerekçesiyle açtığı iptal davasında ise ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermiş olduğunu ve bu kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da onandığını, bu karar aleyhine bu sefer davalı tarafından temyiz yoluna başvurulduğunu, davalının bu süre içerisinde yeniden 2018/98375 sayılı "..." ibareli marka başvurunu gerçekleştirdiğini ve bu marka başvurusunun davacının kötü niyet iddiaları üzerine reddedildiğini, davacının ise 2018/25639 sayılı markasının 13.05.2019 tarihinden itibaren ülkemizde "biralar" bakımından tescilli olduğunu, dolayısıyla söz konusu kararlar bakımından davalı ...’in vermiş olduğu kararların birbirleriyle çeliştiğini, ayrıca davacının “...” markasının tanınmış marka statüsünde olduğunu, dolayısıyla davalının davacının markasından haberdar olmamasının ticari hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığını, taraflar arasında görülmekte olan kullanmama nedeniyle iptal davası henüz kesinleşmemiş iken, davalının yeniden bir başvuruda bulunulmasının davalının kötü niyetinin açık bir tezahürü olduğunu ileri sürerek, ... YİDK’nın 28/11/2022 tarih ve 2022/M-15275 sayılı kararının iptaline, 2020/27524 sayı ve "..." ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu davalı markası ile redde mesnet davacı markasının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, taraf markaları arasında, davalının markasının kapsamında kalmış olan bir kısım hizmetler yönünden, iltibas tehlikesinin/karıştırılma ihtimalinin kısmen bulunduğu, davacının tanınmışlık iddiasının davalının markasının tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağını, tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının ispatlanamadığını gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının yenilemiş olduğunu iddia ettiği markasında, müvekkilinin markasında bulunan renkleri ve işaretleri kullanarak müvekkili markasından hiçbir ayırt ediciliği bulunmayan bir marka başvurusu yaptığını, aynı zamanda davalının ülkemizde 2007 yılından itibaren markasının mevcut olmasına karşın hiçbir kullanımının olmadığı ve buna bağlı olarak da henüz kesinleşmemiş de olsa markasının iptaline karar verilmiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu, İspanya'da bir arada kullanılan markaların birbirinden haberdar olmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının Türkiye'de kullanmamasına karşın kendi adına markayı yedekleyerek müvekkilinin marka başvurularına engel olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında görsel, işitsel, anlamsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, tescili talep edilen markanın ayırt edici nitelikte olduğunu, markanın asli fonksiyonlarını yerine getirdiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markaların iltibas olduğu belirlenen hizmet sınıfı için dahi iltibas yaratmadığını, bu anlamda karışmayacaklarını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 307. maddesine göre davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ile davacı, dava konusu haktan maddî hukuk açısından geri dönülemeyecek biçimde vazgeçtiğinden, bu konuda artık herhangi bir hak talep etmesi kural olarak mümkün değildir. Feragat, bir inşai hakkın kullanılması niteliği taşır, karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne gerek yoktur ve dosyaya vardığı anda kendiliğinden sonuç doğurur. Kural olarak davacı, her davadan hiçbir kayda tabi olmaksızın feragat edebilir. Kayıtsız ve şartsız olması gereken feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. HMK'nın 311. maddesine göre feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilip, verilen karar davacı ve davalılar tarafından istinaf edilmiş ise de, karardan sonra davacı vekili Av. ... tarafından UYAP sisteminden gönderilen 27/11/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini bildirdiği, davacı vekillinin dosyada mevcut vekaletnamesinin davadan feragat yetkisini içerdiği, davalı ... vekili Av. ... tarafından da UYAP sisteminden gönderilen 05/12/2025 tarihli dilekçe ile yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiği anlaşıldığından, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/527 Esas - 2023/470 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın feragat nedeni ile REDDİNE, 3-Davacının ilk oturumdan önce davadan feragat etmesi nedeniyle 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın 2/3'ü olan 410,27-TL'nin, peşin alınan 80,70-TL'den mahsubu ile bakiye 329,57-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 4-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 6-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 180,00-TL posta masrafı, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 1.349,40-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, 7-Davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 9-Davacı ve davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 427,60'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı ve davalılara ayrı ayrı iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 05/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.